Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Sürgün tiyatrocu Canbay: ‘Diktatörlük bizim kaderimiz mi?’ diye düşünmeden edemiyor insan

by aktifhabercom
March 28, 2021
Sürgün tiyatrocu Canbay:  ‘Diktatörlük bizim kaderimiz mi?’ diye düşünmeden edemiyor insan
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

35 yıl önce ‘terörist’ ilan edildiği ülkesinden ayrılmak zorunda kalan Mahmut Canbay: ‘Bir dejavu mu yaşıyoruz?’ yoksa ‘diktatörlük bizim kaderimiz mi?’ diye düşünmeden edemiyor insan.


Türkiye birçok dönemde gençlerini, aydınlarını ve bilim insanlarını sürgünde uzun yıllar yaşamaya mahkum etti, etmeye de devam ediyor. Tiyatro sanat yönetmeni Mahmut Canbay da bu isimlerden biri.

12 Eylül sürgünlerinden Canbay, 19 yaşında ülkesindeki işkence ve hukuksuzluklara mücadele etmeyi tercih ettiği için “terörist” ilan edilmiş.


12 Eylül atmosferinde hakkındaki suçlamaları ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını görünce ülkesini 1986’da terk etmeye karar vermiş. 35 yıldır Almanya’da yaşıyor. Mahmut Canbay tutunma sürecinde kendini sanatla yenilemiş.

Canbay, Köln’de tiyatro rejisi ve pedagojisi alanında akademik eğitim aldıktan sonra profesyonel olarak sanat çalışmalarına devam etmiş. Göçmen kökenli tiyatroculara yaptığı çağrı ile Türk, Kürt, İranlı, Yunan ve Alman 15 sanatçı bir araya gelerek Mut (cesaret) Tiyatrosu’nu kurmuşlar. Bu, Canbay’ın yaşadığı toplumda ezber bozan bir hamle. Zira göçmen kökenli sanatçılar Alman sahnelerinde yer bulamıyor. Üstelik oyunlarının birçoğu iki dilli. Böylelikle Mut Tiyatrosu Canbay’ın ifadesiyle Ali ile Hans’ı Fatma ile Monika’yı bir araya getiriyor. Ahmet Altan’ın mücadeleci ve korkusuz duruşunu konu edinen “Hücreden Düşünceler” adlı eserinden uyarlama yeni oyunları da Nisan ayında izleyiciyle buluşacak.

Kronos’tan Buket Güney Mahmut Canbay ile 12 Eylül sürecinde yaşadıklarını, göç hikâyesini, mülteci olarak tutunma süreci ve tiyatroyu konuştu.

35 yıldır Almanya’dasınız. Nasıl karar verdiniz Türkiye’den ayrılmaya?

Bu soru bana Ahmet Kaya’nın bir şarkısını hatırlattı: ‘Karar vermek zor.’ 12 Eylül darbesi olduğu günlerde tutukluydum. 1981’de tahliye edildiğimde 22 yaşlarındaydım. Çevremde yoğun bir baskı vardı. Artık çocuk olmadığımın herkes farkındaydı ve bir karar vermem gerekiyordu. Ya üniversite okuyacak ya da ekmeğimi kazanmanın yolunu bulacaktım. 12 Eylül darbesi hukuk, sosyal yaşam, eğitim, sanat, insan hakları gibi toplumun bütün can damarlarına müdahale etmişti. Gözaltı, işkence, binlerce tutuklu insan vardı. Dışkı yedirme, copla tecavüz, lağım suyuna batırıp çıkarmalar ve idam edilen gençler… Cunta yönetimine göre üniversiteler en tehlikeli yerlerdi. En büyük baskı ve kontrol buradaki gençlere uygulanıyordu. Üniversitelerin özerkliği kalmamıştı artık. Bilim insanlarına ‘askerler’ komut veriyordu.

17 YAŞINDA TUTUKLANDI, 5 YIL KAÇTI

Sizin ‘suç’unuz neydi?

Çocukluk yıllarında yaşadığım çevrenin etkisi olsa gerek, erken yaşta politikleştim. Siyasete ciddi bir ilgim vardı. 14 yaşındayken üç arkadaş yasak kitapları okula getirmek ve diğer öğrencilerin kafasını karıştırmak suçlaması ile iki hafta cezaevinde yattık. 1977’lerde yasa dışı örgüt üyeliğinden 17 yaşında tutuklandım. 80 darbesi olduğunda Ordu Cezaevi’ndeydim. 1981’de serbest bırakıldım. Orada binlerce insanın yaşadığı zulüm sebebiyle serbest kaldığıma sevinemedim. Kararlıydım. Aileme veda ederek 12 Eylül cunta yönetiminin son bulması için çeşitli grup ve inisiyatiflere katılarak mücadele edecektim. Bu, benim için darbe zihniyetine karşı aktif bir tavır almaktı. Çok kısa sürede hakkımda tutuklama kararı çıktı. 5 sene ülkede ‘illegal’ yaşamak zorunda kaldım. Anne ve babam defalarca benden dolayı tutuklandı ve işkence gördüler. Ülkeyi yönetenler, demokrasi ve özgürlük arayışındaki gençlere kulak vermek, taleplerini dinlemek yerine, orantısız bir şiddet uyguladı. Bununla mücadele ettiğimiz için ‘terörist’ ilan edildik. O şartlarda bu içi boş ve haksız suçlamaları ortadan kaldırma şansım olmadığından ülkemi 1986’da terk ettim.

Ve anlattıklarınız bugün de yaşanıyor; terörist ilan edilenler, işkenceler, ölümler…

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Depremin yıl dönümünde Kızılay Şube Başkanından skandal açıklama: Bilimsel olarak doğru olan o çadırın satılmasıydı

Depremin yıl dönümünde Kızılay Şube Başkanından skandal açıklama: Bilimsel olarak doğru olan o çadırın satılmasıydı

February 5, 2026
5.1k
Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar tahliye edildi

Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar tahliye edildi

February 5, 2026
5k

‘Bir dejavu mu yaşıyoruz?’ yoksa ‘diktatörlük bizim kaderimiz mi?’ diye düşünmeden edemiyor insan. Özellikle üniversitelere keyfi ve partizanca rektör atamaları ve buna karşı çıkan, demokratik haklarını kullanmak isteyen öğrencilere yapılan zulüm bana o dönemi hatırlatıyor. Diğer yandan hakkını arayan insanlar işlerinden atılıyor. 12 Eylül cuntası bile bugünkü hükümet gibi yüz binlerce kişiyi böyle mağdur etmemişti. Fark sadece şu: 12 Eylül darbesi ile bir askeri yönetim iktidara el koydu ve cuntanın lideri Kenan Evren bunu inkâr etmedi. Ve bizler 12 Eylül faşizmine karşı çıkarken, bir süre sonra bu askeri yönetimin son bulacağı ve uzun sürmeyeceği umudunu hep taşıdık. Ancak bu hükümetin gideceğini umut etmek ne yazık ki zorlaştı. Tekrar iktidar olamazlarsa ‘ortalığı kana bulamakla’ tehdit edecek kadar ileri gittiler. Saraydan yönlendirilen hükümet, iktidarı asla geri vermemek için kışkırtıcı, ayrıştırıcı ve düşmanlaştırıcı her yola başvurabiliyor. Askeri darbe döneminde bile bu kadar kin ve garabet yoktu. Bu hükümet aklımızla alay ediyor.

Çok ümitsiz gibisiniz.

Elbette ümidim var. Diktatörlükler her zaman kendi tezatlarını oluştururlar. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin mücadelesi buna güzel bir örnek. Korkmadan sokağa çıkıp direnen ve sesini yükselten insanlar var ve daha da fazla olacaktır. Buna sanatçılarda destek veriyor ve vermeliler.

Sanatla direnmek de imkânsızlaşıyor.

Kesinlikle! Sabah saat beşte her an kapın çalınıp, ‘Neden, gözaltına alınıyorum’ demene fırsat verilmeden tutuklanabiliyorsun. Başımızdan geçen bir olayı anlatayım. Şubat 2021 de İzmir’deki partner tiyatromuzun oyuncuları ile live-stream çerçevesinde ortak bir oyun sunacaktık. Birden iletişimimiz kesildi. Hiçbiri telefonlarına cevap vermiyor. Sonrasında öğrendik ki İzmir’de bir sokak tiyatrosunda hükümetin politikalarını eleştiren bir oyun sahneledikleri için arka arkaya haftalarca gözaltında tutulup mağdur edilmişler. Ben de iki yıldır Türkiye’ye gidemiyorum. İçişleri Bakanlığı hakkımda Türkiye’ye süresiz giriş yasağı koydu. Aynı 12 Eylül 1980’lerde olduğu gibi. Birçok sanatçı ve aydın, baskıdan dolayı bugün de ülkesini terk etmek zorunda. Sanatı kendi iktidarının maşası gören, “sanatçıyı” saraylarda yemekli, sazlı ve sözlü gösterilerle kontrol altında tutan bu zihniyet sanat anlayışına zarar veriyor.

Sanat sizin mücadelenize devam edebilmek için seçtiğiniz bir alan gibi…

Hayalperest bir insanım. Bu sebepten olsa gerek Don Kişot‘a ve cesaretine hayranım. Tiyatroda en çok etkilendiğim şey, hayal ve gerçekler arasındaki diyalektik bütünlük. Tiyatronun büyüsü burada başlıyor. Sahnenin, güzel görüntüsü, iniş çıkışları, oyuncuların yeteneği, vücudu, ruhu ve hayal gücüyle yarattığı etkileyici rol… Hiçbir yerde cesaret edemediğin soruları sahnede sorabiliyorsun. İşte burada beklenmedik çözümler bulunur, yeni bilgiler kazanılır.

Hayatın bütün ayrıntılarını tiyatro ile tabusuz ve cesaretle işlemek mümkün. Lise yıllarımda tiyatroya ilgi duymaya başlamıştım. Hatta 15 yaşında iken Gorki’nin “Ana” isimli oyununun provasını ailemle yapmıştık. Ülkeyi terk etmek zorunda kalıp Hamburg’a gelince, yaban ellerde “ah vah çekmek“ yerine meydan okuyan, hayata ikinci defa gözümü açıyormuş gibi büyük bir istek ve umutla, politik göçmen olarak yaşamımı idame ettirmeye çalıştım. Hamburg’a geldiğimde Ankara’da bale eğitimi almış bir arkadaşım Aydın Erol ve müzisyen Fuat Saka ile yollarımız kesişti. Dans, müzik ve tiyatro etkinliklerini organize edecek bir dernek kurduk. Ne yazık ki Aydın Erol bir kazaya kurban gitti. Fuat Saka, Aydın’ı kaybetmenin üzüntüsünden dernek çalışmasını götüremeyeceğini söyleyerek geri çekildi ve müzik çalışmalarına devam etti. Devam etmek isteyen arkadaşlarla tiyatroyu bugünlere getirdik.

Söyleşinin tamamı BURADA

ShareTweet
Previous Post

Meriç Nehri’nde yaşamını yitiren 9 yaşındaki Nurefşan Teke için Almanya’dan sessiz çığlık

Next Post

‘Kokain değil pudraydı’ demişti! Kürşat Ayvatoğlu’nun yalanını arkadaşları bozdu

İLGİLİHABERLER

Depremin yıl dönümünde Kızılay Şube Başkanından skandal açıklama: Bilimsel olarak doğru olan o çadırın satılmasıydı
GÜNDEM

Depremin yıl dönümünde Kızılay Şube Başkanından skandal açıklama: Bilimsel olarak doğru olan o çadırın satılmasıydı

February 5, 2026
5.1k
Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar tahliye edildi
GÜNDEM

Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar tahliye edildi

February 5, 2026
5k
Anayasa Mahkemesi’nin işkence tespitine rağmen KHK’lı öğretmene işkence yapan polislere beraat
GÜNDEM

Anayasa Mahkemesi’nin işkence tespitine rağmen KHK’lı öğretmene işkence yapan polislere beraat

February 5, 2026
5.1k
AKP genel başkan yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ hakkındaki haberlere erişim engeli
GÜNDEM

AKP genel başkan yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ hakkındaki haberlere erişim engeli

February 5, 2026
5k
ASAL Araştırma: Emeklilerin yüzde 80,3’ü aldıkları maaşla geçinemiyor
GÜNDEM

ASAL Araştırma: Emeklilerin yüzde 80,3’ü aldıkları maaşla geçinemiyor

February 5, 2026
5k
Zeydan Karalar hakkında tahliye kararı
GÜNDEM

Zeydan Karalar hakkında tahliye kararı

February 5, 2026
5k
Daha Fazla Haber
Trafikte önünü kesip dövdüler

Trafikte önünü kesip dövdüler

February 6, 2026
5k
Denizin altında kolları otobüs büyüklüğünde olan canavar keşfedildi

Denizin altında kolları otobüs büyüklüğünde olan canavar keşfedildi

February 6, 2026
5k
Ocak ayında 16 kadın ve 4 çocuk öldürüldü

Ocak ayında 16 kadın ve 4 çocuk öldürüldü

February 6, 2026
5k
Show TV, Can Yaman’dan özür diledi

Show TV, Can Yaman’dan özür diledi

February 6, 2026
5k
Forbes listesindeydi: Gökçe Güven, ABD’de 52 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya

Forbes listesindeydi: Gökçe Güven, ABD’de 52 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya

February 6, 2026
5.1k
Japonya beyaz esarete teslim: Can kaybı 42’ye yükseldi

Japonya beyaz esarete teslim: Can kaybı 42’ye yükseldi

February 6, 2026
5k
Fenomenlere yönelik yeni operasyon: Üç isim gözaltında

Fenomenlere yönelik yeni operasyon: Üç isim gözaltında

February 6, 2026
5k
Elon Musk kendi polis teşkilatını kuruyor

Elon Musk kendi polis teşkilatını kuruyor

February 6, 2026
5k
Gözler Umman’da; ABD’den vatandaşlarına “İran’ı hemen terk edin” uyarısı

Gözler Umman’da; ABD’den vatandaşlarına “İran’ı hemen terk edin” uyarısı

February 6, 2026
5k
Enkazdan tıp fakültesine uzanan hikaye: Depremde ölen ablam ve kız kardeşimin adını yaşatmak için çalışacağım

Enkazdan tıp fakültesine uzanan hikaye: Depremde ölen ablam ve kız kardeşimin adını yaşatmak için çalışacağım

February 6, 2026
5k
Boğaziçi’nde “kayyım rektör” protestosu: Akademisyen nöbetine katılan mezunlara kampüs yasağı getirildi

Boğaziçi’nde “kayyım rektör” protestosu: Akademisyen nöbetine katılan mezunlara kampüs yasağı getirildi

February 6, 2026
5k
6 Şubat’ın üçüncü yılında “Unutmak, affetmek, helalleşmek yok” yürüyüşü

6 Şubat’ın üçüncü yılında “Unutmak, affetmek, helalleşmek yok” yürüyüşü

February 6, 2026
5k
İzmir’de sağanak sırasında kamyonetle alt geçitte mahsur kalan sürücü öldü

İzmir’de sağanak sırasında kamyonetle alt geçitte mahsur kalan sürücü öldü

February 6, 2026
5k
SGK Başkanı Raci Kaya görevden alınarak BDDK üyeliğine atandı

SGK Başkanı Raci Kaya görevden alınarak BDDK üyeliğine atandı

February 6, 2026
5k
İngiltere Başbakanı’ndan Jeffrey Epstein özrü

İngiltere Başbakanı’ndan Jeffrey Epstein özrü

February 5, 2026
5k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.