"Kim eşini, evladını bırakıp yurdunu terk etmek ister! Ancak ülkeden umudum kalmadı”

KHK ile memuriyetten ihraç edilen Burak Yaşlak İlave TV'de yayımlanan sokak röportajında mağdurların sesi olmuştu. Yurt dışına çıkmak zorunda kalan Yaşlak, "Kim yurdunu terk etmek ister ancak ülkeden umudum kalmadı" dedi.

KHK’lı bir devlet memurunun Youtube’da yayınlanan sokak röportajı kısa sürede binlerce kez izlendi. Kendi alanında KPSS’de ilk 10’a girerek Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanan Burak Yaşlak, söz konusu videoda, yasal bir sendikaya üye olduğu, yasal bir bankada hesabı bulunduğu ve bir ‘iftiracının’ beyanları üzerine ağır ceza mahkemesinde yargılandığını anlatıyor: “Devletin izin verdiği sendikaya üye olduğum için yargılandım, ceza aldım. Peki o sendikaya izin verenlerin hiç mi suçu yok!”

18 ay tutuklu kaldıktan sonra 6 yıl üç ay hapis cezasını çarptırılarak tahliye ediliyor. Ancak çıktıktan sonra iş bulamadığını anlatan Yaşlak, “Kendi işimi kurdum ancak rahat bırakmadılar. Etrafımızda bizim gibi mağdur olan aileler vardı, bir kaç arkadaşla birlikte onlara erzak yardımı yapıyorduk. Bunu haber almışlar, yeniden operasyon yapacaklarını duydum. Ailemi bırakarak yurt dışına çıkmak zorunda kaldım.” ifadelerini kullanıyor.


İlave TV’nin 14 Ekim 2020’de yayınladığı sokak röportajının bir bölümü önceki gün sosyal medyaya düştü. KHK’lı Burak Yaşlak konuşuyordu ilgili bölümde. Yaşadıklarını anlatıyor ve umudunun kalmadığını söylüyordu.
 
Hakları hukuksuzca gasp edilen onbinlerce KHK’lıdan biri olan Yaşlak Tr724'te konuştu.

Burak Yaşlak, 2011 yılında girdiği KPSS sınavında alanında ilk 10’da yer aldığını anlattı. Sağlık personeli olan Yaşlak, 15 Temmuz gecesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde nöbette olduğunu söyledi. Ancak işin kendilerine kadar uzanacağını tahmin etmediğini kaydetti: “İlk başta gerçekten bir darbe oluyor sandım. İlerleyen saatlerde şüphelerim arttı. Vakit ilerledikçe bunun bir kurgu olduğuna yönelik kanaatim güçlendi. Bir kaç gün sonra da iktidarın bu darbeyi bahane ederek milletin üzerinden silindir gibi geçeceğini anladım zaten.”

28 TEMMUZ’DA AÇIĞA ALINDIM

Burak Yaşlak’ın korktuğu başına geliyor ve 15 Temmuz’dan 13 gün sonra, 28 Temmuz’da açığa alınıyor. 25 Ağustos’ta ise gözaltı işlemi yapılıyor. “Bir arkadaşım aradı, hastaneye gelmemi istedi. Hastaneye gittim, polisler beni bekliyordu.” diyor.

1 Eylül’de ise tutuklanarak cezaevine gönderiliyor. 1 yıllık evliyken… Burak Yaşlak tutuklandığında kızı Elif henüz 3 aylık: “Cezaevine girdiğimde tek düşündüğüm şey kızım ve eşimdi. Zira o dönemde hiç bir akrabamız bize sahip çıkmıyordu. Ben nasıl olsa cezaevinde bir şekilde karnımı doyurdum; peki ya onlar ne yapacaktı? Zor günlerdi.”Video oynatıcı

SENDİKA ÜYELİĞİ SUÇ MU?

Burak Yaşlak’a yöneltilen suçlamalar da tıpkı diğer KHK’lılar gibi. Hukuki temelden yoksun. Yasal bir bankada hesabı olması, yasal bir sendika üyeliği, yasal bir gazeteye abone olması ve yine yasal bir derneğe yardım yapması: “Mahkemede hakime bunlardan hangisi suç diye sordum. Cevap vermiyor. Bu sendikayı açanlar iktidarda, ben neden tutukluyum diyorum; yine cevap yok. En sonunda ‘devlet büyüklerini karıştırma’ dedi. ‘Efendim 1 milyon kişiden kurulmuş bir terör örgütü olur mu’ diyorum; yine sessizliğe gömülüyorlar.”

18 AY TUTUKLU KALDI

Burak Yaşlak, tutuklandığı gün aynı zamanda ‘ihraç’ edildiğini de cezaevinde öğreniyor. “Tutuklandığım gün ihraç edilmişim. Tabi bunu cezaevindeyken öğrendim.” diyor. Yargılama sonunda ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor. Cezasının açıklandı 7 Şubat 2018’deki duruşmada tahliye oluyor. Dosyası Yargıtay’da… Tahliyesinin ardından hiç bir yerde iş bulamadığını söylüyor Yaşlak.

"KİM AİLESİNİ BIRAKIP, ÜLKESİNİ TERK ETMEK İSTER?"

Geçimini sağlamak için farklı iş alanlarında çalıştığını anlatıyor: “Bir hapis arkadaşım sineklik yapmayı öğretti. Toptan PVC’cilere sineklik satmaya başladık. Kısa sürede güzel işler yaptık. Bir çok mağdur arkadaş ekmek yedi oradan. Etrafımızda bizim gibi mağdur olan bazı aileler vardı. Onlara elimizden geldiği kadar gıda, erzak yardımı yapmaya çalışıyorduk. Bunu haber almışlar. Mağdur insanlara yardım edenlere yönelik operasyon yapılacağını duydum. Ben de her şeyi bırakıp çıktım. Kim eşini, evladını bırakıp yurdunu terk etmek ister! Ancak ülkeden umudum kalmadı.”

İlker Doğan / Tr724
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ