Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan: Mahşerin dört atlısı üzerimize geliyor

by aktifhabercom
October 19, 2021
TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan: Mahşerin dört atlısı üzerimize geliyor
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter
Kimse Yok mu

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, jeopolitik, iklimsel, sosyo-kültürel ve ekonomik risk ve tehditlere işaret ederek, ‘Mahşerin dört atlısı üzerimize geliyor’ dedi.

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) 50. Yılı projesi olarak, Türkiye’nin geleceğinin inşası için bir yol haritası önerisi içeren “Geleceği İnşa” başlıklı çalışmanın tanıtımı yapıldı.

Toplantıda açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan, dünyanın ve Türkiye’nin karşılaştığı risk ve tehditlere işaret etti.

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ortaokuldaki selefi yeminine ilişkin konuştu

Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ortaokuldaki selefi yeminine ilişkin konuştu

February 28, 2026
5k
AKP’li Bülent Turan: Adam il başkanı, kardeşi il müdürü; olmaz

AKP’li Bülent Turan: Adam il başkanı, kardeşi il müdürü; olmaz

February 28, 2026
5k

Özilhan, “Tabii ki tüm ülkeler zaman zaman ekonomik, ekolojik, teknolojik, kurumsal sorunlarla ve salgınlarla karşılaşıyor. Zaten siyasi yönetimlerin işi de bu gerilimleri çözmek. Ancak tüm bu gerilimlerin şiddette biçimde üst üste yıldığı tarihsel dönemler olağan dönemlerden farklılaşıyor. Bu değişimlere hazırlıksız yakalanmak ve iyi yönetememek kırılmalara yol açabiliyor. Buradan ilhamla bugün Türkiye’nin geleceğine baktığımda dünyadaki jeopolitik risklerin, sosyo-kültürel gerilim, derin iklim değişiminin etkilerinin ve bereketsiz dengesiz ekonomik büyümenin mahşerin dört atlısı olarak üzerimize geldiğini görüyorum” dedi.

Özilhan’ın konuşmasının satır başları şöyle:

Geçmişten ve bugünden radikal biçimde farklı olacak bir geleceğe ülke olarak hazır olabilmek için bu tehditlere biraz daha yakından bakmamız gerekiyor.

Tehditlerin başında jeopolitik gelişmeler var. Yakın geçmişte sert değişimler yaşadık. Önce iki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya geçtik, sonra Hindistan ve Rusya gibi ülkelerin ekonomik jeopolitik gücü artarken ABD’nin göreli konumundaki zayıflama ve AB ile yaşanan transatlantik uyumsuzluk çok kutuplu bir dünya kavramını gündemimize soktu.

SORUNLAR AĞIRLAŞIYOR

Ekonomik veya siyasi zorlukların yol açtığı büyük göçmen akımları, yetersiz ve dengesiz ekonomik büyüme ve sosyo-kültürel farklılıklar birleştiğinde ciddi gerilimler üretiyor ve tepkisel davranışlara yol açıyor.

Gelişmekte olan ülkelerde tüm hızıyla devam eden kentleşmenin yol açtığı sonuçların yönetilmesi ciddi kaynak ve yönetim mahareti gerektiriyor. Nitekim ülkemizde de kentleşmedeki hızlanmanın, üretim ve tüketim modellerinden, çevreye, toplumsal hareketlerden, siyasi tercih kaymalarına uzanan sonuçlarını gözlemliyoruz. Son yıllarda bu etkilerin üzerine eklenmiş olan sığınmacı hareketliliği, kalkınmanın adalet boyutunun ihmale gelmediğini hatırlatıyor.

Doğa bize fay hatlarına, dere yataklarına inşaat yapmamayı acı yoldan gösterdi. Toplumsal fay hatlarının da üzerini suni olarak örterek siyaset yapmanın, bu fay hatlarını ortadan kaldırmadığını biliyoruz. Farklı eşitsizliklerin iç içe geçtiğini ve ötelenen sorunların kartopu misali büyüdüğünü görüyoruz.

Huzurlu, mutlu, barış içinde yaşayacağımız bir gelecek için toplumsal adaleti, tüm boyutlarıyla tesis etmemiz, adil bir Türkiye hedefini başarmamız gerekiyor.

MERKEZ BANKASI’NIN BAĞIMSIZLIĞI TARTIŞILMAMALI

Büyümeli ve kişi başı gelirimizi artırmalıyız. Çünkü herkes refah artışı ister. Büyümek için öncelikle makroekonomik istikrarı sağlamak ve sürdürülebilir büyüme sürecini başlatabilmek gerekiyor. Bu doğrultuda en önemli adımlar, piyasa ekonomisinin kurum ve kurallarını güçlendirmek ve başta Merkez Bankası olmak üzere düzenleyici kurumların bağımsızlığını tartışma dışı bırakacak biçimde tesis etmektir.

Ancak, büyüme kadar büyümenin nasıl sağlandığı da önemli. Karşı karşıya olunan tehditler dikkate alındığında, büyümenin sadece hızlı değil, aynı zamanda istihdam yaratan, yeşil ve adil bir büyüme olması gerektiği ortaya çıkıyor. Bu nedenle, bugün paylaştığımız çalışmada, gelişmiş, saygın, adil ve çevreci bir Türkiye hedefinin altını çiziyoruz.

Ekonomik kriz, iklim krizi, jeopolitik krizler ve başta mülteci krizi olmak üzere toplumsal gerilimler, daha önce tek tek ele aldığımız sorunlar yumağını bir ateş topuna çevirdi. Bunlara ilave olarak, dördüncü sanayi devrimi olarak isimlendirilen süreç iyi yönetilemediği, teknolojiyi tüketen değil üreten olunamadığı durumda, yeni teknolojilerin yaratabileceği muazzam imkanların, yerini artan risklere bırakması da kaçınılmaz olacak. Bütün sorunların birbirine bağlandığı, birindeki çözümün mutlaka diğerlerini de dikkate alması gerektiği bir noktadayız.

DÜŞEN SADECE TL’NİN DEĞERİ DEĞİL

Cari açık ve bütçe açığına beceri açığı, bilgi açığı, liyakatlı kadro açığı ve yönetişim açığı da ekleniyor. Düşen sadece TL’nin değeri değil, su rezervlerimiz, birbirimize güvenimiz, ihracatımızda yüksek teknolojili ürünlerin payı, mutluluk ve huzurumuz da geriliyor. Sadece makroekonomik dengesizlikleri değil, bölgesel kalkınma farklılıklarını ve gelir dağılımı bozukluklarını da gidermek istiyoruz.

Faiz ve enflasyonun yanı sıra emisyonları, hava, su ve toprak kirliliğini de azaltmak gerekiyor. Üretimin, tüketimin, yatırımların artmasına ihtiyaç duyduğumuz kadar, hak ve özgürlük alanlarının genişlemesine de ihtiyaç duyuyoruz

 İlkelere ve kurallara dayalı küresel sistem içindeki konumumuzu güçlendirmek istediğimiz kadar gençlerin, kadınların, engellilerin ve tüm dezavantajlı kesimlerin ekonomik ve toplumsal hayata katılımını da artırmak istiyoruz. Küresel ticaret ve finans akımlarından aldığımız pay kadar akademik, bilimsel kültürel ve sanatsal çalışmalardaki payımızı da önemsiyoruz. Kısacası, daha güzel bir gelecek istiyoruz.

80 MİLYONUN İRADESİYLE ORTAYA ÇIKACAK

Bu noktada uygarlık yarışının bir sonraki aşamasına nasıl geçeceğimiz, daha güzel bir geleceği nasıl inşa edeceğimiz temel bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Bu sorunun cevabı 80 milyonun iradesiyle ortaya çıkacak.

Özlediğimiz geleceği nasıl inşa edeceğimiz konusunda çok önemli gördüğüm bir noktaya vurgu yapmadan konuşmamı tamamlamak istemiyorum. Bu da, mahşerin dört atlısı karşısında yönetişim anlayışımızın ve mevcut kurum ve kuralların ne ölçüde yeterli ve uygun olduğu.

DEMOKRASİ VE LAİKLİK VURGUSU 

Farklı dil, din, ırk, mehzep, etnisite, sosyo-ekonomik kökenden insanlardan oluşan milleti düşününce, herkesi harekete geçirmek, herkesin katkısını almak, kimseyi dışarıda bırakmamak ancak demokrasi ve laiklik ile mümkün olabilir. Demokrasi ve laiklik, farklılıklarımızın bizi bölen, ayıran fay hatlarına dönüşmek yerine kültürel ve düşünsel iklimimizi besleyen, bilimde, sanatta, teknolojide ileri gitmemizi mümkün kılan zenginlikler haline gelmesini sağlar. Tarihte de modern toplumun temelini oluşturan, ekonomik ve toplumsal gelişmenin önünde engel oluşturan sınıfların ayrıcalıklarını ortadan kaldıran bu ilkelerdir.

Nasıl ki modern dünyanın ortaya çıkmasında, sanayi devriminin koşullarının hazırlanmasında demokrasi asilzadelerin ayrıcalıklarına son vermişse, laiklik de ruhban sınıfının toplum üzerindeki kıskacını ortadan kaldırmış, özgürlük ve eşitliğin önünü açmıştır. Türkiye’nin de modernleşme sürecinde laiklik adeta ülkenin ve demokrasinin çimentosu olmuştur. 100 yıl önce cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ve arkadaşlarının modern dünyanın üyesi olmak doğrultusunda atmış oldukları geri dönülemez kararlı adımda en önemli ilke laikliktir. 100 yıl boyunca ayakta dimdik durmamızı sağlayan bu ilke önümüzdeki 100 yıl içinde de özlemlerimizi gerçekleştirmemizin en büyük teminatı olacaktır.

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER…

Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının sağlanması çerçevesinde devletin tüm işlemlerinde hukukla bağlı olması ve etkin hak arama özgürlüğünün güvence altında olması, çoğulcu ve katılımcı demokrasinin güçlendirilmesi; bütün vatandaşlar için tüm hak ve özgürlük alanlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarında geliştirilmesi, siyasette ötekileştirme, ayrımcılık ve nefret söylemleri ile mücadele edilmesi,
kuvvetler ayrılığını güçlendirmek için denge ve denetleme mekanizmalarıyla yargısal denetimin güçlendirilmesi, şeffaf, hesap verebilir, daha az merkeziyetçi ve etkin bir kamu yönetimi anlayışının yerleşik hale getirilmesi… Bu adımları atabilmek, geleceği hep beraber inşa edebilmenin temelini oluşturacaktır.

Bu adımları atabilmek, özlediğimiz toplumsal adaletin, küresel sistemin güçlü ve saygın bir aktörü olmanın ve gelecek kuşaklar için ekosistemin dengesini gözeten bir büyüme modelini inşa etmenin temelini oluşturacaktır.

KISIR TARTIŞMALAR, GÜNÜ KURTARAN ADIMLAR…

Sorunlarımızı geleceğe öteleyerek devam etme şansımız kalmadığı bir noktadayız. Çünkü o gelecek artık geldi. Bu nedenle öncelikle tarihsel olarak bir değişim ihtiyacında olduğumuzun farkına varmak gerekiyor. Ya tarihin akışının hızlandığı bu dönemeçte önümüze açılan fırsatlardan yararlanmak üzere ilerleyeceğiz ve geleceğimizi yeniden kurgulayacağız ya da kısır tartışmalarla, günü kurtarmaktan öteye gitmeyen adımlarla, öze değil makyaja dönük önlemlerle bu fırsatların heba olmasına seyirci kalacağız.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski de konuşmasında, “Hak ve özgürlüklerin genişletilmesine ihtiyaç duyuyoruz. Toplumların refahını belirleyen maddi olmayan kaynaklarıdır. İleri ülkelerin gerisinde kalmamak için raporumuzda ısrarla altını çizdiğimiz şu üç unsurun yer aldığı seferberlik içine girmemiz lazımi Bu üç unsuri nsani gelişme yetkinleşme, bilim teknoloji ve inovasyon, siyasi ekonomik toplumsal kurum ve kurumlar. Bu üç unsur bir bütünlük arz eder” dedi.

ShareTweet
Previous Post

Eğitim bakanı: Covid-19 nedeniyle 2 bin 225 sınıf kapandı

Next Post

Oyuncu Berna Laçin: ‘Kiraz pahalı’ dediğim için beni ifadeye çağırdılar

İLGİLİHABERLER

Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ortaokuldaki selefi yeminine ilişkin konuştu
EĞİTİM

Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ortaokuldaki selefi yeminine ilişkin konuştu

February 28, 2026
5k
AKP’li Bülent Turan: Adam il başkanı, kardeşi il müdürü; olmaz
GÜNDEM

AKP’li Bülent Turan: Adam il başkanı, kardeşi il müdürü; olmaz

February 28, 2026
5k
CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan gözaltına alındı
GÜNDEM

CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan gözaltına alındı

February 28, 2026
5k
CHP Sözcüsü Zeynel Emre: Neden panik oluyorlar? Diplomanız varsa getirin mahkemeye sunun
GÜNDEM

CHP Sözcüsü Zeynel Emre: Neden panik oluyorlar? Diplomanız varsa getirin mahkemeye sunun

February 27, 2026
5.1k
Diyarbakır’da avukatlardan Öcalan için “umut hakkı” yürüyüşü
GÜNDEM

Diyarbakır’da avukatlardan Öcalan için “umut hakkı” yürüyüşü

February 27, 2026
5k
Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye
GÜNDEM

Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye

February 27, 2026
5k
Daha Fazla Haber
Mehmet Tolga Akalın İYİ Parti’den istifa etti

Mehmet Tolga Akalın İYİ Parti’den istifa etti

February 28, 2026
5k
Netanyahu’dan Trump’a teşekkür, İranlılara çağrı

Netanyahu’dan Trump’a teşekkür, İranlılara çağrı

February 28, 2026
5k
İran’ın resmi haber ajansı hacklendi

İran’ın resmi haber ajansı hacklendi

February 28, 2026
5k
Benzine zam: İşte güncel akaryakıt fiyatları

Benzine zam: İşte güncel akaryakıt fiyatları

February 28, 2026
5k
Bolivya’da yeni banknotları taşıyan askeri nakliye uçağı düştü

Bolivya’da yeni banknotları taşıyan askeri nakliye uçağı düştü

February 28, 2026
5k
Bahçelievler’de uyuşturucu satıcıları jandarmaya ateş açtı

Bahçelievler’de uyuşturucu satıcıları jandarmaya ateş açtı

February 28, 2026
5k
Diyarbakır’da avukatlardan Öcalan için “umut hakkı” yürüyüşü

Diyarbakır’da avukatlardan Öcalan için “umut hakkı” yürüyüşü

February 27, 2026
5k
General Mobile: Telefon fiyatlarına yüzde 40 zam bekleniyor

General Mobile: Telefon fiyatlarına yüzde 40 zam bekleniyor

February 27, 2026
5.1k
Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye

Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye

February 27, 2026
5k
2025’te silahlı şiddetin en yoğun olduğu bölge Marmara

2025’te silahlı şiddetin en yoğun olduğu bölge Marmara

February 27, 2026
5k
Alican Uludağ Silivri 9 No’lu Cezaevi’ne nakledildi

Alican Uludağ Silivri 9 No’lu Cezaevi’ne nakledildi

February 27, 2026
5k
TMSF kayyım olarak atandığı şirketin atlarını satıyor

TMSF kayyım olarak atandığı şirketin atlarını satıyor

February 27, 2026
5k
Eskişehir’de korkunç olay: 7’inci kattan atladı, evinde kadın cesedi bulundu

Eskişehir’de korkunç olay: 7’inci kattan atladı, evinde kadın cesedi bulundu

February 27, 2026
5.1k
Göl yatağına yapılan otoyol sular altında: Konya Antalya yolunu araba yerine sörf yaparak geçti

Göl yatağına yapılan otoyol sular altında: Konya Antalya yolunu araba yerine sörf yaparak geçti

February 27, 2026
5.1k
Galatasaray’ın rakibi Liverpool

Galatasaray’ın rakibi Liverpool

February 27, 2026
5.1k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.