KHK’lı F-16 pilotu 15 Temmuz’da yaşadıklarını yazdı

Hava Kuvvetleri Komutanlığında 22 yıl görev yaptı. 2 bin saat uçuş yapmış tecrübeli bir F16 pilotuydu. KHK’lı yarbay Aykut Coşkun 15 Temmuz’da yaşadıklarını yazdı.
15 Temmuz’dan sonra ihraç edilen KHK’lı yarbay Aykut Coşkun, 15 Temmuz önce ve sonrasında yaşadıklarını “Erdoğan'ın Bizim Mete Dediği Albay: Biz Bu Darbeyi Bir Ay Önce Bekliyorduk” adıyla kitaplaştırdı. 16 yaşında Hava Harp Okulu’na başlayan Coşkun, 2006’da çekilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı reklamında da yer alan başarılı pilotlardan biriydi. 15 Temmuz’dan sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden ihraç edilen Coşkun, kitabının duyurusunu sosyal medya hesabından yaptı.

“Senelerdir sistematik biçimde yapılan zulme sebep gösterilen 15 Temmuz’a ilişkin benim de SÖYLEYECEKLERİM VAR.” diyen Coşkun kitabında önemli bilgilere yer veriyor.

 

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Bizim Mete’ olarak tanımladığı Albay Mete Kuş’la ilgili açıklamalar yapan Coşkun, 15 Temmuz’un ardından 132. Filo’ya Harekat Komutanı olarak atandı. Coşkun kitabında Mete Kuş ile aralarında geçen bir konuşmayı şöyle anlattı:

“Kendisi ile 15 Temmuz gecesini konuşuyorduk. O gece için ağzından şu cümleler döküldü: ‘Gazi Orduevi’nde bira içiyordum. Baktım alçaktan F-16’lar uçuyor. Cuma akşamı gece uçuşu da olmaz. Darbe mi oluyor? dedim ancak biz darbeyi bir ay sonra bekliyorduk.’ Albay Kuş’un bu ifadelerini bana bir başkası aktarsaydı zannediyorum inanmazdım. Çünkü Albay Kuş’un böyle bir bilgiye sahip olabilecek derin bağlantıları bulunabileceğine ihtimal vermezdim. Ancak burada bu ifadeyi bizatihi kendisinden duyuyordum. Albay Kuş’un bu ifadeleri oldukça önem arz ediyor. Çünkü Mete Kuş sıradan bir albay değildi.”

 

“AYKUT İYİ MİSİN DİYE BİR MESAJ ALDIM”

“Sene 2016. Mevsimlerden yaz mevsimi, aylardan Temmuz ayıydı. Bir akşam vakti anne ve babam ile birlikte İstanbul Çatalca’da köy evimizin bahçesinde oturmuş sohbet ediyorduk. (…) 15 Temmuz 2016 Cuma akşamıydı. Saat 22:00 sularında İrfan adında uzun yıllar dostluğum bulunan bir arkadaşımdan “Aykut iyi misin?” diye bir mesaj aldım. Rahatsızlığımı soruyor düşüncesiyle “İyiyim, her geçen gün daha iyiye gidiyorum.” diye cevap yazdım. Ancak arkadaşımın sonraki mesajında “Olaylardan haberin var mı? Haberleri izliyor musun?” diye bir cevap gelince bu kez bir sıkıntı olduğunu tahmin ederek kendisini telefonla aradım ve televizyonumuz bulunmadığı için kendisine neler olduğunu sordum. Arkadaşımla yaptığım o telefon konuşmasında bir kalkışma olduğunu öğrendim. Öğrendim öğrenmesine de hâlâ böyle bir şeyin olmasına ihtimal veremiyordum. Televizyon bulunmadığı için arabama bindim ve radyoyu açarak haberleri dinlemeye başladım. Evet, meğer arkadaşımın söylediği şey doğruymuş. Ne yazık ki bir kalkışma yaşanıyordu.”



“SORU İŞARETLERİ ÇOĞALMIŞTI”

“Telefon ile aradığım diğer onlarca subay rütbesindeki askerî personelin bu yaşananlar hakkında bilgi sahibi olmayışı aklımdaki soru işaretlerini daha da çoğaltmıştı. Medyadaki haberlere bakıldığında bu kalkışmanın kimler tarafından gerçekleştirildiği çok kısa bir zamanda tespit edilmişti. Ancak edindiğim bilgiler, beni şüpheci düşünmeye sevk ediyordu. Zira o gün, gün içerisinde darbe olacağını Millî İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) haber veren eski binbaşının ifadesinde “15 Temmuz günü çok kan akacak muhtemel bir darbe faaliyetini 14:30’u biraz geçe MİT’e bildirdim.” bilgisi yer almaktadır.”

“METE KUŞ’A BAĞLI HAREKET EDECEKTİM”

“… Albay Mete Kuş üssümüze Harekât Komutanı olarak görevlendirilmişti. Üslerde filo komutanları direkt olarak Harekât Komutanı’na bağlıdır. Bu sırada ben de vekaleten 132’nci Filo Komutanlığı görevini yürüttüğüm için vereceği emirlere bağlı olarak hareket edecektim. (…) Daha öncesinde tanıdığım ve her asker gibi siyasetten uzak, Atatürkçü düşünceye sahip bildiğim Albay Kuş artık keskin ve muhafazakâr bir dil kullanan, siyasi tarafını ortaya koyan, koyu iktidar destekçisi bir görüntü çiziyordu.”


Aykut Coşkun

''SIRADAN BİR ALBAY DEĞİLDİ”

“Kendisi ile 15 Temmuz gecesini konuşuyorduk. O gece için ağzından şu cümleler döküldü: “Gazi Orduevi’nde bira içiyordum. Baktım alçaktan F-16’lar uçuyor. Cuma akşamı gece uçuşu da olmaz. Darbe mi oluyor? dedim ancak biz darbeyi bir ay sonra bekliyorduk.” Albay Kuş’un bu ifadelerini bana bir başkası aktarsaydı zannediyorum inanmazdım. Çünkü Albay Kuş’un böyle bir bilgiye sahip olabilecek derin bağlantıları bulunabileceğine ihtimal vermezdim. Ancak burada bu ifadeyi bizatihi kendisinden duyuyordum. Albay Kuş’un bu ifadeleri oldukça önem arz ediyor. Çünkü Mete Kuş sıradan bir albay değildi.”

ERDOĞAN: BU BİZİM METE!

“Onu farklı yapan, o zaman bilmediğim ancak sonradan ortaya çıkacak derin bağlantılarıydı. Önceden farklı bağlantıları olduğunu ifşa etmeyen Kuş, 15 Temmuz sonrası artık iktidara yakın olmanın verdiği güçle bunları saklama ihtiyacı hissetmiyordu. Öyle ki alenen darbe ile ilgili önceden bilgi sahibi olduğunu dile getirebiliyordu. Kuş’un hükûmet yetkilileri ile doğrudan teması vardı. Ayrıca Cumhurbaşkanı nazarında farklı bir konumda olduğu ileride medyaya yansıyacak haberlerden anlaşılacaktı. Öyle ki; Albay Kuş’un 15 Temmuz 2017’de yani 15 Temmuz’un yıl dönümünde gerçekleştirilen uçuşta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın F-16 ile kendisini koruma görevini üstlenen Albay Kuş’a el sallayarak etrafındakilere, “Bu bizim Mete” dediği medyada yer almıştır.”


Albay Mete Kuş


“BANA 4 PİLOTUN İSMİNİ VERDİ”

“Ayrıca Mete Kuş, 26 Nisan 2017 Dünya Pilotlar Günü’nde Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na davet edilmiş ve kendisine plaket verilmiştir. Böylece Kuş, Dünya Pilotlar Günü’nde Cumhurbaşkanı tarafından kutlanan ilk pilot olmuştur. Kuş’un, Hava Kuvvetleri geleneğinde eşine rastlanmayan bir şekilde kurmay subay olmamasına rağmen Konya Harekât Komutanı olarak görevlendirilmesinin akabinde Konya Valiliği’nden uçuşların başlamasına müsaade gelmişti. (…) Kuş, benim belirlediğim pilotlardan bir kısmını değiştirerek bana kendi belirlediği 4 pilotun ismini verdi.

Filonun 15 pilotundan sadece 4’ü bundan sonra uçabilecekti. Kuş’un ifadesiyle “Bu isimler haricindeki pilotların uçağa yaklaşması dahi yasak”tı. Sonra şunu ilave etti: “Hiçbir kurmay uçağa yaklaşmayacak.” Kuş’un verdiği uçabilecek pilotlar listesinde benim ismim yer almıyordu. Yani 132’nci Filo’nun komutanıydım ve tüm pilotlar emrim altındaydı. Ancak benim bile uçmam yasaklanmışken filomdan sadece dört pilot uçabilecekti.”

“GAZETELERDEN TAKİP EDERSİN”

“Mete Kuş’un emrettiği şekilde uçmalarına izin verilen dört pilottan ikisini görevlendirdim. Birazdan kalkış yaparak uzun bir aradan sonra Konya semalarında uçuş gerçekleştireceklerdi. Kuş ile birlikte uçakların kalkmasını bekliyorduk. Bana “Konya’dan uçakların havalanması birazdan çok önemli haber olacak, gazetelerden takip edersin.” dedi.

Uçaklar kalkış gerçekleştirdikten sonra Albay Kuş filodan ayrılarak karargâha doğru geçti. Ben de makam odama geçerek haberleri takip etmeye koyuldum. Haberlerde Konya Hava Üssü’ne “milli ve güvenilir harekât komutanı atandığı”, bunun üzerine Konya semalarında güven uçuşuna başlandığı yer alıyordu. Kuş’un bu haber yayımlanmadan önce haberin içeriğinden bilgi sahibi olduğu ortadaydı. Bahse konu haberde “güvenilir ve millî harekât komutanı” olarak nitelenen Kuş için bu nitelemenin kim tarafından yapıldığı bilgisi yer almıyordu. Diğer yandan haberin içeriğinden önceden bilgi sahibi oluşu ile Kuş’un hükûmete yakın yayın organları ile temas halinde olduğu anlaşılıyordu.”

Kaynak: Bold Medya
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ