Gazeteci İdris Yılmaz 6 aydır hücrede

Bölgede yaptığı haberler sebebiyle hedef haline getirilen gazeteci İdris Yılmaz, tam 6 aydır cezaevinde.
Elazığ Cezaevi’nde kalmakta olan Yılmaz, 6 aydır tecritte tutuluyor, mektupları verilmiyor, ailesiyle görüşemiyor. Avukatı Savaş Avcı, verilen cezalar ve verilmesi istenen cezalarla birlikte Yılmaz’ın 20 yılı aşkın hapis cezası ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Avukat Veysel Ok ise Yılmaz’ın yerel yöneticileri kızdıran haberleri nedeniyle hedef alındığını, iddianamesinin hala hazırlanmadığını söyledi.

AFRİN OPERASYONU NEDENİYLE GÖZALTINA ALINDI

Van Erciş’te yayın yapan Gazete Yaşam’ın kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni olan İdris Yılmaz, Afrin operasyonuyla ilgili sosyal medya paylaşımları nedeniyle ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek’ suçlamasıyla 22 Ocak’ta tutuklandı. Tutuklandıktan sonra hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden Elazığ Cezaevi’ne sevk edilen Yılmaz’a dönük yargı baskısı bununla da sınırlı kalmadı. Cezaevindeki Yılmaz hakkında bu kez de “örgüt üyeliği” iddiasıyla şubat ayında yeni bir soruşturma başlatıldı. Yılmaz, 27 Nisan’da Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı’nca SEGBİS ile ifadesi alındıktan sonra Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edilerek ikinci kez tutuklandı. Afrin paylaşımı nedeniyle tutuklu yargılandığı davadan 16 Mayıs’ta tahliye edilen Yılmaz, daha önce de gazetecilik faaliyetlerinden dolayı hakim karşısına çıkmıştı. Yılmaz, iftira ve hakaret suçlamalarıyla yargılandığı 4 davanın 3’ünden ertelemeli ceza almış 1’inden ise beraat etmişti.


‘BÖLGEDE GAZETECİLİK FAALİYETLERİNİN KEFARETİ HAPİS’

Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde Yılmaz hakkındaki iki dosyayı daha karara bağlandı. Erciş’te 3 okulda yaşanan cinsel istismarı haberleştirdikleri için gazeteci Erhan Akbaş ile birlikte “iftira ve yalan haber” iddiasıyla yargılanan Yılmaz, 5 Haziran’daki karar duruşmasında beraat etti. Yılmaz, Erciş’te korucuların bir çocuğa şiddet uyguladığı haberini yaptığı için “basın yoluyla iftira” suçundan yargılandığı davanın 17 Temmuz’daki duruşmasında ise 1 yıl 3 ay hapse mahkum edildi. Yılmaz’ın hukuki durumuna ilişkin bilgi veren Avukat Savaş Avcı, “Gazeteci İdris Yılmaz’ın gerek daha önce almış olduğu ertelemeli cezalar gerek devam eden davaları ile soruşturma aşamasında olan 2 dosyasının tamamı gazetecilik ve habercilik faaliyetidir. Verilen cezalar ve verilmesi istenen cezalar birlikte düşünüldüğünde müvekkilim, bölgede gazetecilik faaliyetlerinin kefareti olarak 20 yılı aşkın hapis cezası ile karşı karşıya” dedi.

AİLESİ İLE GÖRÜŞE GİDEMİYOR, MEKTUPLAR ULAŞTIRILMIYOR

Yılmaz’ın gazetecilik faaliyetlerinden yargılandığına vurgu yapan meslektaşı ve mesai arkadaşı Erhan Akbaş da, tutuklanmasının ardından üst üste davalar açıldığına dikkat çekti. Akbaş, Yılmaz’ın tutuklanmadan önce yaptığı haberler nedeniyle defalarca hedef gösterildiğini, tehdit edildiğini ve darba maruz bırakıldığını ifade etti. Yılmaz’ın kardeşi Ömer Yılmaz ise Elazığ Cezaevi’nde tecritte tutulan ağabeyini 7 aydır göremediklerini söyledi. Ekonomik koşulları imkan vermediği için görüşe gidemediklerini belirten Ömer Yılmaz, ağabeyinin Van’a nakli için Adalet Bakanlığı’na dilekçe gönderdiklerini, ancak henüz bir dönüş sağlanmadığını anlattı. Ailesi ve arkadaşları tarafından gönderilen mektupların ağabeyine ulaştırılmadığını söyleyen Ömer Yılmaz şöyle konuştu: “Haftalar önce gönderdiğimiz elbiseler de ulaştırılmamış. Cezaevini arayıp sorduğumuzda bize verdikleri cevap, ‘Köpeğe koklatıp öyle vereceğiz’ oldu.” Ömer Yılmaz, yalnızca iki haftada bir yapılan 10 dakikalık telefon görüşmesinde haber alabildiği ağabeyinin sağlık durumundan endişe duyduğunu söyledi. Ömer Yılmaz, ağabeyi tutuklu olduğu halde polisler tarafından evlerine baskın yapıldığını anlattı: “Polisler baskın yaptığında biz evde değildik. Kapıyı kırmışlar evde birçok şeye hasar vermişler. Polisler amcamı ve yengemi de darp edip, ‘İdris’e söyleyin akıllı olsun’ diye tehdit etmişler.”

‘33 KİLO VERDİM’

İdris Yılmaz, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’ne (MLSA) gönderdiği 14 Temmuz tarihli mektupta, hapishanede yaşadığı zorlukları anlattı. Mesafe ve maddi imkansızlıklar sebebiyle ailesinin görüşüne gelemediğini yazan Yılmaz, Elazığ Cezaevi’ne konulduğundan beri tek kişilik hücrede tutulduğunu ve tam 33 kilo verdiğini söyledi. Yılmaz, “Verilen yemekler gıda ihtiyacımı karşılamıyor. Geçtiğimiz gün diş ağrısı sebebiyle revire başvurdum ancak 15 gün sonra diş doktoruna çıkabildim.” dedi. Mektubunda, hastane sevki sırasında da kelepçeli muayene dayatıldığını aktaran Yılmaz, “Doktor kelepçeyi çıkarmak istese de asker ‘sorumluluk alamam’ diyerek buna engel oldu.” dedi. Yılmaz hapishanede yaşadığı zorlukları şöyle sıraladı: “Kitap sorunumuzu idarenin verdiği kitaplarla gidermeye çalışsak da yeterli olmuyor. İstediğimiz kitaplar genelde olmuyor. Haftada bir kitap alma hakkımız var onu da 1-2 günde bitiriyoruz. Haftanın geri kalan günlerini Cumhuriyet, Evrensel ve BirGün gazeteleri ve ekleriyle tamamlamaya çalışıyoruz. Tabii bu da yeterli gelmiyor. Atölye, kurs gibi etkinliklerimiz yok. Kütüphane yok. Terzi yok. Yaşanan bu sorunların çözüm için müdürle görüşmek istedim dilekçe yazdım. Yaklaşık 2 ay geçti halen dönüş yapılmadı.”

SEVK DİLEKÇELERİ ‘YER YOK’ DENİLEREK REDDEDİLDİ

Adalet Bakanlığı’na ve Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’ne Van’a sevki için defalarca dilekçe yazdığını aktaran Yılmaz, “Hakkımdaki kovuşturma ve soruşturma dosyalarının tamamının Van’da olduğunu, mesafe nedeniyle avukatlarımla görüşemediğimi ve mağduriyetlerimi belirtmeme rağmen tercih ettiğim 5 cezaevinde yer olmadığı gerekçesiyle sevkime olumsuz cevap verildi.” dedi.

AYLARDIR İDDİANAME HAZIRLANMADI

MLSA olarak Yılmaz’a hukuki destek sağladıklarını belirten Avukat Veysel Ok, tutuklu bulunduğu dosyadan Yılmaz hakkında bir iddianame ortaya konmadığını vurguladı. Ok, “İdris’in Van’da hükümet tarafından atanmış olan yerel yöneticileri kızdıran haberleri nedeniyle hedef alınması, uzun süredir iddianame olmaksızın, soruşturmasının yürütüldüğü Erciş’ten 470 km uzakta bir cezaevinde tutulması, tecrit altında bulundurulması birçok Anayasal hakkının ihlalini doğurmaktadır.” dedi. Ok, Yılmaz’ın tutukluluğuna itiraz yapıldığını ve Anayasa Mahkemesi’nden itirazın sonuçlanmasını beklediklerini aktardı. Yılmaz’ın dosyasının bölgede haber yapan diğer gazetecilere işletilen süreçle aynı olduğuna dikkat çeken Ok, “Ortada iddianame olmaması, avukatlarımızın dosyalara erişim sorunu, İdris’in yaptığı haberler nedeniyle hedef alınmış olduğunu gösteren birçok başka dava olması tutukluluğunun hukuksuz olduğuna ?dair kanaatimizi doğrular niteliktedir. İddianamesi ortaya çıkınca bunu daha da net olarak görebileceğiz.” diye konuştu.

‘DIŞ DÜNYA İLE İLETİŞİMİM KOPTU’

Mektubunun devamında dış dünya ile iletişiminin tamamen koptuğunu söyleyen Yılmaz, maddi imkansızlıklar nedeniyle televizyon alamadığını, bu ay hesabında yeterli para olmadığı için gazetelere de abone olamadığını yazdı. Okuyacak kitap olmadığı için yazmaya başladığını aktaran Yılmaz mektubuna şöyle devam etti: “Zamanımın çoğunu yazarak geçiriyorum. Okuyabileceğim kitap olmadığı için ben de kitap yazmaya karar verdim. Şu an çocuk gelinler konulu bir roman yazıyorum. Ayrıca din ve sömürge konulu bir makale hazırladım. Dinlerin toplumsal ve tarihsel kimliği üzerine bir şeyler karalıyorum. Unuttuğum türküleri yeniden hatırlayarak bazen avazım çıktığı kadar göğsümü patlatırcasına çığırıyorum. Diğer hücrelerdeki arkadaşlar da sesime ses veriyor. Zaman zaman avluma düşen uğur böcekleriyle ilgileniyorum.”

Kaynak: Cansu Pişkin, Evrensel

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER MEDYA HABERLERİ