‘İnsanları açlığa mahkum ediyorlar’

Dostlar Tiyatrosu'nda sahnelediği Merhaba oyunu ile 60. sanat yılını kutlayan usta tiyatrocu Genco Erkal, "Korksam da yine bildiğimi, inandığımı yapacağım. Onlar da bir şey yapacaklarsa yapsınlar." diyor.




Euronews Türkçe‘nin söyleşi programı RÖP’te Tuluhan Tekelioğlu’na konuşan 80 yaşındaki usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal; devlet tiyatrosundan, şehir tiyatrosundan muhalif kimliğiyle tanınan insanların atıldığını, hatta televizyonlarda çalışmalarına engel olunduğunu söylüyor: “Kara listeler var. O listeye girdiğiniz vakit, ‘bunlara iş vermeyeceksiniz’ diyorlar. Zaten bütün medya basınıyla görseliyle tek elden yönetildiği için -iktidarın borazanı olduğu için diyelim- onlar da iş bulamıyor. İnsanları açlığa mahkum ediyorlar. Bu çok acı.”


Kenan Evren döneminden beri, 12 Eylül’ün en baskılı döneminden beri devletten yardım alırken, Gezi olaylarından sonra kara listeye konulduklarını söyleyen Erkal, “Sadece sanatçılara da değil, akademisyenlere de yapılıyor. Bir bildiriye imza attılar diye işlerinden atıyorlar. Yurt dışına çıkmalarını engelliyorlar. Pasaport vermiyorlar. Böyle bir ortamda insanların ayakta durmak için cesarete ihtiyacı var.” diyor.

‘Korku imparatorluğu çok güçlü’

“Gezi olaylarından sonra biz de kara listeye konduk ve ödeneklerimiz kesildi. Sponsorlarımız da korktular. Bir baktık sponsorlarımız da çekildi. Sadece seyircimizin desteğiyle ayakta duruyoruz. Bir korku imparatorluğu yaratıldı. Bu tepeden başlıyor. Türkiye’nin belli başlı holding sahibi, vakıflar sahibi büyük iş adamları en çok onlar korkuyor. Bunlardan bazıları, bu yeni hükümet programını açıkladığında birden bire en olmayacak şekilde ‘Aa fevkalade, çok bayıldık’ dediler… ‘İlişkilerimiz bozulur, bize ihale vermezler, ilişkilerimize engel olur’ diye inanmadıkları halde, iktidarı övmek zorunda hissediyorlar kendilerini.

Gezi olaylarında pek çok sanatçı büyük bir cesaretle orada bulundu. Onların büyük bir bölümü de sonra geri döndü. Yani kulakları büküldü, bayağı önemli isimlerdi. Bir baktık hemen pısmışlar… Korku imparatorluğu çok güçlü.”

‘Yine bildiğimi, inandığımı yapacağım’

60. sanat yılını kutlayan Erkal, “Korksam da yine bildiğimi, inandığımı yapacağım. Onlar da bir şey yapacaklarsa yapsınlar.” diyor.

“Devlet Tiyatrosu’ndan teklif aldım. 1965 yılıydı. ‘Benim bir projem var: Bir delinin hatıra defteri, onu gelip sizde oynayabilirim’ dedim. Genel Müdür bana dedi ki; ‘siz gelirsiniz, ne oynayacağınıza biz karar veririz’. Bu benim için kırılma noktasıydı. O zaman dedim ki başkasının karar verdiği şeyleri hiçbir zaman oynamam. Kendi inandığım, kendi savunduğum şeyleri oynarım dedim. O günden bugüne de böylece geldim.”

Dostlar Tiyatrosu’nda sahnelediği Merhaba oyunundaki ‘Sultan Palamut’ ya da ‘Hazreti Dangalak’ olarak bilinen karakterinin bugünden izler taşıdığını söylüyor Genco Erkal: “Bu oyun, en eski metinleri 400 yıl önce yazılmış Shakespeare tarafından. Ama sanki bugün bu ülke için yazılmış gibi. Saraylardan bahsederken, krallardan bahsederken. Sanki günümüzü anlatıyor Shakespeare 400 yıl öncesinden… Aziz Nesin’in, Brecht’in Nazım Hikmet’in yazdıkları da 60 yıl, 70 yıl öncesinden geliyor. Hepsi bugün yazılmış kadar gerçek ve güncel. Hazreti Dangalak da öyle… Orada bir diktatör hicvediliyor. Tabi ki bunu Aziz Nesin 12 Eylül döneminde Kenan Evren için yazmıştı ama bugün isteyen üzerine alınır, bilmiyorum yani…”

Genco Erkal söyleşisinin tamamı:





Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER KÜLTÜR & SANAT HABERLERİ