Türkiye devleti bizi yargılıyor ve kendisini gülünç duruma düşürüyor

Gazeteci-yazar Can Dündar, Alman Die Zeit Gazetesi'nde kaleme aldığı yazıda, Gezi Parkı eylemleri nedeniyle açılan davayı anlattı:




Siz hiç polisteki telefon dinleme kayıtlarınızı okudunuz mu?


Belki bazı Alman okurlarım, Stasi arşivinde bulmuştur kayıtlarını… Ben ilk kez geçen hafta okudum. Türkiye’nin en büyük protesto eylemi olan Gezi’nin iddianamesinde…

2013’te milyonların katıldığı eylem, 6 yıl sonra,  seçim öncesi yeni bir düşman arayan hükümetin aklına geldi ve ben dâhil 16 muhalife, "hükümeti yıkmaya teşebbüs" suçlaması ve müebbet hapis istemiyle dava açıldı. İstenen toplam ceza, 47 bin 520 yıl… 746 müştekinin başında, Gezi’nin kendisine karşı bir darbe girişimi olduğunu önesüren Erdoğan var.

Bir numaralı sanık, sivil toplum öncüsü, entelektüel bir işadamı olan Osman Kavala… Goethe Enstitüsü ile yürüttükleri bir proje toplantısından dönerken gözaltına alındı. 600 gündür tutuklu… İsyanı finanse etmekle suçlanıyor. Ancak iddianamede buna dair tek belge yok.

Tiyatrocu bir sanık, sahnelediği oyunla halkı galeyana getirmekle suçlanıyor. Bir belgeselci, çekilmemiş belgeselinden yargılanıyor. Benim Kavala’yla "alternatif medya" kurmaya çalıştığım öne sürülüyor. İddianamede, "polise çiçek vermek", "duvara yazı yazmak", "otoriteyle alay etmek" gibi "suçlar" da var.  Telefon kayıtlarımda, Federer-Nadal finali için iptal ettiğim bir randevudan,  arkadaşımın evinde çıkan fareye kadar türlü detayın olduğunu, sadece suç unsurunun bulunmadığını söylesem, savcının ciddiyetini anlatmaya yeter herhalde…

Asıl  "komedi", dinlemeleri yapan polis şefi ve savcıların sonradan hükümetçe "darbeye teşebbüs"le suçlanması ve bir kısmının halen firari olarak Almanya’da bulunması… Telefonunu dinlediği adamla aynı kaderi paylaşan polis şefi… " Başkalarının Hayatı"na taş çıkaracak bir film konusu olmaz mı?

Geçen hafta bir Alman otomotiv devinin Türkiye’de fabrika açacağı haberi, hükümet medyası tarafından müjdelendi. Türkiye’deki partnerleri yargılanan vakıflar suskun; yatırımcılar ise hukuksuz ülke için pek iştahlı… Tarih kitaplarında var benzer dönemler… Neyse ki biz, -Almanya’dan farklı olarak- gizli servis arşivleri halka açılmadan okuyabildik dinleme kayıtlarımızı… Türkiye’nin zulüm duvarı yıkıldığında biz de hepsini bir müzede sergileriz belki… İbret olur.

Bu yazı Die Zeit Gazetesi'nden alınmıştır
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER MEDYA HABERLERİ