Davutoğlu: “Emevi Camii’nde Cuma kılacağız” diyen ben değil Erdoğan’dı

Ahmet Davutoğlu, “Emevi Camii’nde Cuma namazı kılacağız” ifadesinin kendisine değil AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait olduğunu söyledi. Hükumetin ‘derin’ yapılara teslim olduğunu dillendirdi.
 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, eski patronu AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ve genel başkanlığını yaptığı iktidar partisini eleştirmeyi sürdürüyor. Hükumetin koronavirüs (Kovid-19) salgını konusunda vahim hatalar yaptığını belirten Davutoğlu, “İran ve İtalya’da ölümler zirvedeyken tedbir almadılar. Fevri ayaküstü kararlarla yol alınmaya çalışıldı” dedi.

SOYLU’NUN İSTİFASI VE ERDOĞAN’IN KABUL ETMEMESİ ŞOV


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Erdoğan’ın kabul etmemesi üzerine çektiği istifası için ‘şov’ diyen eski Başbakan, böylece sokağa çıkma yasağı öncesi yaşanan izdihamın üzerinin örtüldüğünü ifade etti. KRT TV’de Saygı Öztürk ve Elif Doğan Şentürk’ün sorularını cevaplayan eski Dışişleri Bakanı, AKP’yi ve icraatlarını eleştirirken ‘beraber yürüdükleri dönemleri’ savunan ifadeleri kullanmaktan geri kalmadı.

İşte o açıklamalarda öne çıkan başlıklar:

– Suriye konusunda tek yetkili ben olsaydım durum buraya gelmezdi. Sınırlardan sorumlu Genelkurmay Başkanlığı idi. Kararları veren Başbakandı, ben Dışişleri Bakanıydım.

– Artık yeni bir dünyada yaşıyoruz. AK Parti’nin 2002’de kurulduğu dönemdeki şartlar yok, 3 ay öncesi bile çok farklı.

– Meclis en zayıf dönemlerini yaşamaktadır. TBMM hiçbir zaman bu kadar etkisizleştirilmemişti. Türkiye kutuplaştırılmış, 2’ye bölünmüştür.

– Bir Cumhurbaşkanı’nın 17 gün ortaya çıkmaması doğru değildir. Fırsatçı politikalar izlemeyeceksiniz. Her şeyi brifing alarak söylüyorum. Gölge kabinemiz var bizim Gelecek Partisi olarak. İstanbul, Ankara ve sınır illerinde sokağa çıkma yasağı uygulanmalıdır.

– Varlık Fonunun kurulması baştan faciadır. Halka verilmek için ayırdığınız kaynağı, size yakın şirketleri kamulaştıracaksınız demektir.

– İnfaz Yasası örtülü affa dönüştürüldü. Devletin malına göz dikmiş rüşvetçiler, mafya liderleri, hırsızlar serbest kaldı. Salgında hapishaneler için düzenleme yapacaksınız, kronik rahatsızlığı olanlar, belli yaşın üzerindekiler ve tutuklu yargılananlar serbest bırakılsın. Öbür türlü fırsatçılıktır.

– Herkes mal varlığının hesabını versin dedim, birinci, ikinci derece yakınlarının da mal varlıkları araştırılsın. Rüşvet, zimmet suçlarını işleyenler, kamu malına göz dikenler hapis yatmayacak diyorlar. Anayasaya aykırıdır. Af çıkarmak için 360 vekilin oyu gerekir.

– Bütçe açığı 117 milyar, sadece Mart’ta. İmar yasası ile bedelli askerlikten gelen paralar nerelere gitti? Şeffaflık yok, ekonomi çok kötü yönetiliyor.

– Kaynaklar faize gidiyor. Merkez Bankası enflasyonu ve de faizi düşürmelidir. Türkiye’nin risk primi 630 CDS, bıraktığım ayda 230’du. Yunanistan’ın risk primi 270, Brezilya’nınki 312.

– Mart’ta 223 bin insan işinden ayrıldı. İşten çıkarmaları yasakladık dediler. Yalan; şark kurnazlığı… Günde 39 lira vererek insanlara geçinin diyor.

– Yerel yönetimlerle çekişmeye girerseniz enerjinizi boşa harcarsınız. Paralel yapı unvanı bir çeteye verildi. Halkın oyları ile seçilmiş belediye başkanı hakkında böyle konuşamazsınız. Hata bile yapsalar.

– Seçime girdiğimiz zaman Gelecek Partisi’ni göreceksiniz. Erbakan Hocamızın dediği gibi anketler filan fasa fiso. Bize televizyonlar tarafından ambargo uygulanıyor. Talimatla yönetilen bir basın var.

– Pelikan denilen çete bana saldırdığında herkes sustu. Şimdi kabine içine sıçradılar.

– AK Parti’yi 2002’de iktidara getiren siyasi yozlaşmaydı. Bugün de bir yozlaşma var. Eski Türkiye’nin bütün aktörleri AK Parti’yi kullanmaya çalışıyor. Sayın Erdoğan eskisi gibi ‘Eski Türkiye’ demiyor. Türkiye 90’lı yıllara geri döndü.

– 17-25 Aralık darbe teşebbüsü idi. O gün 3 isim hedef almıştı; Erdoğan, ben ve Hakan Fidan. Ama bir şey de varsa hukuk içerisinde üzerine gidilmeliydi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ