​‘Washington’daki pazarlığın kamuoyu önünde dillendirilmeyen unsuru bu olacaktır’

ABD Temsilciler Meclisi’nin, Türkiye’ye yönelik sarsıcı iki tasarıyı arka arkaya ezici çoğunlukla onaylamasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyaretinde bir değişiklik olmadı.




Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’la yaptığı telefon görüşmesinin ardından 13 Kasım’da Washington’a geleceğini teyit etti.


ABD’li senatörler ise bu karar sonrası adeta öfke patlaması yaşadı. 

Senatörler, yaptırımların devreye girmesi için bastırırken ziyaretin iptali için de Trump’a çağrı yaptı.

Cansu Çamlıbel, Gazete Duvar’daki yazısında, “Belki de Sayın Cumhurbaşkanı daha ileri bir tepki göstermek için Senato’nun da benzer bir tasarıyı geçirmesini bekliyordur” yorumunu yapıyor.

Çamlıbel, Türk hükümetindeki yetkili ağızların ABD’yi soykırım kararı nedeniyle şiddetle kınarken mukabele adımlarından bahsedemiyor olmasını, “Ankara’nın mukabele adımı olarak öne sürebileceği yaptırımlar halihazırda ABD tarafından Türkiye’ye uygulanıyor ya da uygulanmak üzere” ifadesiyle açıklıyor.

Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConell’ın, Trump ile dirsek teması içinde Lindsey Graham ve Chris Van Hollen tarafından Türkiye aleyhine hazırlanan ağır yaptırım tasarısını yumuşatmaya çalıştığını hatırlatan Çamlıbel, “O tasarı da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mal varlığını araştırılmasını talep ediyor, bir de üzerine bizzat yaptırım uygulanacak Türk yöneticiler listesine Cumhurbaşkanını da eklemiş durumda” ifadesini kullanıyor.

“Aldığım duyumlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha Washington’a gitmeden kendisinin ve ailesinin yaptırım tasarılarına konu olmasına yönelik rahatsızlığını çeşitli kanallardan ABD Başkanı Trump’a ilettiği yönünde” diyen Çamlıbel, “Washington’da 13 Kasım’da yapılacak pazarlığın kamuoyu önünde dillendirilmeyen unsuru tam da bu olacaktır. İki yıldır Trump yönetimiyle yapılan tüm pazarlıkların Erdoğan açısından en kritik unsuru Halkbank dosyasıydı. Halkbank aleyhine ABD’de İran yaptırımlarını delme davası açılmasını engelleyemeyen Trump’ın gücü bakalım Kongre’deki Erdoğan’ın mal varlığına ilişkin talepleri gündemden düşürmeye yetecek mi?” diye soruyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ