Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Türkan Elçi: Arkamızda devlet gücü yok, bizimle yürüyen ölülerin sesi var

by aktifhabercom
March 3, 2021
Türkan Elçi: Arkamızda devlet gücü yok, bizimle yürüyen ölülerin sesi var
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Tahir Elçi Davası’nda davaya katılma talebi daha önce reddedilen Türkan Elçi’ye bu kez söz verildi.

Kimse Yok mu

Tahir Elçi Davası’nda davaya katılma talebi daha önce reddedilen Türkan Elçi’ye bu kez söz verildi. Türkan Elçi, “Arkamızda devlet gücü yok, bizimle yürüyen ölülerin sesleri var.” dedi. Tahir Elçi, 28 Kasım 2015’te Diyarbakır Sur’da çatışmalara karşı basın açıklaması okuduğu sırada katledilmişti.

28 Kasım 2015 tarihinde basın açıklaması okuduğu sırada açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Diyarbakır Barosu’nun eski Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesiyle ilgili davada Elçi’nin eşi Türkan Elçi mahkeme heyetine müdahil olma talebinde bulundu.


Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye

Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye

February 27, 2026
5k
2025’te silahlı şiddetin en yoğun olduğu bölge Marmara

2025’te silahlı şiddetin en yoğun olduğu bölge Marmara

February 27, 2026
5k

Elçi “Bizim arkamızda ne devlet gücü ne devlerin gücü ne de sırtımızı yaslayacağımız duvarlarımız var. Bizimle sürekli beraber yürüyen ölülerin sesleri var hepsi o kadar.” ifadelerini kullandı. İddianamede Türkan Elçi, müşteki sıfatıyla yer aldı.

Türkan Elçi’nin mahkemedeki konuşması şöyle:

“Bilindiği üzere yüz otuz iki gün önce bu salonda uzun yılların ardından açılan bir cinayet dosyasının adalet arayışının ilk adımları atılacaktı, umutluyduk. Beş yılı aşkın bir zaman da geçmiş olsa umutluyduk.

Toplumda yaşadığımız genel atmosfer düşünüldüğünde ‘umut’ sözcüğü çoğu insan için inandırıcılığını yitirmiş olabilir, fakat gerçek bir mağdur hiçbir zaman umut etmekten vazgeçmez vazgeçemez, çünkü umut onların yaşam dayanağıdır.

Çoğu kayıp yakınından dinlediğim hikâyelerde gidenlerin günün birinde kapıdan içeriye gireceklerine, geri döneceklerine inandıkları gibi ben de adaletin tecelli etmesi gerektiğine hep inandım.

“SAYGI DUYDUĞUMUZ MAKAM BİZİ DIŞARIYA ATMAKLA TEHDİT ETTİ”

132 gün gün önce ‘adalet dağıtıcısı olarak addedilen makamınıza saygımız var, çünkü mağdur vekili olarak yapılan haksızlıkların adaletle buluşması için hukuka inanan bir insanın ruhunun mahkeme duvarlarında izi var’ şeklinde meramımızı anlatacaktık, fakat saygı duyduğumuz makam bizi dışarıya atmakla tehdit etti.

Makamınıza birilerini salondan atma olanağı tanındığını bilebilecek durumdayız, fakat bir yetki vicdani ve empati gibi değerlerden uzaklaştığında ortada iletişimi koparacak ve güveni sarsacak bir güç kalır.

Oysa hukuk düzeni, güven duygusu içinde bir yaşamı vadeden bulunmaz bir nimettir. Benim gibi bir mağduru dışarıya atmakla tehdit etmek oldukça kolay bir davranıştır, çünkü arkanızda bir mülkün devasa gücü var.

“ARKAMIZDA BİZİMLE SÜREKLİ BERABER YÜRÜYEN ÖLÜLERİN SESLERİ…”

Bizim arkamızda ne devlet gücü ne devlerin gücü ne de sırtımızı yaslayacağımız duvarlarımız var. Bizimle sürekli beraber yürüyen ölülerin sesleri var hepsi o kadar. Fakat bu da bilinmelidir ki bir mülk ancak ve ancak adaletle güçlenir, adaletle ayakta kalabilir.

İnsan evladı var olalı peşine düşüp bulmaya çalıştığı en önemli ortak değerlerin başında ‘adaletin’ geldiği de unutulmamalıdır. Albert Camus’nun anlatımıyla insanlar, herkeste herkesçe benimsenen ortak değere dayanamıyorlarsa insan için insan anlaşılmaz kalıyor demektir.

Adaletin gerçekleşme imkânı bu salondadır, onu gerçekleştirme yükümlülüğü de bu makama düşmektedir. Aynı zamanda bu makamın, yükümlülüğünü yerine getirirken objektif olduğu kanısını uyandırmak zorunluluğu vardır.

İlk duruşmada usul tartışması hususunda gösterilen direnç sanıkların salonda hazır bulundurulması konusunda da gösterilmiş olsaydı, yargılamanın sıhhatle yapılmasının olanakları yaratılsaydı, taraflara objektif yaklaşıldığına, adaletin tecellisi için gayret edildiğine kanaat getirilecekti.

Zımni de olsa bir yargıç, taraflara meylini hissettirdiğinde eşitlik ilkesinin varlığından söz etmek ne derece doğru olacaktır? Bir yargı makamı kendini adaletin hizmetinde değil de devletin bir memuru olarak görüyor ve sanık sandalyesinde devletin menfaati için çalıştığını iddia eden polisleri yargılama hususunda hassas davrandığını hissettiriyorsa bunun keyfi bir yaklaşım olduğu, keyfiliğin vicdanları yaraladığı da bilinmelidir.

HAZRETİ ÖMER’İN EBU MUSA’YA GÖNDERDİĞİ MEKTUP

Bir hâkimin meylini hissettirme konusunda Hz. Ömer, Ebu Musa’ya gönderdiği mektupta ‘Duruşma salonundaki yerlerinde ve duruşma anındaki bakışlarında taraflara eşit muamele et ki onlardan zengin olanlar adaletsizlik yapacağı zannını hissetmesinler, zayıf olanlar da adaletsizliğe uğrayacaklarını hatırlarına getirmesinler’ der.

Hâkimin tarafsız olması kadar tarafsız görünmesinin hissettirilmesi de önem arz eder ve bu nedenledir ki İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 10’uncu maddesinde ‘Herkesin hak ve yükümlülükleri belirlenirken ve kendisine suç yüklenirken tam bir şekilde davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakça ve açık olarak görülmesini istemeye hakkı vardır’ denilir.

Yargı makamından tarafsız, objektif, bağımsız ve başkalarından farklı tutulmamayı istemek de biz vatandaşların en doğal hakkıdır ve adil yargılanma hakkımızın temelini oluşturmaktadır.

Bugün bizi bu salonda bir araya getiren cinayet dosyasında maktul olarak yer alan, koca bir şehrin baro başkanı, ömrünü cezasızlıkla mücadeleye adamış Tahir Elçi; toplumun kaosa sürüklendiği, sokaklarda bombaların patlatıldığı, silahların gece gündüz susmak nedir bilmediği, masum insanların zarar gördüğü bir gidişata hiç kimsenin cesaret edip dur diyemediği bir anda sadece kendi insani duygularının etkisiyle ve savaşa karşı durmak gerektiğine olan inancıyla son sözlerini dile getirdiği anda katledildi.

“İNSANLARIN ÖLDÜRÜLMESİNİ ÖNLEMEK İÇİN HAYATIMI TEHLİKEYE ATMAMIŞSAM..”

Ölümler karşısında kendini sorumlu hissetmesi bana Karl Jaspers’ın bu sözlerini hatırlatır: ‘İnsanlar arasında insan olmalarından gelen bir dayanışma vardır ve bundan ötürü herkese karşı sorumludur bilhassa da kişinin tanıklığında işlenen yahut bilmiyor olamayacağı suçlara karşı. Bunları önlemek için elimden geleni yapmıyorsam ben de suç ortağıyım demektir. Diğer insanların öldürülmesini önlemek için hayatımı tehlikeye atmamışsam, sessiz kalmışsam kendimi hukuken, siyaseten ve ahlaken hiçbir şekilde anlaşılamayacak bir biçimde suçlu hissederim, tüm bunların ardından hâlâ yaşıyor oluşum bana kefareti ödenemez bir suçluluk yükler.’

Bugün ben de bu salonda bunu içtenlikle dile getirmek isterim ki; bir insan olarak insanların ölümünden duyulan mahcubiyeti yüreğinde hisseden bir baro başkanını katledenlerin cezalandırılması yönünde mücadele etmememiz de bize kefareti ödenemez bir suçluluk yükleyecektir. Bu talep bir eşin talebi olduğu kadar, bir suçun cezasız kalmaması için sıradan bir vatandaşın insani bir talebi olarak da kabul edebilirsiniz.

“BUGÜN BU SALONDA BİZİ BİR ARAYA GETİREN CİNAYETİN ACISI”

Yaşanan insanlık dramının karşısında kendini sorumlu hisseden birinin, kaosa mahal verecek şiddet dilini reddederek savaşa karşı olduğunu, savaşın taraflarından çekinmeden samimiyet ve cesaretle dile getirdiği esnada katledilmesi toplumda yankı bulmuş, ölümü esefle karşılanmıştır.

Bugün bizi bu salonda bir araya getiren cinayetin acısını dile getirip faillerin cezalandırılmasını talep ettiğim kadar bu menfur cinayetin, toplumun üzerindeki tezahürünün de göz ardı edilmemesi gerektiği hususuna dikkat çekerek adaletin tecelli edeceği beklentisinin toplumun umudu haline geldiğini de belirtmek isterim.

Sonu bir mabedin ayakları altında dramla biten bir senaryonun yazarlarının bulunup cezalandırılması huzur ve güven içinde bir ülkede yaşamamız açısından elzemdir. O daracık sokakta başrolleriyle, figüranlarıyla oynanan oyunun senaristinin, yönetmeninin, kurşunu sıkanın bilinemeyeceği veya işlenen suçun taksiren olduğu inandırıcı değildir.

Hukuk devleti ilkesi gereği, yaşadığımız mağduriyetin hukuksal çözümünü yargı mekanizmasına bırakmayı gerektirir. Yetkililerin yaşanan mağduriyet karşısında sessiz kalması, olanakların adaletin tecellisi için kullanılmaması, hukuka ve makamlara olan güveni zedeler.

İşlenen cinayetle kanayan yaranın onarılma görevinin yargıya düştüğü, kamu düzeninde karşılaşılan her türlü haksızlığın yargı makamlarınca çözülebileceği, adaleti tesis edebilme rolüyle toplumsal barışın ve huzurun sağlanacağı unutulmamalıdır, yargı toplumsal yaraları adaletle onarma işleviyle mükelleftir.

Yargı makamlarının adalet dağıtıcısı olarak tanrısallaştırılmış işlevini yerine getirmemesi, suçluların cezalandırılmaması neticesinde yargı hanesinde tarih boyunca hatırlanacak bir leke olarak yerini alacaktır. Davaya katılmama karar verilmesini talep ediyorum.

ShareTweet
Previous Post

‘Google, okurun yüzde 90.6’sını iktidar medyasına yönlendiriyor’

Next Post

Akşener: İyi Parti fezlekelerin önünü arkasını iyice okur, gereğini yapar

İLGİLİHABERLER

Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye
GÜNDEM

Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye

February 27, 2026
5k
2025’te silahlı şiddetin en yoğun olduğu bölge Marmara
GÜNDEM

2025’te silahlı şiddetin en yoğun olduğu bölge Marmara

February 27, 2026
5k
Okullarda çocuklara “uyuşturucu testi yapılacağı” iddiası: Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama
GÜNDEM

Okullarda çocuklara “uyuşturucu testi yapılacağı” iddiası: Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama

February 27, 2026
5k
Bahis soruşturması: Metehan Baltacı ve Mert Hakan Yandaş’ın aralarında olduğu 34 kişi hakkında iddianame düzenlendi
GÜNDEM

Bahis soruşturması: Metehan Baltacı ve Mert Hakan Yandaş’ın aralarında olduğu 34 kişi hakkında iddianame düzenlendi

February 27, 2026
5k
Öcalan’dan ikinci 27 Şubat mesajı: Sorunların sebebi demokratik bir hukukun yokluğu, din ve dil gibi milliyet de empoze edilmemeli
GÜNDEM

Öcalan’dan ikinci 27 Şubat mesajı: Sorunların sebebi demokratik bir hukukun yokluğu, din ve dil gibi milliyet de empoze edilmemeli

February 27, 2026
5k
Özgür Özel: Milli Eğitim Bakanı’nın eliyle ülkede kutuplaşma yaratılmaya çalışılıyor
GÜNDEM

Özgür Özel: Milli Eğitim Bakanı’nın eliyle ülkede kutuplaşma yaratılmaya çalışılıyor

February 26, 2026
5k
Daha Fazla Haber
General Mobile: Telefon fiyatlarına yüzde 40 zam bekleniyor

General Mobile: Telefon fiyatlarına yüzde 40 zam bekleniyor

February 27, 2026
5k
Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye

Aziz İhsan Aktaş davasında 7 tutukluya tahliye

February 27, 2026
5k
2025’te silahlı şiddetin en yoğun olduğu bölge Marmara

2025’te silahlı şiddetin en yoğun olduğu bölge Marmara

February 27, 2026
5k
Alican Uludağ Silivri 9 No’lu Cezaevi’ne nakledildi

Alican Uludağ Silivri 9 No’lu Cezaevi’ne nakledildi

February 27, 2026
5k
TMSF kayyım olarak atandığı şirketin atlarını satıyor

TMSF kayyım olarak atandığı şirketin atlarını satıyor

February 27, 2026
5k
Eskişehir’de korkunç olay: 7’inci kattan atladı, evinde kadın cesedi bulundu

Eskişehir’de korkunç olay: 7’inci kattan atladı, evinde kadın cesedi bulundu

February 27, 2026
5.1k
Göl yatağına yapılan otoyol sular altında: Konya Antalya yolunu araba yerine sörf yaparak geçti

Göl yatağına yapılan otoyol sular altında: Konya Antalya yolunu araba yerine sörf yaparak geçti

February 27, 2026
5.1k
Galatasaray’ın rakibi Liverpool

Galatasaray’ın rakibi Liverpool

February 27, 2026
5.1k
TFF’den Galatasaray’a tarihi ceza

TFF’den Galatasaray’a tarihi ceza

February 27, 2026
5.1k
Tacizcilerle kavga etti iddiası: Açığa alınan askerden mektup var

Tacizcilerle kavga etti iddiası: Açığa alınan askerden mektup var

February 27, 2026
5.1k
İşte Osimhen’in mutsuzluğunun nedeni

İşte Osimhen’in mutsuzluğunun nedeni

February 27, 2026
5.1k
Eczanelerde veresiye dönemi: Ekonomik kriz, ilaç alımına da yansıdı

Eczanelerde veresiye dönemi: Ekonomik kriz, ilaç alımına da yansıdı

February 27, 2026
5k
“Vatandaşlık maaşı”nın detayları belli oldu: 9 bin liranın üstünde geliri olan aileleri kapsamıyor, “Destek” 5 bin 615 TL’yi geçmeyecek

“Vatandaşlık maaşı”nın detayları belli oldu: 9 bin liranın üstünde geliri olan aileleri kapsamıyor, “Destek” 5 bin 615 TL’yi geçmeyecek

February 27, 2026
5k
Samsunspor, Rayo Vallecano ile eşleşti

Samsunspor, Rayo Vallecano ile eşleşti

February 27, 2026
5k
İstanbul’un göbeğinde kaçak villa dikti, şimdi 970 milyona satıyor

İstanbul’un göbeğinde kaçak villa dikti, şimdi 970 milyona satıyor

February 27, 2026
5.1k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.