Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Cengiz Çandar: Büyük bir yanılgıya kapıldım, Zalim olma kapasitelerini farketmedim

by aktifhabercom
May 18, 2018
Cengiz Çandar: Büyük bir yanılgıya kapıldım, Zalim olma kapasitelerini farketmedim
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Gazeteci Cengiz Çandar, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün uzun bir dönem Başdanışmanlığını yapan Ahmet Sever ile söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşi Sever’in yeni kitabında yer aldı.

Gazeteci Cengiz Çandar, geçmişte AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği destek konusunda, “Ne pişmanım, ne kimse tarafından kandırılmış ya da aldatılmış duygusuna kapıldım ve ne de kendimi kullanılmış olarak görüyorum. Ama gelinen noktada büyük bir yanılgıya kapılmış olduğumu da görüyorum” açıklamasını yaptı.

Cengiz Çandar, konuya ilişkin görüşlerini; Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde Abdullah Gül’ün yaklaşık 12 yıl boyunca medya ve iletişim konularında başdanışmanlığını yapan gazeteci Ahmet Sever’in “İçimde Kalmasın / Tanıklıklarım” adıyla yayımlanan kitabına verdiği söyleşide önemli özelleştirilerde bulundu.

Çandar, “Mevcut iktidar mensuplarının, ‘derin devlet’ denilen ve ömrüm boyunca karşısında mücadele etmeye çalıştığım yapıya bu kadar kolay teslim olabileceğini, onun bir parçası haline geleceğini, açıkçası, düşünemedim. Zalim olma kapasitelerini fark etmedim. Müslümanlığın asgari ahlak ölçülerine sahip olmak gerektiğini varsaydığım için akıl almaz derecede yalancı olabileceklerini aklıma getirmedim” diye konuştu.


28 Şubat döneminde başörtülülerin yükseköğrenim hakkından yararlanamaması ve kamusal alanda ayrımcılığa uğraması konusunda verdiği mücadeleden pişman olmadığını kaydeden Çandar, “Ama o başörtülülerin bir bölümünün bugün ne kadar insafsız, vicdansız, benim gibilerin karakter katlinde ne kadar ön aldıklarını görerek, yine aynı durum ile karşılaşsak, kendimi bundan yirmi yıl önceki gibi helak edeceğimi hiç sanmıyorum. Sorulsa, ‘Haklarıdır!’ derdim kuşkusuz ama kendimi onlar için helak etmezdim doğrusu” dedi.

Cengiz Çandar’ın, Ahmet Sever’in Destek Yayınları arasında çıkan “İçimde Kalmasın” kitabında yayımlanan söyleşisinin bazı bölümleri şöyle:

– İçinde nasıl bir ruh hali var? Bugünün mağrurlarına geçmişte verdiğin destekten dolayı bir pişmanlık, kandırılmışlık, aldatılmışlık duygusu taşıyor musun? Ya da şöyle sorayım, yeniden mağdur duruma düşseler, yine arka çıkar mıydın?

2017 yılının Şubat ayında Beyrut’ta Türkiye üzerine bir konferans veriyordum. Ünlü ve itibarlı Filistin Çalışmaları Merkezi’nde. Konuşmamın başında, çoğunu yıllardır tanıdığım kalabalık topluluğa, “Burada daha önce aynı konuda iki kez konuşmuştum. Son konuşmamdan bu yana aradan birkaç yıl geçti. Bu kez bambaşka bir konuşma içeriği dinleyeceksiniz. Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Yenildik ve yanıldık” dedim. Durumumu ve benim konumumda olan hapiste ve dışarıdaki arkadaşlarımın durumunu Eski Yunan’daki Sisyphus efsanesine benzettim. “Bütün ömrümüz, kayayı ittire ittire tepenin zirvesine taşımakla geçti. Tam zirveye ula- şacağımız sırada, kaya yuvarlandı. Hadi baştan… Bu sefer tek fark, koca kayayı tepenin üzerine taşımak için vaktim kalmadı ve bir de mecalim” sözcükleriyle girdim konuşmama. Ama şu sözcükleri eklemeyi ihmal etmeden: “Bunca uzun mücadele yıllarının ardından, bu yaşa bu sonuçla geldiğimde, teselli bulacağım şu var, şunu rahatlıkla söyleyebilecek olmam: Hiç değilse denedim!”

Bütün yaşananlardan sonra ruh halimi özetleyen budur. Herkesin aklına gelebilen soru şu: Acaba pişman mı, kendisini kullanılmış görüyor mu? Kandırılmışlık duygusuna kapılıyor mu? Aldatılmış sayıyor mu?

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Mozambik’te yaşayan avukat Emre Çınar, Ankara’nın talebiyle gözaltına alındı

Mozambik’te yaşayan avukat Emre Çınar, Ankara’nın talebiyle gözaltına alındı

December 31, 2025
5.1k
Türkiye, Çin vatandaşlarına vizeyi kaldırdı

Türkiye, Çin vatandaşlarına vizeyi kaldırdı

December 31, 2025
5k

Hiçbiri değil. Kısacası bir Sisyphus durumu! Ben gözünü Türkiye için mücadeleye açmış bir kuşağın mensubuyum. Dünyanın altüst olduğu, daha önce birkaç yüzyıla yayılan gelişmelerin birkaç yıl içinde yaşandığı bir dünya ortamında yol aldım. Bu hayatı yaşadığım için ne pişmanım, ne kimse tarafından kandırılmış ya da aldatılmış duygusuna kapıldım ve ne de kendimi kullanılmış olarak görüyorum.

Ama gelinen noktada büyük bir yanılgıya kapılmış olduğumu da görüyorum. Bugün Türkiye’nin başında bulunan bazı insanlara ve en başta “Tek Adam” olarak ortaya çıkan şahsa dair yanılgılar yaşamış olduğum da bir gerçek. Bunu inkâr etmek, insanın kendisini ve herkesi aldatması demek. Benim kafamı bugün asıl kurcalayan, niçin yanılmış olduğum ve yanılmamanın nasıl mümkün olabileceğine dair. Yani, niye yanıldığımın cevaplarını ve 2000’ler Türkiye’sinin ilk 10-15 yılında hiçbir konuda yanılmamanın nasıl mümkün olabileceğini, mümkün olup olmayacağını içtenlikle araştırıyorum.

Şimdilik bulabildiğim cevapların bazılarını sıralayabilirim:

Mevcut iktidar mensuplarının, “derin devlet” denilen ve ömrüm boyunca karşısında mücadele etmeye çalıştığım yapıya bu kadar kolay teslim olabileceğini, onun bir parçası haline geleceğini, açıkçası, düşünemedim. Zalim olma kapasitelerini fark etmedim. Müslümanlığın asgari ahlak ölçülerine sahip olmak gerektiğini varsaydığım için akıl almaz derecede yalancı olabileceklerini aklıma getirmedim.

“Bunlar zaten böyleydiler. Sen görememişsin, aldanmışsın, kandırılmışsın, kendini kullandırmışsın” ithamında bulunanlara ki böyleleri, Kemalist-ulusalcı çevrelerde epey varlar kulak asmıyorum. Onlar, sanki bugün gelinen noktayı baştan beri görebilmişler; öyle davranıyorlar, benim gibileri ithamdan vazgeçmiyorlar. Doğru söyledikleri bir şey yok. Doğruları, durmuş bir saatin günde iki kez doğruyu göstermesi gibi bir şey. Durmuş bir saat gibi onlar.

“Ergenekoncu-ulusalcılar bugünkü iktidarın açık-gizli destekçileri arasındalar”

Aslında, bu “Ergenekoncu-ulusalcılar” bugünkü iktidarın açık-gizli destekçileri arasındalar. Hatta, iktidarı Tayyip Erdoğan ile birlikte paylaşmaktalar.

Bana gelince, askeri vesayete karşı mücadele vermiş olmaktan, ülkem ve halkı için demokrasi istemekten niçin pişmanlık duyayım? Türkiye’nin Avrupa Birliği rotasında yürümesi için mücadele etmiş olmanın aldatılmışlığı, kandırılmışlığı, kullanılmışlığı olabilir mi?

Ne var ki, gelinen noktaya bakarak, “Bu kişilerle beraber olarak tekrar aynı mücadeleyi verir miydin?” diye bir soru sorulsa, büyük bir gönül rahatlığıyla “Evet!” diyemem doğrusu. En azından, 28 Şubat’ta yükseköğrenim hakkından yararlanamayan ve kamusal alanda ayrıma uğrayan başörtülülerin hakkı ve özgürlüğü için mücadele vermiş olmaktan ötürü, bunu bir demokratik hak olarak görmeye devam ettiğimden ötürü pişman değilim ama o başörtülülerin bir bölümünün bugün ne kadar insafsız, vicdansız, benim gibilerin karakter katlinde ne kadar ön aldıklarını görerek, yine aynı durum ile karşılaşsak, kendimi bundan yirmi yıl önceki gibi helak edeceğimi hiç sanmıyorum. Sorulsa, “Haklarıdır!” derdim kuşkusuz ama kendimi onlar için helak etmezdim doğrusu. Doğrusu, benim gibi bir insana bunları söyletmeyi başardıkları için, durup düşünmek lazım.

Duyduğum, ne pişmanlık, ne aldatılmışlık, ne de kullanılmışlık. “Peki ne?” diye sorulursa, kısaca söyleyeceğim şu: Büyük bir hayal kırıklığı! Evet, yaşadığım çok büyük bir hayal kırıklığı, derin bir hüzün ve üzüntü. Türkiye böyle olmamalıydı…

– Siyasal İslamcıların iktidar ve güçle tanışmalarının hem Türkiye ve hem de dünya için sonuçları ne oldu?

Lord Acton’un “İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar” diye bir sözü vardır. Sanki bu sözü, Türkiye’deki siyasi İslamcı hareketin AKP’nin 2011’den sonraki dönemini görerek söylemiş.

Başta Tayyip Erdoğan, iktidarı “mutlak iktidar” haline dönüştürmek için büyük gayret gösterdiler ve mutlak surette bozuldular. İktidar onları öyle bozdu, muktedir olarak onlar Türkiye’yi ve İslamcılığı öyle bozdular ki, onları tahlil etmek ve yargılamak için “İslamcı” sıfatı kullanmak caiz mi, emin değilim.

“Yol açtıkları tahribat Türkiye’nin ötesine geçmiş durumda”

Dünyanın birçok yerinde, sayısız örneği olan, yolsuzluğa, kanunsuzluğa, hukuksuzluğa batmış, zulüm ve baskıyla hükmünü sürdürmekten başka çaresi kalmamış bildik iktidar modellerinin günümüz Türkiye’sinde görüleni, AKP iktidarı. Ama tabii, AKP’nin “ılımlı İslam”ı temsil ettiği algısı yaygın bulunduğu, dahası “siyasal İslam ile demokrasinin bağdaşabilirliği”nin çarpıcı örneği olarak Türkiye’deki AKP iktidarı gösterilmiş olduğu için, yol açtıkları tahribat Türkiye’nin ötesine geçmiş durumda. Türkiye’deki AKP tecrübesinin, bugün geldiği nokta itibariyle artık “ılımlı İslam”ın bir iktidar alternatifi olarak kabul edilebilirliği ve düşünülebilirliğinden söz edilebilir olmasını tasavvur edemiyorum. Aynı şekilde, “siyasal İslam ve demokrasinin bağdaşabilirliği” de artık çok şüpheli bir önerme haline gelmiş durumda.

Siyasi İslam, Tayyip Erdoğan’ın AKP’siyle birlikte, “derin devlet”e teslim oldu, “derin devlet”in eline geçerek, Türkiye örneğinde tükendi. Devlete hâkim olmadı, devlet onu ele geçirerek, bir anlamda bitirdi.

– Her şey iyi başlayıp neden fiyaskoya dönüştü?

İki yılı aşkın bir süredir bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyorum. Birkaç cümlelik cevabı olmayacak, en önemli ve en büyük soru bu. Bu soruyu, sadece biz Türkler ve Türkiye’nin insanları değil, tüm dünya soruyor ve cevabını arıyor. Şimdilik şu kadarını söyleyebilirim: Tarihimize dönüp bakmamız ve bir kez daha yeni bir bakış açısıyla ve yeniden yorumlamamız gerektiği kanısındayım. Sorunun cevabını bulmak ve doğru cevaba ulaşabilmek için.

– Bu tecrübeyle siyasal İslam iflas mı etti?

Bir özgürlükçü, demokratik, işlerliği olan bir yönetim modeli ve seçeneği olmak anlamında evet, iflas etti. Mevcut Türkiye tecrübesiyle birlikte, kesinlikle iflas etmiş olduğu hükmüne varabiliriz. Siyasal İslam’ın Türkiye’de “derin devlet”in eline geçmesiyle tükenmiş olduğunu yukarıda söylerken, bir anlamda iflas etmiş olduğunu da söylemiş oldum.
(T24)

 

ShareTweet
Previous Post

Kudüs mitinginde ‘Cumhur İttifakı’ propagandası

Next Post

Beşiktaş’tan KAP’a Dusko Tosic açıklaması!

İLGİLİHABERLER

Mozambik’te yaşayan avukat Emre Çınar, Ankara’nın talebiyle gözaltına alındı
GÜNDEM

Mozambik’te yaşayan avukat Emre Çınar, Ankara’nın talebiyle gözaltına alındı

December 31, 2025
5.1k
Türkiye, Çin vatandaşlarına vizeyi kaldırdı
GÜNDEM

Türkiye, Çin vatandaşlarına vizeyi kaldırdı

December 31, 2025
5k
Yurt dışı çıkış harcı bin 250 TL oldu
GÜNDEM

Yurt dışı çıkış harcı bin 250 TL oldu

December 31, 2025
5k
Artvin’de üç çoban çığ altında kaldı
GÜNDEM

Artvin’de üç çoban çığ altında kaldı

December 31, 2025
5k
Aralarında Kasım Garipoğlu ve Mert Vidinli’nin de olduğu 7 kişinin mal varlığına el konuldu
GÜNDEM

Aralarında Kasım Garipoğlu ve Mert Vidinli’nin de olduğu 7 kişinin mal varlığına el konuldu

December 31, 2025
5.1k
Otizmli öğrenciyi merdivenden iten okul müdürü için tahliye kararı
GÜNDEM

Otizmli öğrenciyi merdivenden iten okul müdürü için tahliye kararı

December 31, 2025
5k
Daha Fazla Haber
Eski milli futbolcu Gökmen Özdenak hayatını kaybetti

Eski milli futbolcu Gökmen Özdenak hayatını kaybetti

December 31, 2025
5k
Artvin’de üç çoban çığ altında kaldı

Artvin’de üç çoban çığ altında kaldı

December 31, 2025
5k
Real Madrid’de Kylian Mbappe sakatlandı

Real Madrid’de Kylian Mbappe sakatlandı

December 31, 2025
5k
Roberto Carlos kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı

Roberto Carlos kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı

December 31, 2025
5k
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’dan olağanüstü seçim kararı

Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’dan olağanüstü seçim kararı

December 31, 2025
5.1k
TFF harcama limitlerini açıkladı: Galatasaray Beşiktaş’ın 2 katı

TFF harcama limitlerini açıkladı: Galatasaray Beşiktaş’ın 2 katı

December 31, 2025
5.1k
İşte dünyanın en zengin temizlikçisi: Yılda 11 milyon kazanıyor

İşte dünyanın en zengin temizlikçisi: Yılda 11 milyon kazanıyor

December 31, 2025
5.1k
Dünya devinden Türk CEO’ya dudak uçuklatan ikramiye

Dünya devinden Türk CEO’ya dudak uçuklatan ikramiye

December 31, 2025
5.1k
Onlarca bayisi olan kuruyemiş devi iflas etti

Onlarca bayisi olan kuruyemiş devi iflas etti

December 31, 2025
5.1k
Almanya’da film gibi banka soygununda 30 milyon euro çalındı

Almanya’da film gibi banka soygununda 30 milyon euro çalındı

December 31, 2025
5.1k
Aile Yılı bilançosu: Şüpheli kadın ölümleri, cinayet sayısını geçti

Aile Yılı bilançosu: Şüpheli kadın ölümleri, cinayet sayısını geçti

December 31, 2025
5k
Dünyayı şoke eden adam: 90 dakika maçı böyle izledi

Dünyayı şoke eden adam: 90 dakika maçı böyle izledi

December 31, 2025
5.1k
Milyonlar kazanan oyuncu kirasını ödeyemedi: Üç gün içinde evden tahliyesi istendi

Milyonlar kazanan oyuncu kirasını ödeyemedi: Üç gün içinde evden tahliyesi istendi

December 31, 2025
5.1k
25 ilde IŞİD operasyonu: 125 gözaltı

25 ilde IŞİD operasyonu: 125 gözaltı

December 31, 2025
5.1k
Kargo şubesinde cinayet: Kaçak sigara paketini polise bildiren şube müdürünü öldürdü

Kargo şubesinde cinayet: Kaçak sigara paketini polise bildiren şube müdürünü öldürdü

December 31, 2025
5.1k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.