10 gün sonra doğum yapacak olan hamile tutuklu: Adalet istiyorum

9 aylık hamile tutuklu Elif Tuğral’dan mesaj var. Avukatı aracılığıyla yetkililere seslenen Tuğral “Adalet istiyorum” dedi.



İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu bulunan 9 aylık hamile Elif Tuğrul, avukatı aracılığıyla yetkililere seslendi. “Burada doğum yapmaktan korkuyorum. Hastaneye gidip gelmek o araçlarda çok zor. Sağlam çocuğumu da yollarda kaybetmek istemiyorum. Sadece adalet istiyorum.” dedi.


Sezeryanla doğum yaptıktan sonra cezaevinde çocuğuna nasıl bakacağı konusundan da çok endişeli olduğunu ifade eden Tuğral, “Doğum sezeryanla olacak. O halde koğuşta bebeğe nasıl bakacağımı bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.

Elif Tuğral’ın eşi Nuri Tuğral, eşinin son fotoğrafını sosyal medyadan paylaştı. Ocak ayının ilk hafasında, bir görüş gününde ailesiyle birlikte çekilen fotoğrafta Elif Tuğral’ın hamileliği artık iyice kendini gösteriyor.

Kontrol için Çiğli Bölge Eğitim Hastanesine götürülen Elif Tuğral’a verilen raporda 21 Şubat’ta sezeryanla doğum yapacağı yazıyor. Genetik kan pıhtılaşması sorunu nedeniyle hamileliği süresince her gün iğne olan Elif Tuğral’ın doğumu da risk taşıyor. Aynı hastalığa sahip ablası, bebeğini 9. ayında bu yüzden kaybetmişti.

YANLIŞ RAPOR DOSYASINA KONULDU

Nuri Tuğral, 3 Şubat 2020’de İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine bir dilekçe yazarak eşinin durumunu şöyle açıkladı:

“Eşim şu anda 36 haftalık gebe olup, doğumuna 15 günden az kalmıştır. Eşimin mevcut hastalıklarından dolayı sezeryan doğum yapılacağından en geç şubat ayının 15-20 arası doğumu gerçekleşecektir. Daha önce cezaevi tarafından sayın mahkemenize eşimin dosyası yerine yanlışlıkla eşimin yan koğuşundaki başka bir hamile tutuklunun dosyası gönderilmiş olup eşimin doğumuna çok az kalmış olmasına rağmen çok büyük bir yanlışlık yapılarak 17 haftalık gebe olduğu zannedilmiştir. Bu hususu da telafisi mümkün olmayan durumlara sebep olacağından dolayı tekrardan önemle belirtmek isterim.

GENETİK PIHTILAŞMA BOZUKLUĞU VAR

Eşimin ciddi sağlık problemlerinin olduğunu daha önceki dilekçelerde de belirtmiş idim. Eşimin şu andaki en önemli hastalığı bebeği ve kendisi için zamanında müdahale edilmez ise ölümcül risk oluşturabilecek Genetik Pıhtılaşma Bozukluğudur. Bu rahatsızlık kanın damarlar içinde dolaşırken aniden pıhtılaşmasına sebep olabiliyor ve bu da ciddi sorunlara yol açıyor. Gebelikte hormonların etkisiyle kanın pıhtılaşma riski daha da artar ve bu da kan damarlarında, beyinde, böbreklerde emboli denilen kan pıhtısıyla bu organların tıkanması ve işlev yapamamasına neden olur. Eğer bu durum plesentada gerçekleşirse fetüs yani anne karnındaki bebeğin kaybına neden olur.

AYNI HASTALIK NEDENİYLE ABLASI 9 AYLIK BEBEĞİNİ KAYBETTİ

Bu hastalığın şiddetlenmesinde hamilelik risk faktörüdür. Gebelikte pıhtılaşma riskini, normal hastalara göre en az 7 kat artırmaktadır. Bu hastalık gebelikte ilk aylarda düşük riskinden ziyade gebeliğin son ayına hatta doğuma kadar her an bebeğin hayatının kaybına neden olabilecek durumdadır. Şu anda eşim hamile olduğu için eşim ve bebeği hayati risk altındadır. Bu hastalık nedeni ile gebeliğinin başından beri aylardır her gün iğne vurulmaktadır. 5 aydır cezaevinde olduğu için hafta içi her gün revire giderek iğne vurulmakta olup hafta sonu revirin kapalı olmasından dolayı iğne vurulmak bile kendisine zulüm olmakta iğneyi kendisi zor şartlar altında vurmaya çalışmaktadır.

Bu hastalığını ispatlar nitelikteki Tromboz-Kardiyovasküler Hastalıklara Yatkınlık Paneli Resal-time PCR Raporu’nu Sayın Mahkemenize sunuyorum. Rapor 2014 tarihinde Üniversite Hastanesinden alınmıştır, genetik bir rahatsızlık olması nedeniyle doğuştan bu yana eşimde bu hastalık bulunmakta ve geçme ihtimali de yoktur. Bu nedenle raporun tarihinin de bir önemi yoktur. Aynı hastalık eşimin ablasında da vardır ve ablası yakın zamanda, doğuma giderken hastaneye geç kalması nedeniyle 9 aylık bebeğini kaybetmiştir.

CEZAEVİ-HASTANE ARASI 2 SAAT

Eşim Şakran Cezaevinde kalmaktadır ve bu bahsettiğim hastalık nedeni ile cezaevine yakın devlet hastanelerinde yeterli donanım olmadığından doktorlar dosyasına not düşmüş ve doğum esnasında Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesine sevkini istemişlerdir. Cezaevinden bu hastaneye gitme süresi en az iki saattir ve bu zaman aralığında çok acil bir şekilde götürülse dahi sağlıklı bir doğum yapabilmesi neredeyse imkansızdır. Ayrıca şunu da önemle belirtmek isterim ki, normalde gebeliğin son aylarında gebe kadınların kusması normal olmayıp tehlikeli bir durum olmasına rağmen eşim cezaevinden kontrol için hastaneye götürüldüğünde iki saat süren yol boyunca ciddi rahatsız olmakta ve devamlı kusma durumunda kalmaktadır. Sadece bu durum bile gebeliği açısından ciddi risk oluşturmaktadır.”

DOSYASI İSTİNAF’TA

Cemaat soruşturmaları kapsamında 10 Ekim 2019’da tutuklanan Elif Tuğral, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesince 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası İstinaf’ta bulunuyor.

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz

Kaynak: BOLD
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ