'Davutoğlu’nun partisi iki aya tabelasını asacak, eski bakanlar da var'

Seçimden önce dillendirilen AKP’den kopmuş isimlerin kuracağı yeni parti iddiaları, seçim sonrası hız kesmeden devam ediyor.


Özellikle eski başbakan Ahmet Davutoğlu ismi üzerinde yoğunlaşan yeni parti kulisleri, iktidara yakın medyada da yazılıp çiziliyor.

Yeni Şafak yazarı Hasan Öztürk, "Sayın Davutoğlu’nun oluşumu artık ‘Gül ve ekibi’ ile köprüleri iyice atmış. Ve parti bir ay içerisinde deklarasyon yayınlayıp iki ay içerisinde tabelasını asacakmış” iddiasını yazdı.


“Deklarasyona eski AK Parti milletvekillerinden 50-60 kişinin, eski bakanlardan 5-6 kişinin de imza atacağını duydum" diyen Öztürk, "2018’in 12’nci ayının 11’nci gününde bu köşede, ‘Pusuda bekleyenler 31 Mart 2019’dan sonra parti kuracakmış. Ama bu tek bir parti değilmiş. İki parti yoldaymış‘ demiştik" hatırlatması yapıyor.

Farklı kaynaklardan bu iddiasının teyit edildiğini söyleyen Yeni Şafak yazarı, “İki parti dedik ya bunlardan birincisi, eski Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nun başını çektiği eski bakanlardan Ömer Dinçer gibi isimlerin de içinde bulunduğu grup” ifadesini kullanıyor.

Öztürk, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ankara’da harıl harıl ‘istişare’ yapıyorlar. Anadolu’da değişik vesilelerle boy gösteriyorlar. Medyada kendilerine yakın yazar ve akademisyenler eliyle ‘Yeni bir siyasi söylem gerekli’ çıkışı yapıyorlar. İkinci oluşum ise 11’nci Cumhurbaşkanı Sayın Abdulllah Gül’ün organizasyonunda Ali Babacan’ın kuracağı parti.

Abdullah Gül’ün, 24 Haziran seçimleri sırasında ‘Çatı aday’ olmayı ‘Geniş birmutabakata’ bağlaması ve o ‘geniş mutabakat’ın oluşmaması nedeniyle ‘aday olmaması’ hafızalarımızdayken, 31 Mart seçimlerinden sonra Ak Parti ve MHP’nin kurduğu Cumhur İttifakı’nın yüzde 52 oy alması nedeniyle, frene bastığını öğrendik.

Demek ki kendilerine yakın kamuoyu araştırmacılarının ’Ak Parti yüzde 35 oy alacak, MHP ise bitti’ türlü haberler onları heyecanlandırırken, seçim sonrası Ak Parti’nin aldığı yüzde 44.5, MHP’nin 7,30’luk oy oranı Sayın Gül’ü ‘Bir süre daha bekleyelim, biraz daha yıpransınlar’ garanticiliğine itmiş.

Abdullah Gül’ün Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçime itirazları karara bağlayacağı gün olan 13 Nisan’dan bir gün önce, açıklamalar yaparak, ‘Dışarıdakilerle aynı dili kullanması’ ise kayıtlara geçirilecek kadar önemli."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ