CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon mitingine giderken Medyascope’tan Özgecan Özgenç’in sorularını yanıtladı. Yoğun programı sırasında Özel, yeni çözüm sürecine ve CHP’nin 19 Mart’tan bu yana sürdürdüğü eylemliliğe ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
DEM Parti ve MHP’ye çağrılar karşılık bulur mu?
Genel Başkan Özgür Özel’in de, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerinde süreci önemseyen ancak iktidarı eleştiren söylemleri öne çıkıyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz AK Parti, MHP ve DEM Parti olarak bu yolu beraber yürümeye karar verdik” sözlerinin ardından Özel, “Erdoğan iktidarını sürdürsün diye, yeni ittifak görüntüsü vermek için tarihi bir fırsatı heba etmesine izin vermeyeceğim” diye çıkıştı. İmamoğlu ise “Bu süreci kendi ikballeri ve siyasi çıkarları için bir fırsat olarak gören akıldan kendinizi ayrıştırmalısınız” diyerek DEM Parti ve MHP’ye çağrı yaptı.
Özel bu çağrıların nedenini ve bir sonuç almayı umup ummadıkları sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Aslında biz bir çağrı yapmıyoruz. Erdoğan kendi siyasi çıkarlarını ülkenin ortak menfaatlerinin önüne koyduğu için buna itiraz ediyoruz. Normal şartlarda, bütün dünyada bu tip sorunlar çözülürken bir ulusal mutabakata ihtiyaç var. Bunun için de toplumun hiçbir kesiminin, hiçbir partinin dışlanmaması lazım.
“Üçlü ittifak sözlerine tepki gelince metinden çıkardılar”
Cumhuriyet Halk Partisi içinde bulunduğu çok zorlu şartlara, uğradığı baskılara, gördüğü zulümlere rağmen tarihsel tutarlılığını sürdürüp bu sürece olumlu katkı vermek istediğini ifade ediyor. Hatta bu noktada bütün partiler MHP, DEM Parti, kendini bu süreçten ayrı tutan partilere saygı duyuyorum ama bu sürece katkı sağlamak isteyen bütün partiler bunun böyle olması gerektiğini söylerken bir anda Erdoğan ‘Çok önemli açıklamalar yapacak, sürpriz açıklamalar yapacak’ dediler.
Kızılcahamam kampında çıktı, önemli açıklama diye ‘Biz MHP, DEM yol yürümeye karar verdik’ dedi ve bunu bir siyasi ittifak gibi lanse etmeye çalıştı. Sonra bütün toplumdan tepkiler gelince, DEM Parti’den düzeltmeler gelince bu sefer metinden bunu çıkardılar, kapanış konuşmasında yine benzer bir şey dedi. Ama bu konuda ciddi itirazlar var.
“Erdoğan kendine çıkış yolu arıyor”
Biz bu sürece bir çıkar ilişkisi, parti çıkarı değil, ülkenin çıkarları olarak bakıyoruz. Erdoğan ise kendine bir çıkış yolu arıyor. Türkiye’nin çıkarları yerine AK Parti’ye bir çıkış yolu aramak çok menfaatçi bir tutum ve bu hem sürece zarar verir, hem de onun karşısındaki kimse enayi değil. Ne yapmaya çalıştığını herkes gördü. Bizim de yaklaşımımız bu.
Tabii ki diğer taraftan kimse Erdoğan’ın çizdiği çizgilerin içinde ya da dışında kalmak mecburiyetinde değil. Cumhuriyet Halk Partisi, bir yandan Diyarbakır’da demokrasi konuşulurken, İstanbul’da otokrasiye rıza gösterecek değil. Abdullah Öcalan’la müzakerelerin sürdüğü, PKK terör örgütü mensuplarının kiminin yurt içine gelmesi, kiminin başka ülkelere gitmesi, kiminin siyasete dahil olması gibi seçenekler dile getirildiği süreçte, CHP’nin bir Kürt belediye meclis üyesi alınıp da ‘Belediye meclislerinde temsilleri sağlandı’ deyip, buradan kent uzlaşısını kriminalleştirenler, hem geçmişte DEM Parti’de siyaset yapmış on kişiyi CHP’nin listelerinden girdikleri için hapislerde tutuyorlar, hem de iki tane belediye başkanımızı hapiste tutuyorlar. Şişli ve Esenyurt belediyelerine kayyum atadılar. Bunun yanında da birçok bürokratımız kent uzlaşısından içeride tutuluyor. Bunun da bu süreçte kabul edilebilir bir tarafı yok. Biz bu noktadaki itirazlarımızı dile getiriyoruz.
“Süreci kökünden sabote eden Erdoğan’ın siyasi yaklaşımları”
Bu işin bir bölümü ama işin bir diğer yanı, Erdoğan kendisine siyasi ittifak arıyor. Biz her şeye rağmen sürece olumlu katkı sağlamak istiyoruz. Ancak süreci kökünden sabote eden Erdoğan’ın siyasi yaklaşımları, siyasi ittifak gibi sunmaları. Bir yandan Kürt siyasetiyle müzakereleri sürdürüp, bir yandan da kent uzlaşısından arkadaşlarımızın içeride tutulmasının kabul edilemez olduğunun da altını bir kez daha çiziyoruz.”
“‘Ankara siyaseti yapın’ çağrısı zaman zaman aracılar kanalıyla da ulaşıyor”
Özgür Özel 19 Mart’tan bu yana ara vermediği mitingler için bu hafta Trabzon’daydı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) dönük operasyonların başlamasının tam da dördüncü ayında miting için İmamoğlu’nun memleketi seçildi. Her çarşamba İstanbul’un bir ilçesinde ve her hafta sonu farklı kentlerde yapılan mitinglerin son bulmasını isteyen Erdoğan, Özgür Özel’e Ankara’ya dönmesi ve İmamoğlu’nu gündemde tutmaya devam etmemesi çağrıları da yaptı.
Bu çağrıların kamuoyuna yansımayan bazı teklifler veya kapı arkası diplomasi girişimleriyle olup olmadığı sorusuna Özel’in yanıtı şöyle oldu:
“Kelime arasında zaten bunları hep duyuyorsunuz. ‘Ekrem İmamoğlu’nun arkasından çekilmeliler, mitinglere son vermeliler, Ankara siyaseti yapmalılar’ gibi ifadelerini aracılar kanalıyla, zaman zaman alternatif kanallardan ulaşıyor. Ama bu böyle resmi kurulmuş bir diyalog kanalı değil. O ayrı bir şey ama şunu söyleyelim, biz mitingleri boşuna yapmıyoruz.
“Toplumdaki öfkeyi örgütlemememiz düşünülemez”
Bu kadar zulüm varken bizim sessiz kalmamız, duyarsız kalmamız ya da toplumdaki bu öfkeyi, tepkiyi örgütlemememiz düşünülemez. Ama örneğin tutuksuz yargılama ortamının sağlandığı, TRT’den ve isteyen tüm kanallardan sansürsüz özgürce bütün yargılamanın yayınlandığı bir ortamda belki CHP miting takvimini gözden geçirebilir. Zaten bu mitingler tepki mitingleri, eylem bunlar. Bizim amacımız arkadaşlarımızı özgürlüğüne kavuşturmak.
“Amacımız arkadaşları yargılanmaktan kurtarmak değil”
Bakın bu mitinglerde amacımız arkadaşlarımızı yargılanmaktan kurtarmak değil. Biz adil, şeffaf yargılanmak ama tutuksuz yargılanmak ve milletin verdiği görevi yapmaya devam etmelerini sağlamak istiyoruz. Erdoğan hiçbir zaman tutuklanmadı, hiçbir zaman gözaltına alınmadı. Cezası kesinleşene kadar Erdoğan’ı kimse ne zorla aldı götürdü, ne gözaltında tuttu, ne tutuklu tuttu. Biz Erdoğan’a yapılan muamelelerinin bize yapılmasına razıyız.”
“Erdoğan ittifak ortağıyla ters düşmeyecekse yanaşacak”
Miting alanına vardığı esnada Özel, son sorumuza da kısaca cevap verdi. İmamoğlu’nun mahkemede yaptığı savunmaların etkisi göz önünde bulundurulduğunda TRT’den canlı yayına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanaşıp yanaşmayacağı konusunda Özel, “Yanaşırsa yanaşır, ittifak ortağıyla ters düşmeyecekse yanaşacak mecbur” dedi.