Selvi: Karizmayı çizdirdik

Yandaş kalem Barzani karşısındaki hezimeti kabul etti.
Abdulkadir Selvi: Türkiye’nin çabaları referandumu erteletmeye yetmedi. Hatta sesimiz çok çıkmasına rağmen sonuç alamayınca karizmayı biraz çizdirdik. Bize düşen 25 Eylül sonrasına hazırlanmak. Yeni politikaları gerek...

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Ankara’nın tehdit politiklarının Kürdistan referandumuna engel olmadığını ve Türkiye’nin karizmayı çizdirdiğini yazdı.

Irak’tan sonra bağımsızlık halkasına PYD-YPG kontrolündeki Kuzey Suriye ekleneceğini öne süren Selvi, ‘ABD, 1. Körfez Savaşı’yla birlikte Ortadoğu’yu uzaktan yönetmeyi bırakıp sahaya indi. Bu süreci en iyi değerlendiren Kürtler, en yanlış okuyan ise biz olduk. Kürtler, ABD ile ters düşme yerine işbirliğini tercih etti. Irak’ın işgali sırasında verdikleri desteğin karşılığını Kuzey’de Kürt devleti, Suriye içsavaşında ABD askeri olmanın karşılığını ise PYD-YPG bölgeleri ile aldılar. Bizim durumumuz ortada’ ifadelerini kullandı.


Abdulkadir Selvi, ‘referandum ertelenir mi, savaş çıkar mı’  başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:

Bölge ülkelerinin referandumu erteletme çabaları etkili olmadı.

1- 1. Körfez Savaşı’ndan bu yana bölgesel aktörler sonuç almada etkili olmuyor. Bölgesel aktörler 1. Körfez Savaşı’yla birlikte ABD’nin bölgeye gelmesiyle inisiyatiflerini kaybetti. Ne Irak’ta ne Suriye’de etkili oldular. Uluslararası güçler hem masada hem sahada etkinler.

2- Bölge uluslararası güçler tarafından şekillendiriliyor. Irak’ta ABD, Suriye’de ise ABD-Rusya işbirliği söz konusu. Türkiye, uzun süredir ABD ile Rusya’nın Suriye üzerinde gizli bir anlaşması olduğunu düşünüyor. Suriye’nin ABD ve Rusya’nın nüfuz alanlarına ayrılması bu tezi doğruluyor.

3- İçsavaşlar ve bölünmeler üzerinden bölgenin haritaları yeniden çiziliyor. Bağımsızlık referandumuna ABD’nin bölgesel vizyonu açısından bakmak yararlı. Irak’tan sonra bağımsızlık halkasına PYD-YPG kontrolündeki Kuzey Suriye eklenecek.

4- ABD, 1. Körfez Savaşı’yla birlikte Ortadoğu’yu uzaktan yönetmeyi bırakıp sahaya indi. Bu süreci en iyi değerlendiren Kürtler, en yanlış okuyan ise biz olduk. Kürtler, ABD ile ters düşme yerine işbirliğini tercih etti. Irak’ın işgali sırasında verdikleri desteğin karşılığını Kuzey’de Kürt devleti, Suriye içsavaşında ABD askeri olmanın karşılığını ise PYD-YPG bölgeleri ile aldılar. Bizim durumumuz ortada.

5- Kürtler ABD’nin Ortadoğu’da İsrail’den sonraki ikinci müttefiki oldu. Trump yönetiminden etkin bir isim, “Ortadoğu’da birinci müttefikimiz İsrail, ikinci müttefikimiz ise Kürtler. Önceden Suudi Arabistan’dı ama Kürtler artık bizim Ortadoğu’da İsrail’den sonraki ikinci müttefikimiz oldu” diyerek bunu ortaya koydu. ABD, Kürt kartıyla hem bölge ülkelerini şekillendiriyor, terbiye ediyor hem de hiçbir demokratik denetime tabi olmadan bu bölgeleri “ABD üssü” gibi kullanıyor.

Türkiye’nin çabaları referandumu erteletmeye yetmedi. Hatta sesimiz çok çıkmasına rağmen sonuç alamayınca karizmayı biraz çizdirdik. Bize düşen 25 Eylül sonrasına hazırlanmak. Çünkü yeni dönem, yeni politikaları gerektiriyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ