Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

“Bana ulaşmak, yanıma gelmek istiyor kızım. Elini uzatıyor: Cam!”

by aktifhabercom
October 5, 2020
“Bana ulaşmak, yanıma gelmek istiyor kızım. Elini uzatıyor: Cam!”
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Yaklaşık 4 yıldır cezaevinde olan gazeteci, TRT spikeri Hamza Günerigök, mektup yazdı.

Kendisi hapishanedeyken doğan kızıyla ilk karşılaşmasını anlatan Gök, hiç bir delil gösterilmeden aylardır hapishanede olduğunu belirtti. Kadınlar bölümünden geçerken karşılaştığı bir manzarayı da anlatan Günerigök, hapishane kapısının arkasında bir çocuğun kapılara vurarak ’’Kapıyı aç, kapıyı aç!’’ diye bağırdığını aktardı.

6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve yaklaşık 4 yıldır cezaevinde olan gazeteci, TRT spikeri Hamza Günerigök, kaldığı cezaevinden mektup yazdı. Yeni doğan kızını hapishanede ilk defa görüş gününde gördüğünü anlatan Gök, “Bana ulaşmak, yanıma gelmek istiyor kızım. Elini uzatıyor: Cam! Tutup sarılmak istiyorum kızıma; aramızda geçit vermeyen koca bir cam! Camı buğulandırıp bir kalp çiziyorum. Bir camın arkasında da olsa onun için atan bir kalp olduğunu bilmesi için. Parmak uçlarını camın üzerinde dolaştırıyor. Kirli, buğulu bir hapishane camına, sevdiklerimize dokunurcasına dokunuyoruz. Fazlası yok! Fazlası yasak!” dedi.


Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Can Holding soruşturmasında Kenan Tekdağ tahliye edildi

Can Holding soruşturmasında Kenan Tekdağ tahliye edildi

March 31, 2026
5.3k
Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı

Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı

March 31, 2026
5.8k

“KENDİMDEN BAHSETMEYE UTANIYORUM”

Hakkında hiç bir delil olmamasına rağmen cezaevinde olduğunu belirten Günerigök, “Bu enkazın ortasında kendimden bahsetmekten utanıyorum. 45 aydır hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tutukluyum. Yerel mahkemenin verdiği ceza süresi dolduğu halde, tahliye edilmiyorum. Gerekçe henüz onaylanmış bir cezamın bile olmaması. Ne hükümlü, ne tutuklu, bir tür rehin alınma hali.. Ve maalesef bu durumda olan tek kişi de değilim.” dedi.
 

TRT spikeri Hamza Günerigök gözaltına alındığında üzerinde Kafka’nın bir kitabı, Can Yayınları’nın öykü dergisi, iki öykü taslağı, defter ve kalem vardı.

Diyor ki: Bir gün hukuk, vicdan bu topraklara geri gelecekse kesilen başın benim olmasına razıyım. pic.twitter.com/eR9yfQWIEn

— Sevinç Özarslan (@sevincozarslan) October 5, 2020


HAPİSHANEDE TUTSAK ÇOCUK!

Kadınlar kısmının önünden geçerken bir çocuğun sesini de duyduğunu aktaran Günerigök, “Sımsıkı kapalı bir koğuşun demirden kapısının arkasında bir çocuk sesi.. ’’Kapıyı aç, kapıyı aç!’’ diye bağırıyor küçük bir çocuk. Minik avucunun içiyle kapıya vurduğunu duyuyorum sonra. Annesiyle beraber bir hapishane kapısının arkasına kitlenmiş bir çocuk. Yeryüzündeki hangi suç, hangi günah bir annenin çocuğuyla beraber bir kapının ardında tutulmasını haklı kılabilir ki?” diye soruyor.

İŞTE HAMZA GÜNERİGÖK’ÜN MEKTUBUNUN TAMAMI…

HUKUK, O ESKİ ÖRÜMCEK AĞI

Altı ay sonra kızımı kirli, buğulu bir hapishane camının arkasından görüyorum. Tam da evlilik yıldönümümüzde bir kızımız olacağını öğrenip sevinmiştik. Kızım annesinin karnında bir umut olarak büyüyor, henüz dünyanın ne ürkütücü uğultularla ne korkutucu zulümlerle dolu olduğunu bilmeden.

Basın kartlarımız sorgusuz sualsiz iptal edilmiş, bir gece yarısı KHK’sıyla işlerimizden atılmıştık. Ama umudumuzu diri tutuyorduk. ‘’Yanlış hesap Bağdat’tan dönerdi.’’ Bağdat o eski Bağdat değildi kuşkusuz. Harun Reşid’in masallarda tebdil-i kıyafet halkının arasında dolaştığı barış kenti hiç değildi. Fakat bir darbı meselin ötesinde anlam yüklüydü bu söz. Öyle olmadı, yanlış hesap hiçbir dönemeçten dönmedi. Ha bire oydu açtığı yaraları.

Kızım doğduğunda çoktan tutuklanmış bir hapishaneden başka bir hapishaneye ellerim kelepçeli sürülüyordum. Dördüncü yaşına adım atan kızımı şimdi 6 ay sonra bir kapalı görüş camının arkasından görüyorum. Ürkerek annesinin arkasına sığınıyor. Utanıyor, fotoğraflarından baba diye tanıdığı kişi şimdi dokunamadığı bir yakınlıkta bir camın arkasından ona bakıyor. Çocuklar da artık hapishanelerde kavuşmanın sınırlı zamanlar olduğunu, birazdan bir gardiyanın gelip onları dışarı çıkaracaklarını biliyorlar. Bana ulaşmak, yanıma gelmek istiyor kızım. Elini uzatıyor: Cam! Tutup sarılmak istiyorum kızıma; aramızda geçit vermeyen koca bir cam! Camın diğer tarafında kızım kanatlarını cama çarpıp her defasında geri düşen bir serçe telaşıyla yüzüme bakıyor. Yüzünde kendisi kadar küçük bir maske ve çaresizlik. Korona salgını nedeniyle, ayda bir 45 dakika yapabildiğimiz açık görüşlerimizde yok artık. Pes ediyor, uzatılan ahizeye de tek kelime etmeden oturup kalkıyor görüş camının önündeki pervaza.

Çaresizlik!

Bir camın arkasında tutsak edilmiş baba ne yapabilir kızı için? Camı buğulandırıp bir kalp çiziyorum. Bir camın arkasında da olsa onun için atan bir kalp olduğunu bilmesi için. Camın önünde yeniden ayağa kalkıp ışıl ışıl gözlerler önündeki kalbe tebessümle bakıyor. İşte beni daha aylarca hatta yıllarca ayakta tutabilecek tebessüm bu. Bir serçe tedirginliği ile yüreği çarpan kızımın tebessümü.. parmak uçlarını camın üzerinde dolaştırıyor. Kirli, buğulu bir hapishane camına, sevdiklerimize dokunurcasına dokunuyoruz. Fazlası yok! Fazlası yasak! Önümüzde gittikçe silinen kalbe bakıyoruz. Ve hala ilk günkü kadar dünyayı sevginin kurtaracağına inanıyorum. İnanmalı mıyım? Bu, böyle daha ne kadar sürebilir?

Görüş bitiyor, bir daha birbirimizi ne zaman görebileceğimizi, bir sonraki görüşün ne zaman olacağını bilmeden ayrılıyoruz. Kızım muhtemelen bir sonraki görüşe kadar bir kapalı görüş camına parmak ucuyla çizilmiş bir kalple hatırlayacak beni.

******

Koğuşa gelirken kadınlar kısmının koridorundan geçiyoruz. Sımsıkı kapalı bir koğuşun demirden kapısının arkasında bir çocuk sesi.. ’’Kapıyı aç, kapıyı aç!’’ diye bağırıyor küçük bir çocuk. Minik avucunun içiyle kapıya vurduğunu duyuyorum sonra. Annesiyle beraber bir hapishane kapısının arkasına kitlenmiş bir çocuk. Yeryüzündeki hangi suç, hangi günah bir annenin çocuğuyla beraber bir kapının ardında tutulmasını haklı kılabilir ki? Hızla geçiyoruz koridordan, çocuğun haykırışı bir bıçak kadar keskin! Keşke diyorum, yeryüzünde tüm kapılar yıkılsa.

Koğuşa döndüğümde bir bankada hesap açtırıp bir  sendikaya üye olduğu için 3 yıldır tutuklu olan bir koğuş arkadaşım şimdi beş yaşında oğlunun sitemini anlatıyor. ‘’Anne, bekliyorum,bekliyorum, bekliyorum babam yine gelmiyor. Ya da bir başka seferinde; ‘’her yerde aradım, babamı yine bulamadım.’’

Aramak! Bekleyiş! Çocukların çaresiz bekleyişi!

Görüş sonrası, üzeri bile tel örgülerle kapatılmış, daracık gri beton avluda oturuyoruz. Mustafa hocanın gözleri dolu. Bir görüş sonrası hüznünden daha büyük bir şey bu. ‘’Ne oldu?’’ diyorum. ‘’Abim’’ diyor, boğazı düğümlenerek. Mustafa’nın abisi de onun gibi öğretmen, bir başka memleket hapishanesinde yaklaşık 3 yıldır tutuklu ve kronik kalp hastası. Kalp kapakçıkları daha önce değiştiği halde muayene bile edilmeden cezaevinde yatabilir raporu verilerek tutuklanmış. Anlatmaya devam ediyor. Her ay düzenli olarak doktor kontrolünde ilacının ayarlanması gereken abisi, korona salgınının yayılmasıyla 6 aydır kontrole götürülmemiş. En son koğuşta fenalaştığı için hastaneye kaldırılmış. Kalp rahatsızlığına bir de zatürre eklenmiş. Hastane dönüşünde ise en ağır hapishane koşullarının olduğu bir hücreye kapatılmış. 14 günlük karantina.. ‘’Geçen hafta sabah sayımında gardiyanlar abimi yerde baygın bulmuşlar.’’ Diyor. Doktorlar beyin kanaması geçirdiğini söylüyorlar. Mustafa’nın abisi şu an yoğun bakımda, bilinci kapalı ve tedaviye cevap vermiyor.

Aynı acıyla hep beraber susuyoruz. Ölüm sessizliği!

Salgın nedeniyle gazeteler bir gün geç veriliyor. Günün yani dünün gazetesine bakıyorum. Kelepçelenerek adliyeye götürülen bir grup kadının haberi kapkara puntolarla ‘’örgütün ablalarına neşter’’ başlığıyla veriliyor. Henüz neyle suçlandıkları belli olmadan, henüz hakim karşısına çıkmadan, henüz yargılanmadan, bunlara ihtiyaç bile duyulmadan bir grup kadın, medyanın ve propogandanın diliyle suçlu, terörist ilan edilerek haklarında katı bir hükme varılarak götürülüyor. Gazetenin kapkara puntolu haberinin yanında bir köşe yazarı(!) kendini şarkılara verdiğini, günü caz dinleyerek geçirdiğini söylüyor. Sıraladığı şarkılara bir de günü Paul Mccartney &Wings’in  ‘’Silly love Songs’’uyla bitireceğini de ekliyor. Tebrikler doğrusu, insan kulaklarını ve gözlerini başka ne türlü tıkayabilir bilmiyorum. Ne kadar tuhaf bir tablo! Doktrinin suçlu kılarak hapishanelere doğru götürüldüğü kadınlar, yani onlarla beraber çocuklar, yani onlardan sonra ıssız bir çöle dönüşecek evlerde başka çocuklar fonda ise köşe yazarımızın müthiş duyarlılığıyla(!) müthiş önerisi(!)  Silly love songs .. Türkçesiyle; Aptal Aşk Şarkıları…

Neşter! Ve müthiş körlük!

Bir savaş sonrası enkazından çıkan hikayeler gibi nereye dönsem acı bir manzara. Kelepçelenmiş kadınlar, babalar, kavuşamayan ve beklemeyi öğrenen çocuklar. Bir türlü bitmeyen mahkemelerde gittikçe derinleşen acılar. İnsanın sevdiklerini göremediği, onlara dokunamadığı, gökyüzüne bile tel örgüler çekilmiş tutsaklık günleri..


TRT spikeri Hamza Günerigök, 45 aydır cezaevinde…

Bu enkazın ortasında kendimden bahsetmekten utanıyorum. 45 aydır hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tutukluyum. Yerel mahkemenin verdiği ceza süresi dolduğu halde, tahliye edilmiyorum. Gerekçe henüz onaylanmış bir cezamın bile olmaması. Ne hükümlü, ne tutuklu, bir tür rehin alınma hali.. Ve maalesef bu durumda olan tek kişi de değilim.

Şayet bu, hukuk diye dayatılıyorsa buna isyan ediyorum. Doktrin kendi adına işlenen suçları haklı göstermeye ve yine doktrinin kendi çıkarları uğruna istediği kişiyi suçlu ve terörist ilan etme barbarlığına isyan ediyorum.

Adorno ‘’gözümüzdeki kıymık en  iyi büyüteçtir’’ derken haklıydı. Sözde aydının ve propoganda aracına dönüşmüş medyanın modern köleleri olan gazetecelerinin hukuksuzluklarının boyutunu anlamasını beklemiyorum artık. Hukuksuzluk dönemlerinde yolu siyasallaşan mahkemelerden ve hapishane koridorlarından geçmeyenler kendi büyüteçlerinden yoksunlar.

Şu da kayıtlara geçmeli! Beklediklerimizin biz diri diri mezarlara gömülürken dönüp bakmamaları karşısında üzgünüm. Duvarlara geçen binlerce gün kadar üzgünüm.

Ve bu satırlar sözün tesirinin olmadığı bir çağda beklentisizlik içinde yazılıyor. Söylemek istediğim hukukun hala o eski, sizin de bildiğiniz, örümcek ağı olduğu. Zayıfın takılıp kaldığı, güçlünün yani muktedirin delip geçtiği ağ…

Bir gün hukuk, vicdan bu topraklara geri gelecekse kesilen başın benim olmasına razıyım. Ama çocuklar, ama kadınlar, ah çocuklar… Hepsi bu!

Tutuklu Gazeteci

kurban-2026-usa

Hamza  GÜNERİGÖK

Osmaniye 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi


 

ShareTweet
Previous Post

6-8 Ekim’de HDP’lileri Kobani’ye bakan götürmüş: Efkan Ala kimi işaret ediyor?

Next Post

NBA finalinde Miami Heat seriyi 2-1’e getirdi

İLGİLİHABERLER

Can Holding soruşturmasında Kenan Tekdağ tahliye edildi
GÜNDEM

Can Holding soruşturmasında Kenan Tekdağ tahliye edildi

March 31, 2026
5.3k
Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı
GÜNDEM

Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı

March 31, 2026
5.8k
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: 31 Mart günü yapıyor ya, mafya mısınız lan siz?
GÜNDEM

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: 31 Mart günü yapıyor ya, mafya mısınız lan siz?

March 31, 2026
5.4k
”Rapor neden açıklanmıyor?” Perinçek, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait C-130 kargo uçağının İsrail tarafından vurulduğunu öne sürdü
GÜNDEM

”Rapor neden açıklanmıyor?” Perinçek, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait C-130 kargo uçağının İsrail tarafından vurulduğunu öne sürdü

March 31, 2026
5.4k
Sigorta şirketi kendi istediği eksperi seçemeyecek
GÜNDEM

Sigorta şirketi kendi istediği eksperi seçemeyecek

March 31, 2026
5.2k
Açıklama yapmasına izin verilmedi: Mustafa Bozbey’in gözaltına alındığı anlar ortaya çıktı
GÜNDEM

Açıklama yapmasına izin verilmedi: Mustafa Bozbey’in gözaltına alındığı anlar ortaya çıktı

March 31, 2026
5.1k
Daha Fazla Haber
Can Holding soruşturmasında Kenan Tekdağ tahliye edildi

Can Holding soruşturmasında Kenan Tekdağ tahliye edildi

March 31, 2026
5.3k
Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı

Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı

March 31, 2026
5.8k
AB’nin enerji faturası bir ayda 14 milyar avro arttı

AB’nin enerji faturası bir ayda 14 milyar avro arttı

March 31, 2026
5.6k
Türk-İş: Yoksulluk sınırı 106 bin 817 lira

Türk-İş: Yoksulluk sınırı 106 bin 817 lira

March 31, 2026
5.6k
Sigorta şirketi kendi istediği eksperi seçemeyecek

Sigorta şirketi kendi istediği eksperi seçemeyecek

March 31, 2026
5.2k
Volkan Konak, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı

Volkan Konak, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı

March 31, 2026
5.2k
Kuzgunlar kurtları neden takip eder?

Kuzgunlar kurtları neden takip eder?

March 31, 2026
5.2k
Milli maç öncesi askeri casus krizi: Antrenmanı videoya aldı

Milli maç öncesi askeri casus krizi: Antrenmanı videoya aldı

March 31, 2026
5.3k
Koruma kararı verilen karısı dahil dört kişiyi öldürdü

Koruma kararı verilen karısı dahil dört kişiyi öldürdü

March 31, 2026
5.3k
Öcalan kendisi için yapılan konuta henüz taşınmamış

Öcalan kendisi için yapılan konuta henüz taşınmamış

March 31, 2026
5.3k
Bütün gece uyutmadılar: A Milli Takım’a gece yarısı havai fişekli taciz

Bütün gece uyutmadılar: A Milli Takım’a gece yarısı havai fişekli taciz

March 31, 2026
5.3k
Savcı, İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kasapoğlu’na tahliye istedi

Savcı, İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kasapoğlu’na tahliye istedi

March 31, 2026
5.2k
Türkiye’de 5G saatler sonra aktif edilecek: Telefonlarınızda hemen yapmanız gereken ayarlar

Türkiye’de 5G saatler sonra aktif edilecek: Telefonlarınızda hemen yapmanız gereken ayarlar

March 31, 2026
5.1k
ABD ve İsrail’in başlattığı savaş üniversitelere sıçradı: İran’da 21 kurum hasar gördü, Körfez’de uzaktan eğitime geçildi

ABD ve İsrail’in başlattığı savaş üniversitelere sıçradı: İran’da 21 kurum hasar gördü, Körfez’de uzaktan eğitime geçildi

March 31, 2026
5.2k
Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu

Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu

March 31, 2026
5.3k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.