​Gazeteci Ayşenur Arslan gözaltı anını anlattı: Burada bir taciz, gazeteciye yönelik gözdağı var

Ayşenur Arslan Halk TV’de hazırladığı Medya Mahallesi programında Eskişehir’de gözaltına nasıl alındığını anlattı. Arslan gözaltına alınması esnasında polisin elinde tebligat olmadığına dikkat çekti.




Arslan gözaltına alınmasını şöyle anlattı:


TÜRKİYE’DE SIRADAN BİR KİŞİNİN BAŞINA GELMİŞ OLAY OLARAK DA DİNLEYEBİLİRSİNİZ

“Başıma gelen şey çok abartılacak bir şey değil. Önce duyurmayayım diye düşündüm ama sonra dedim ki burada bir taciz var. Bir gazeteciye yönelik gözdağı var dedim ve duyurmaya karar verdim.

Bunu Türkiye’de sıradan bir kişinin başına gelmiş bir olay olarak da dinleyebilirsiniz.

Eskişehir’de bir otelde oturuyoruz. Yanımda Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru var.

O bir gitti, otel çalışanlarıyla konuştu derken yanında 2 polisle geldi İsmail. ‘Sizi almaya geldik, hakkınızda yakalama kararı var’ dediler.

Kaçmıyordum ki, yakalayasınız.

Masada iki polis, ben ve İsmail Kumru oturuyoruz. Karşılarında anneleri yaşında bir kadın, gazeteci, nasıl söyleyeceklerini de bilemiyorlar. Lafı ağızlarında yuvarlıyorlar.

Ben açık açık soruyorum.  ‘Gözaltında mıyım?’ diye ‘evet’ dediler. İki kere sordum.

Peki dedim şimdi ne olacak. Sizi götüreceğiz, muayeneye, sağlık kontrolüne, hastaneye. Sonra emniyete.

Sonra mahkemeye ifadeye çıkacaksınız.

Ne zaman? ‘Bilmiyoruz’

Nasıl bilmiyorsunuz diyorum.

Daha dosya gelmedi, diyorlar.

BEN NEDEN ARANIYORUM SORUSUNA CEVAP VEREMEDİLER 

Beni gözaltına almaya gelenler ‘ben neden aranıyorum’ sorusuna cevap veremediler.

Sadece bildikleri şu: Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesi bir yakalama kararı çıkartmış, ertesi gün öğrendim, çok komik.

Otelde TC kimlik numaranı veriyorsun ya bir yerlerde alarm çalıyor.

O zaman biR dakika dedim, gidiyim kendime bir gözaltı çantası alayım.

OTELDE GÖZALTI ÇANTAMI HAZIRLADIM. VATANDAŞLAR OLARAK BİR DEPREM BİR DE GÖZALTI ÇANTASI BULUNDURURUZ

Otelde gözaltı çantamı hazırladım. Kitabımı koydum, uyku ilacımı koydum. Koltukta daha rahat uyurum diye. Kalın çorap koydum, hırkamı koydum.

Biz Türkiye’de vatandaşlar olarak bir deprem, bir de gözaltı çantası bulundururuz.

Döne döne diyorlar ki ‘Sizi götürmek zorundayız’.

İsmail’e dedim ki, İsmail çocukları da zor durumda bırakmayalım, kalktık.

İsmail Kumru ‘Siz önden gidin biz arabayla takip edelim dedi! olmaz dediler.




BÜTÜN BUNLAR YARIM SAAT İÇİNDE OLDU

İsmail, Ya niye olmasın, kaçacak hali yok ya, gördünüz gelmeye de hazırlandı, çantası da yanında.

Polis minibüsüne gittik, tam bineceğim, İsmail kendini benim önüme attı ‘bir dakika’ dedi.

O sırada Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt geldi. Avukatlar filan, bütün bunlar yarım saat içinde cereyan etti. ‘Benim misafirim o, öyle size veremem kolay kolay’ dedi.

Önümüze resmen duvar ördü vermedi ‘zordur almak bizden kızı’ dediler. Resmen duvar oldu önüme.

POLİSİN ELİNDE TEBLİGAT YOKTU 

Bu andan itibaren olay bambaşka bir yere evrildi. Önce Eskişehir sonra Ankara ayağa kalktı. Bu arada polisin elinde tebligat olmadığı ortaya çıktı.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök devreye girmiş. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yardımcısı ile görüşmüş, derken gözaltı kararı birden tebligata döndü.

Emniyetten açıklama yapılmış. Gözaltı yok ki, sadece tebligata gidildi denmiş. Neyin tebligatı?

Tebligat denince ben şunu anlarım. Bir kağıt vardır, size verirler, imzalarsın, tebellüğ ettim dersin. Öyle bir evrak yok…

Beni niye almaya geldiklerine dair hiçbir fikirleri yok.

Bakın hanımefendiler, beyefendiler, bunları şunun için anlatıyorum. Eğer birlik olursa eğer hep birlikte ayağa kalkarsak bir şeyler değişiyor. Orada bana gözdağı vereceklerdi.

Ertesi gün, önce mahkemeye sonra nöbetçi mahkemeye gittim.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER MEDYA HABERLERİ