Gazetecilerin son sözleri alındı, mahkeme hüküm için ara verdi

Ahmet Altan ve Mehmet Altan kardeşler ile Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 17 gazetecinin yargılandığı davasının karar duruşmasının 5. ve son oturumu başladı.
Mahkeme gazetecilerin son sözlerini 10 dakikada aldı ve karar için ara verdi. Gazeteciler, “Cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni devirmeye teşebbüs ettikleri” iddiasıyla yargılanıyor.
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ince Silivri’ye taşının davada 15 Temmuz darbe girişimine “subliminal mesajlarla iştirak etmekle” suçlanan gazeteciler arasında eski Zaman Gazetesi Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı ve Zaman Tanıtım Pazarlama Müdürü Yakup Şimşek ile emekli polis Tuğrul Şengüler de bulunuyor.
 
Saat 10:03’te Silivri’de başlayan duruşmada yaklaşık 10 dakikada 7 sanığın son sözlerini alan Mahkeme Başkanı, “Karar için ara veriyoruz. Olağan şartlar altında öğleden sonraya kalacağını tahmin ediliyoruz. Ancak saat veremiyorum” dedi.

 
Davada yargılanan isimler, son sözleri sorulduğunda sırasıyla şunları söylediler:
 
Nazlı Ilıcak: Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihadı benim masumiyetimin temelini oluşturmaktadır. Zaten, (AYM’nin hakkında hak ihlali kararı verdiği/T24) Mehmet Altan ile bana yöneltilen suçlamalar özdeştir. Nitekim, Anayasa Mahkmesi, emsal karar vermiştir. Kararınızın bu içtihatlar çerçevesinde verilmesini umut ediyor, beraatımı talep ediyorum. Saygılarımla.
 
Ahmet Altan: Bugüne kadar yüzlerce kez yargılandım. 28 Şubat’ta yargılandım, sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandım, devlet güvenlik mahkemesinin ucubelerinde yargılandım, fakat ilk defa anaysa suçu işleyen bir mahkemede yargılanıyorum. Böyle bir yargılama ne Osmanlı’da ne Cumhuriyet tarihinde görüldü. Hiçbir devlet, iki siyasetçiyle iki yargıcın hukuk devletini çökertmesine izin vermez. Vermeyecektir de. Anayasa dışındaki yoldan dönmeniz hayırlı olacaktır.
 
Mehmet Altan: Bu dosyadaki fabrikasyon iddialara karşı Anayasa Mahkemesi’nde yargılansaydım üç kez beraat edecektim. Dün, vicdanlara uhrevi bir hatırlatma yapan bir avukata anayasayı hatırlattınız. Bu benim çok hoşuma gitti. Hepimizin sığınağı anayasadır. Vereceğiniz karar, hukuk konusundaki havayı ya daha da karartarak korku filmine çevirecek ya da bitirecektir.
 
Yakup Şimşek: Annem dedi ki, “Oğlum bizim geçmişimizi anlat. Bizim geçmişimizden ne terör örgütü çıkar ne vatan haini çıkar.” Ben, dedemi Sarıkamış’ta kaybettim. Bizim ailemizden terör örgütü ve vatan haini çıkmaz. Çıkarsa kendi ellerimizle boğarız. Hayat felsefem şudur, haklıysanız korkmayın, güçlüsünüz. Haksızsanız karıncayı bile ezmeyin, güçsüznüz. Evet, vicdanınıza inanmak istiyorum, inanıyorum. Vicdanınıza güvenmek istiyorum, güveniyorum. Olur da beni yanıltırsanız, siz bilirsiniz, hayatımı huzur ve neşe içinde sürdüreceğim. Beraatımı talep ediyorum.
 
Fevzi Yazıcı: Savunmamı tam yapamadım. Masumiyetimin verdiği rahatlıkla beraatimi istiyorum.
 
Şükrü Özşengül Tuğrul: Sigorta bir yerde atıyor, ne hukuk, ne devlet kalıyor. Düzeltilmesi, hukukun görevi. Beraatimi talep ediyorum.
 
Murat Tibet Sanlıman: Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ