Erdoğan kontrolü kaybetti

Yerel seçimlerden yaralı çıkan ve ekonomideki sıkıntıları çözemeyen iktidar, Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin altından kalkamadı. Parti içinde güç kaybı yaşayan Erdoğan'ın ise tabanda da karşılığını yitirmeye başladığı görüldü.


Doğası gereği tek kişiye endeksli Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi bir yıl geçmeden çöktü. Kurumlar çalışamaz hale gelirken sistemi kontrol edecek mekanizmaların altyapısının da olmadığı görüldü.

Dünya’da örneği olmayan bu sistemde tüm yetkileri üzerinde toplayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet – Parti arasına sıkışıp kontrolü kaybetti. Erdoğan, ne devleti ne de partisini idare edemez hali geldi. Muhalefetin tek adam diye tanımladığı sistem zamanla yalnız adam sistemine dönüştü.


Yeni sistemle birlikte ekonomik veriler dip yaparken, Enflasyon tavan yaptı, Üretim durma noktasına geldi, iç ve dış borç arttı, halk bankalara olan borcunu ödeyemez hale geldi. İcra dairelerindeki dosyalar 10 katına çıkarken, cezaevleri ise doldu taştı.

Hükümet cephesinde bunlar yaşanırken, AKP’de de tam bir kaos hakimdi.

Yeni bir siyaset dili üretemeyen AKP, son seçimlerde neredeyse akıl almayacak söylemlerle seçim propagandası yaptı. Milleti dinsizlikle suçlandı, AKP’ye oy verenler için “beraat belgesi” vaat edildi, muhalefet partilerine oy verenler terör örgütü ile beraber hareket ediyorlar diye suçlandı.

Çok kötü bir propaganda döneminden sonra AKP, elindeki büyük şehirler belediye başkanlıklarını muhalefet partilerine kaptırdı. 31 Mart İstanbul seçimlerinde yaklaşık 13 bin 726 farkla Büyükşehir Belediye Başkanlığını kaybeden AKP, 23 Haziran seçiminde de MHP’nin desteğine rağmen 806 bin 584 oy farkla kaybederek kendi çöküşünü resmen ilan etti.

En son yayınlanan kamuoyu araştırmalarına göre % 36’lara kadar gerilediği görülürken, çöküşün hızı da rakamlara böylece yansımış oldu. İstanbul seçimlerinden sonra iç çekişmelerle boğuşan AKP, içinden çıkması muhtemel partilerle daha da oy kaybedeceği kulislerde konuşuluyor. 

Erdoğan kudretli bir Genel Başkan olarak kendi tabanında bile değer görmediği belirtiliyor.Muhalefetin ileri sürdüğü tezler AKP tabanından bile karşılık bulurken, Cumhurbaşkanı’nın yanlış politikaları eskisi gibi ‘Reisin bir bildiği vardır’ diye geçiştirilmiyor. Çoğu AKP’li ‘bu kadar da olmaz’ diyecek konuma gelirken AKP’li yöneticilerin ‘Gerekirse siyasi tövbe ederiz’, ‘Bu seçim bizi cezalandırma seçimi değil’ gibi söylemlerine de itibar etmeyerek ‘artık dur’ demesini biliyor.

Kendi politikalarına karşı çıkan herkesi cezalandırmak istemesi Türkiye’de adaletin geldiği durumu gözler önüne seriyor.Artık herkesin açık açık dillendirildiği gibi bütün kurumlar çöktü. Hiçbir kurum yetkilerini kullanarak iş yapamaz hale geldi. Yapmaya kalkanlar da anında görevden alındı. Sistemin tek sahibi Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan.Evet, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi Çöktü ve Erdoğan Kontrolü kaybetti. Artık ne devleti ne de Partisini idare edecek durumda değil. Bu sisteme göre bir insanın böyle bir devleti ve milleti idare etmesi mümkün değil. Kurumlar çalışmadan, etkili denetim mekanizmaları devreye sokulmadan, Yasama-Yürütme- Yargı erkleri bağımsız olmadan bu sistemin işlemesi çok zor. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ