İhraç Hava Astsubayı Sedat Gülkaya: Bir İnsana terörist temek bu kadar kolay olmamalı!

Ankesörlü telefondan bir kez arandığı için ihraç olan daha sonra cezaevinde yatan Sedat Gülkaya, “Bizler hukuksuz bir şekilde mağdur edildik. Hiç bir suç unsuru yok dosyamızda, suçsuzuz. Bunun rahatlığı ile başımızı yastığa koyuyoruz” diye konuştu
Adanalı, 7.5 yıllık Hava Astsubayı, evli bir çocuk babası Sedat Gülkaya’nın aklına gelmeyen şeyler mesleği oldu. “Allah Kimseye ağaç kökü yedirmesin” diyen Gülkaya, ihraç olduktan sonra, boyacılık yaparak ve müzik enstrümanları üreterek geçimini sağlıyor.

Ankesörlü telefondan bir kez arandığı için ihraç olan daha sonra cezaevinde yatan Gülkaya, “Bizler hukuksuz bir şekilde mağdur edildik. Hiç bir suç unsuru yok dosyamızda, suçsuzuz. Bunun rahatlığı ile başımızı yastığa koyuyoruz” diye konuştu.




KHK İLE ATILDI MÜZİK ENSTRÜMANI YAPIYOR


İki yıldır enstrüman imalatı marangozluk yapan Gülkaya KHK TV’den Ahmet Erkan’a konuştu. Ağaçlarla uğraşmanın kendisini tedavi ettiğini ve yaşadıklarını bir nebze olsun unutturduğunu anlattı. Gülkaya “Ağaçları seviyorum, sanatı seviyorum. Biz alnımızın teriyle bu işleri yaptık yapmaya devam ediyoruz” dedi.



“BİR İNSANA TERÖRİST DEMEK BU KADAR KOLAY OLMAMALI”

Bir insana terörist demenin bu kadar kolay olmaması gerektiğini, gözleri dolarak anlatan ihraç Hava Astsubay Sedat Gülkaya, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Zorluklarla okudum. Ben bu vatanın bütünlüğü için askerde yemin ettim. Bu vatanın bütünlüğünü korumak için mücadele ettim, canımı verecek kadar. Hakkımızı vermeniz de önemli değil bu saatten sonra. Yaşadıklarımız unutulmayacak. Mağduriyetlerin telafisi yok. Gidenler geri gelemeyecek  mesela bir Hatice Civelek’in çocukları geri gelmeyecek. Kazada başka sebeplerle ölen insanlar geri gelmeyecek” dedi.

“VATANI KORUYACAĞIMA YEMİN ETTİM”

7.5 yıllık astsubaylık yaşamında terörle mücadele ettiğini; ancak terörist olarak işinden olup cezaevine atıldığını aktaran Gülkaya,  “Bu şekilde suçlanmak, benim için büyük hakaret ve büyük iftira. Ben askerde bu vatanı koruyacağım diye bir yemin ettim. Ve bu yeminime de hep sadık kaldım. Ne acıdır  ki yeminine sadık kaldığı halde mağdur olan çok sayıda arkadaşım var” diye konuştu.

“NEYİN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ”

Yaşadıkları acılara ve mağduriyetlere rağmen çocuklarına vatan aşkını aşılamaya çalıştıklarını aktaran Sedat Gülkaya, “Neyin bedelini ödüyoruz bilmiyoruz?” Bu dava neyin davası onu da bilmiyoruz. Eğer suçumuz yoksa bizi bu vatanda ısrarla tutmak istiyorsanız. Bizi anlamaya çalışın, bize hak ettiğimizi verin  ve bize merhamet etmeyin” ifadelerini kullandı.

“NE BU ÜLKEDE YAŞATILIYORUZ NE DE BU ÜLKEDEN GÖNDERİLİYORUZ”

İşçi bir babanın oğlu olarak zorluklarla okuduğunu anlatan Gülkaya, toplumsal barışı çözme noktasında hiç bir gayretin olmamasına ise çok üzüldüğünü kaydetti. “Terör canavarı yarattınız. Herkesi aynı torbaya attınız” diyerek yaşananları özetleyen Gülkaya, “Size muhalefet olanları, suçu olsun olmasın herkesi bu torbaya attınız. Kaybedecek bir şeyimiz de kalmadı. Sıfırda değiliz sıfırın altındayız. KHK’lı olduğumuz için banka kredisi bile alamıyoruz. Ne bu ülkede yaşatılıyoruz ne de başka bir yere gönderiliyoruz” şeklinde duygularını dile getirdi. Toplumda “Terörist” olarak adlandırılmanın çok zor olduğunu aktaran İhraç astsubay “Çevremdekiler terörist olarak görmüyor; ancak sen iyi bir insansın, sen terörist değilsin, mağdur olmuşsun diyorlar; ancak bu söylenenler mağduriyetlerimizi gidermiyor.” dedi.

“3 YAŞINDAKİ OĞLUM İÇİN UMUTLU OLMAK ZORUNDAYIM”

Yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi konusunda umutlu olduğunu er ya da geç bu hukuksuzluğun sona ereceğine inandığını belirten Gülkaya, “Çocuklarımız için umutlu olmak onlara güzel yarınlar bırakmak için umutlu olmak zorundayız”
diyerek sözlerini noktaladı.




İşte KHKlı'ların yaşadığı büyük mağduriyetlere aynı tutan çarpıcı röportajın tamamı...




 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ