Sürgün öğretmenler, KHK mağduru 55 bin meslektaşı için AİHM binası önünde

UNESCO'nun Dünya Öğretmenler Günü olarak kabul ettiği 5 Ekim'de, AİHM binası önünden seslerini yükselten KHK mağduru sürgün öğretmenler gasbedilen haklarını talep ettiler.

5 Ekim UNESCO tarafından Dünya Öğretmenler Günü ilan edildi ve her yıl bütün dünyada kutlanır.

Türkiye'de binlerce öğretmen hukuksuz bir şekilde AKP iktidarı tarafından KHK'larla  yaklaşık 4 yıldır işsizliğe ve açlığa mahkûm edildi.


Dünya'nın dört bir yanına dağılan öğretmenlerden bazıları bugün seslerini duyurmak için Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde toplandılar 

Victim Educators Platform ve Human Rights Defenders e.V.  tarafından organize edilen protestoda basın açıklaması okundu 



AİHM önünde yapılan basın açıklamasının tam metni şöyle:

Bizler, OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde görevlerinden ihraç edilen ve özel okullarda çalışma hakları ellerinden alınarak sivil ölüme terk edilmiş olan öğretmenleriz. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserinin, ‘On binlerce kişinin isminin Resmi Gazete’de yayınlanarak görevlerine son verilmesinin korkunç olduğunu’ söylediği mağdur öğretmenler olarak bugün burada biraraya geldik. 
 
T.C. Anayasası’nın 15. maddesine göre OHAL durumunda dahi masumiyet karinesinden yararlanma hakkı askıya alınamaz; yasal düzenleme veya KHK’lar ile kişiler ya da gruplar suçlu ilan edilemeyeceği gibi mahkûm da edilemez. Oysa biz öğretmenler Anayasaya aykırı olarak suçlu ilan edildik ve öğretmenlik haklarımız ellerimizden alındı. Ayrıca Türk Hükümeti tarafından Avrupa Konseyi’ne sunulan KHK eklerinde, öğretmenler uluslararası bir kuruma ‘terör örgütü üyesi’ olarak bildirilerek; masumiyet karinesi gibi haklarımız ihlal edilmiş, şeref ve itibarımız ayaklar altına alınmıştır.
 
Türkiye’de, 21 Temmuz 2016 tarihinde ülke genelinde ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde, Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanan ve doğrudan öğretmenleri ilgilendiren 11 ayrı KHK ile 34.063 öğretmen kamu görevinden ihraç edilmiş, 25.000 civarında öğretmenin de okulları fiilen kapatılarak öğretmenlik lisansları iptal edilmiştir.
 
Darbe girişimi ile hiçbir ilgisi olmayan 50.000’den fazla öğretmenin, ‘savunma hakkı' gibi asgari hakları dahi kullanmalarına imkân verilmeden kamu görevinden çıkarılmasının ve bir daha öğretmenlik yapma imkânı verilmemesinin, OHAL’e gerekçe yapılan olaylarla bir ilgisi yoktur.   




Öğretmenlerin ihraç edilmelerine ve mesleklerini özel okullarda dahi yapmalarına engel olunmasına, tamamen geçmişte yaptıkları legal faaliyetler gerekçe gösterilmiştir. Bu gerekçeler ve özel hayatlarına açık müdahale oluşturan kararlar, evrensel ve uluslararası hukuk ilkelerine açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
 
21.7.2016 tarihinde ilan edilen OHAL sonrasında, daha önceden yapıldığı anlaşılan fişlemelere dayalı olarak on binlerce öğretmen kamu görevinden çıkarılmıştır. Anayasa ile yasaklanmış olmasına rağmen öğretmenler “sosyal çevre bilgisi” adı verilen fişlemelere dayalı olarak kamu görevinden çıkarılmışlardır ve mesleklerini ömür boyu yapmaları yasaklanmıştır.
 
Öğretmenleri, hiçbir savunma hakkı tanımadan, masumiyet karinesini ihlal eder şekilde suçlayıp kamu görevinden çıkarma, mesleki ve profesyonel hayatlarına yasa dışı bir müdahaledir. Aldığı tüm diploma ve sertifikaların geçersiz olmasına yol açacak şekilde öğretmenlerin mesleki ve profesyonel hayatlarının bitirilmesi özel hayata saygı hakkına da açık bir müdahaledir.

OHAL’in ilanının üzerinden 4 yıldan, OHAL’in kaldırılmasının üzerinden ise 2 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen OHAL döneminde kamu görevinden çıkarılan ve lisansları iptal edilen öğretmenlerin özel okullarda öğretmenlik yapmalarının engellenmesine bugün de devam edilmektedir.
 
Masumiyet karinesinden yararlanma hakkı gibi en temel haklarımızın ihlaline öğretmenlik haklarımızı elimizden alan KHK’lar neden olmuştur. Öğretmenler olarak yaşadığımız tüm ihlallerin giderilebilmesi için öncelikle OHAL KHK’larının tüm sonuçlarıyla birlikte hukuki varlığına son verilmesi gerekir.
 
Talebimiz;
 
-Sivil ölüme neden oluşturacak seviyede, evrensel hukuk ilkeleri yok sayılarak ihraçlara ve özel sektörde dahi çalışmaya engel olan OHAL dönemi KHK’larının tüm sonuçlarıyla birlikte hukuki varlığına son verilmesi,
 
- İhraç edilen ve lisansları iptal edilen öğretmenlerin özel okullarda dahi çalışmasını engelleyen hukuki ve fiili yasakların kaldırılması için iktidar nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmasıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 


 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ