Türkiye, eğitimde Cumhuriyet tarihinin en keskin eşitsizliğini yaşıyor. Parası olan ailelerin çocukları nitelikli okullara giderken; büyük çoğunluk niteliksiz okullara mahkum ediliyor. Gelinen noktayı “Paran kadar eğitim” anlayışı olarak değerlendiren eğitimcilere göre bu eşitsizliğin sebebi, iktidarın uyguladığı eğitim politikaları.
Resmi verilere göre Türkiye’de 18 milyondan fazla öğrenci, yaklaşık 1 milyon da öğretmen bulunuyor. Toplam 75 bin 476 okul bulunurken bunların 14 bin 352’sini özel okullar oluşturuyor. Devlet okullarında 608 bin 683, özel okullarda ise 134 bin 146 derslik bulunuyor. Eğitim Reformu Girişimi’nin raporuna göre ise ortaöğrenimde öğrenci sayısı düşüyor, çocuk işçi sayısı artıyor ve yükseköğretime başvuru azalıyor. Son YKS yerleştirme sonuçlarına göre de devlet üniversiteleri neredeyse tamamen dolarken vakıf üniversitelerinin dolum oranı yüzde 76’da kaldı. Cumhuriyet, eğitimde gelinen durumu uzmanlara sordu.
‘ÇOCUKLAR AYNI KOŞULLARDA EĞİTİM GÖRMÜYOR’
Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, eğitimdeki eşitsizliğe dair tespitlerini şu sözlerle aktardı:
“Çocukların bir kısmı tam donanımlı, nitelikli okullara giderken, büyük çoğunluk eski binalarda, laboratuvarsız, kütüphanesiz okullara mahkum ediliyor.” Milli Eğitim Bakanlığı’nın nitelikli-niteliksiz okul ayrımını giderek derinleştirdiğine işaret eden Özbay, “Varlıklı ailelerin çocukları özel okullara ya da iktidarın desteklediği nitelikli devlet okullarına gidebilirken, yoksul ailelerin çocukları kalabalık sınıflarda, materyal eksikliğiyle öğretmensiz geçen derslerle boğuşuyor. ‘Paran kadar eğitim’ anlayışı, sınavları eşitsizliklerin aynası haline getiriyor” dedi.
‘KAMUSAL EĞİTİME ÖNEM VERİLMİYOR’
“Eğitimdeki eşitsizliklerin ortada kalkması için parasız, bilimsel eğitim yaklaşımıyla bir bütçe ayrılması lazım” diyen Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise “Bütün eşitsizliklerin kaynağı aslında kamusal eğitime verilmeyen önemden kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı. Eğitim politikalarında nitelikten ve bilimsellikten uzaklaşıldığını ve bu nedenle parası olan ailelerin çocuklarını özel okula gönderdiğini aktaran Irmak, “Yoksul ailelerin çocukları ise bu niteliksiz okullara mecbur kalıyor. Bu durum çocukların okul terkine, böylece eğitim haklarının ortadan kalkmasına sebep oluyor” şeklinde konuştu.
‘EVRENSEL OLAN EĞİTİM HAKKI ZEDELENİYOR’
TÖB Sen Genel Başkanı Deniz Ezer yaptığı açıklamada, “Türkiye’de eğitim, yıllardır süregelen yapısal sorunlarla boğuşurken, ekonomik kriz bu sorunları daha da ağırlaştırmış durumda” değerlendirmesini yaptı. “Bugün gelinen noktada, eğitim sınıfsal bir özellik kazanmıştır”diyerek sözlerine devam eden Ezer, “Bu durum, eğitimin evrensel hakkı olma özelliğini zedelemekte, çocukları kaderine terk etmektedir. Bugün yapılması gereken, eğitim hakkını her birey için garanti altına alacak kamusal politikaların hayata geçirilmesidir” ifadelerini kullandı.
‘İKTİDAR CUMHURİYET İLE HESAPLAŞMAK İSTİYOR’
Eğitim Sen kurucu Genel Başkanı CHP’li Yıldırım Kaya da eğitimde özelleştirmenin bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyet’in temeli eğitimle atıldı. Cumhuriyet ile hesaplaşmak isteyen bir siyasal iktidarın ilk yapacağı iş eğitimi niteliksiz hale getirmek, fırsat eşitliğini bozmak olur. Eşitsizliği yaratırken temel argümanları laik ve bilimsel eğitimden, karma eğitimden çocuklarımızı uzaklaştırmak istemeleri. Bu, Cumhuriyet ile hesaplaşma mantığıdır”diye konuştu.
KAYNAK: CUMHURİYET – BATUHAN SERİM