15 Temmuz darbe komisyonu nasıl çalıştırılmadı?

Tr7/24 yazarı, gazeteci Adem Yavuz Arslan, İsmail Sezgin ile 15 Temmuz darbe girişiminin karanlıkta kalan noktalarını konuştu
Arslan ve Sezgin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan ancak 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine dair muhatapları dinleyip olayı aydınlatmaktan çok uzak işler yapan Meclis 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nu masaya yatırdı.

“Komisyon bir iş nasıl soruşturulmaz görevi yaparak tarihe geçti” değerlendirmesi yapan gazeteci Adem Yavuz Arslan, “Gerçek bir darbe girişiminde bulunulsa bile Meclis’e bomba atmasının hiçbir anlamı yok. Belki ancak psikolojik harp malzemesi olarak yapılabilir…
15 Temmuz’da Meclisin bombalanmasıyla ilgili sorgulama dahi komisyonca yapılmadı. ABD’ye gelen Türk muhataplar bile ‘Kongre bombalansa ne yaparsınız’ diye soruyor. Güçlü bir argüman olarak AKP tarafından bu konu kullanıldı.” dedi.



26 Temmuz’da önergeyle kurulmasına rağmen ancak 71 gün sonra komisyonunun çalıştırıldığını hatırlatan Arslan, “Komisyon AKP eliyle çalıştırılmıyor. Başkanlık divanına muhalefetten kimse seçilmiyor. Çalışma usüllerini kendileri belirliyor. Baştan komisyon siyasi direktiflere açık bir şekilde oluşturuldu. Reşat Petek gibi isimlerde son seçimlerde hiçbiri aday yapılmayarak tasfiye edildi. Bir komisyon MİT Müsteşarı, Genelkurmay başkanını, Genelkurmay 2. Başkanını dinlemeyecekse ne yapacak? İlgisiz insanlar çağrıldı. Ancak en kritik görevde olanlar siyasi iradenin engellemesiyle çağrılmadı. Meclisin denetim organı olarak hayati fonksiyonu olan Meclis Araştırma Komisyonu çalışması engellendi. Erdoğan, çalışmalarından rahatsızlık duyduğunu açıklayarak bunu kamuoyunda defalarca açıkca zikretti.”  diye konuştu.

EN KRİTİK SORULAR SORULMADI; EN KRİTİK İSİMLER SORGULANMADI…

Tavukçuluk sorunlarını araştırmak için uzatma alan komisyonlar varken, darbe iddialarını soruşturacak bu komisyonun görev süresinin uzatılmadığını kaydeden Arslan, şu değerlendirmeleri yaptı: “Hasbelkader olaya gelenler ağızlarından bilgiler kaçırdı. Uğur Dündar’ın konuşmaları mesela. Erdoğan’ın talimatıyla 4 Ocak’ta çalışmalarını bitirdi, referandum sonuna kadar kayboldu. 27 Mayıs’ta Reşat Petek komisyon raporu açıkladı, muhalefet partisinin komisyon üyeleri bile bunu televizyonlardan öğrendi. Yazanı bile belli değil. Kim yazdı, kime yazdırdınız? Başından itibaren belli amaca yönelik bir rapor hazırlanıp kamuoyuyla paylaşıldı. Photoshop’ta üretilmiş sahte evraklarla suçlamalar yöneltilen bir rapor var ortada. 650 sayfa. Kimin yazdığı belli değil, muhalefet partilerine şerh dahi yazdırılmıyor. Peki ne oldu şimdi? En kritik kişiler sorgulanmadı, en kritik sorular sorulmadı. Muhalefete rapor yazdırılmadı, şerh dahi yazdırılmadı. Basına kapatıldı. Kameralar bile salondan çıkarıldı. Her şey ilk baştan sonuna kadar bu konu aydınlatılmasın diye çalışılmış…”

BİNALİ YILDIRIM, MİT MÜSTEŞARI VE GENELKURMAY BAŞKANI GİBİ İSİMLERE NEDEN GERÇEK SORULAR SORULMADI

Arslan, komisyonun çelişkilerini ve hangi konuların üstünün örtüldüğüne dair şu örnekleri verdi: “Darbenin içinde sorgulanacak en kritik isim MİT Müsteşarı. Davet edilmedi. Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal, ‘ben çağrılmayı bekliyordum’ dedi. Genelkurmay Başkanı 5 ay komisyona cevap vermedi. Yürüme mesafesi 5 dakika Genelkurmay ile Meclis arası. 15 Temmuz’dan herkesin haberi varmış, 250 insan ölmüş. Niçin, politik bir amaç için. Bu komisyonda bunu tescil eden bir işlevsizlik sergiledi. Binali Yıldırım neden çağrılmadı? Hala cevabı yok. Sonra 1 yıl sonra Binali Yıldırım ’15 Temmuz hiç bulaşmak istemediğimiz projeydi’ diyor. Bunlar sorgulanmadı. Özellikle araştırmamak üzere kurulmuş bir komisyon. Cezaevlerindeki darbe girişiminde bulunanlar ile konuşulmadı. Darbeyi engellemesi gerekenlerle de konuşulmadı. Neyin raporu yazıldı? O gece yapılan askeri düğünler aydınlatılamadı. Darbe istihbaratına rağmen bu kadar general nasıl düğüne gitti? Bu soruya cevap bulunamadı. Akın Öztürk darbenin bir numarası deniyor. Komisyon raporunda buna dair bir bilgi, somut delil yok. Komisyon raporunda da yok. Erdoğan’ın rahatsız olduğu tüm alanlar kapatılıyor bir anlamda… MİT Müsteşarı darbeyi haber almadın diyelim. Bir binbaşı ihbar etti deniyor. Ondan sonra ne yaşanmış.  Nezaketen sorular gidip geliyor, Dostlar alışverişte görsün yazışması. Darbe ihbarı var, genelkurmaya gitmişsiniz, ama hiçbir şey olmamış gibi Suriyeli bir muhalif liderle yemek yiyorsunuz? Bu ve benzeri kritik sorular sordurulmuyor… MİT Müsteşarı olarak olayı öğrendiğin andan itibaren neden Cumhurbaşkanı ve Başbakanına ulaşmadın, bilgi vermedin? Ülkenin başkomutanına neden bilgi vermedin? Cevap yok.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ