Tüm işçi örgütlerine: Birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz

İstanbul'da üç konfederasyona bağlı sendika şubelerinin oluşturduğu İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu, korona salgınında çalışanların durumuna ve yapılması gerekenlere dair bir açıklama yaptı.


Açıklamada tüm işçi örgütlerine işçi hakları için ortak mücadele edilmesi çağrısı yapıldı.

İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu (İİSŞP) korona salgını nedeniyle online yaptığı toplantıda korona virüsü salgınına karşı çalışanların korunması ve hakları için yapılması gerekenlerle ilgili bir sonuç bildirgesi açıkladı.


‘TÜRK-İŞ, HAK-İŞ VE DİSK’E BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR’ 

Tüm iş kollarında çalışan milyonlarca işçinin, korona virüsü ve sonrasında ortaya çıkması muhtemel ekonomik, sosyal anlamdaki olumsuz etkilere karşı korunması noktasında üç büyük konfederasyona (Türk İş, Hak İş ve DİSK ) önemli görev ve sorumluluklar düştüğünü belirten platform, konfederasyonlara ortak mücadele çağrısı yaptı. Sonuç bildirgesinde öne çıkan başlıklar şu şekilde:

‘İŞTEN ÇIKARMALARI DENETLEME KOMİSYONU KURULMALI’ 

“Koronavirüs salgını ile mücadelede sonuç almak, vaka ve ölümleri azaltmak için zorunlu çalışılması gereken işyerleri haricindeki tüm işyerlerinde ücretli izin uygulamasına geçilmelidir. Çalışmak zorunda olan milyonlarca işçi, geçim derdi ile yaşam mücadelesi arasında kalmıştır. Tüm işçilere ücretli izin uygulamasına ek olarak salgının etkileri ortadan kalkana kadar ülke genelinde işten çıkarmalar yasaklanmalı, işten çıkarmalarla ilgili Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde, iş müfettişleri, sendikalar ve STK’lar dan oluşan “işten çıkarmaları denetleme komisyonu” oluşturulmalı, fırsatçılık yapan işverenlere karşı yasal ve mali açıdan caydırıcı tedbirler derhal alınmalıdır.

‘İŞÇİLERİN TEMSİLİYETİ SAĞLANMALI’

Ayrıca işyerlerinde yasal zorunluluk olan iş güvenliği komisyonları faal değilse faal hale getirilmeli ve işçilerin temsiliyeti mutlaka sağlanmalıdır. Kısa çalışma ödeneği, uzaktan çalışma, esnek çalışma gibi uygulamalar öncelikle işverenlerin ihtiyaçlarını gözeten uygulamalar olarak hayata geçirilmektedir. İşsizler için hiçbir şart aranmadan işsizlik fonundan yararlanmaları sağlanmalı, işçi ve emekçilerden yapılan kesintilerle oluşturulan tüm fonlar emekçilerin ihtiyaçları için kullanılmalıdır. Başta il pandemi kurulları olmak üzere salgınla mücadelede oluşturulmuş merkezi ve yerel tüm kurullarda sendikalar yer almalıdır. Sahadan sağlıklı verileri aktaracak en önemli merci sendikalardır.

‘ÇALIŞMAYA DEVAM EDENLER KORUNMALI’

Başta sağlık sektörü çalışanları olmak üzere, ilaç imalatı, kargo, güvenlik, gıda sanayi ve temizlik işçileri, kamu ve yerel yönetimler işçileri “toplum sağlığı” noktasında tüm kesimlerce takdir edilen bir özveri ile çalışmaktadır. Ancak bu sektörlerde çalışan işçiler, işçi sağlığı ve güvenliği kuralları noktasında sıkıntılar yaşamaktadır. Bahsedilen sektörlerdeki koruyucu ekipman eksiği, servis ve yemekhanelerde sosyal mesafe kurallarına uyulmaması, kâr hırsı ile kuralsız fazla çalışmalar ve yaygın olarak kısa süreli çalışma ödeneğine başvuran işveren yaklaşımları, işçilerin hayatını riske atmakta ve virüsün yayılmasını engelleyici politikalara sekte vurmaktadır. Bu noktada platformumuz kamu otoritesinin “denetleme” görevini ivedilikle yerine getirmesini istemektedir.

‘İŞYERLERİNDE YAYGIN TEST YAPILMALI’

Tüm sağlık otoritelerinin de üzerinde uzlaştığı gibi virüsün yayılmasını engellemek için izolasyon koşulları yaygınlaştırılmalı ve yaygın test uygulamasına geçilmelidir. Ne kadar çok test o kadar az vaka bir gerçeklik olarak önümüzde durmaktadır. Özellikle Kovid-19 testi pozitif çıkan işyerlerinde yaygın test uygulamasına geçilmeli, testi pozitif çıkan işçi ile temas halinde olan işçilerden başlamak üzere, ailelerine kadar yaygın test uygulanmalıdır. Ücretsiz sağlık hizmetlerine yaygın ve eşit ulaşım sağlanmalıdır. Çalışmak zorunda olan ve virüs ile mücadelede ön safta bulunan sağlık çalışanları, özel güvenlikler, kamu ve yerel yönetimlerde çalışan temizlik işçileri ve zabıtalar başta olmak üzere virüse yakalanan tüm işçi ve emekçiler için Kovid-19 iş kazası kapsamında ele alınmalıdır. Bu noktada 4857 Sayılı İş Kanunu, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunu Kovid-19 ve muhtemel pandemiler göz önüne alınarak talebe karşılık gelecek şekilde, sendikaların görüş ve önerileri alınarak güncellenmelidir.

‘KONFEDERASYONLAR ORTAKLAŞMALI’

Türkiye’deki üç büyük işçi konfederasyonu olan; Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’in Kovid-19’a ilişkin ortak mücadele geliştirmelerini İİSŞP olarak önemsemekte ve desteklemekteyiz. Tüm sektörlerde çalışan milyonlarca işçinin, salgın ve sonrasında ortaya çıkması muhtemel ekonomik, sosyal anlamdaki olumsuz etkilere karşı korunması noktasında üç büyük konfederasyonumuza önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. İİSŞP olarak işçilerin çıkar ve menfaatleri noktasındaki her mücadeleye omuz vereceğimizi deklare ederiz. Konfederasyonlarımızı da bu mücadeleyi ortaklaştırmaya çağırıyoruz.

‘SENDİKAL FAALİYETLERİ ASKIYA ALAN GENELGE GERİ ÇEKİLMELİ’

İşçilerin sendikal mücadelesinde en önemli kazanımları, kendi talepleri doğrultusunda şekillenen toplu iş sözleşmeleridir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın virüs gerekçesi ile yayınladığı ve toplu iş sözleşmesi süreçlerini ve sendikal faaliyetleri askıya alan genelgesi! derhal geri çekilmelidir! İçişleri Bakanlığı Kovid-19’un yayılmasını engellemek ve risk altındaki kesimleri korumak maksadıyla 65 yaş ve üstünün sokağa çıkmasını yasaklayan karar sonrası, genelgesinin kapsamını genişleterek 20 yaş ve altının da sokağa çıkmasını yasaklayan olumlu bir karar almıştır. Ancak özellikle sermaye kesiminden gelen baskı ile bu karar esnetilmiş, 20 yaş ve altı çalışan işçilerin çalışmasının önü açılmıştır. Bu karardan derhal vazgeçilmelidir! 65 yaş ve üstü ile 20 yaş ve altı risk grubunda bulunan aktif çalışanlar devlet tarafından ekonomik olarak desteklenmeli, yaşamlarını idame ettirecekleri ücreti devlet karşılamalıdır. Bu yaş grubundaki işçiler kapsam dışı bırakılmamalıdır.

‘1 MAYIS’TA TALEPLER ÖNE ÇIKMALI’

İşçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs yaklaşmaktadır ve bu 1 Mayıs, işçi sağlığı ve iş güvencesi ile birlikte işçi ve emekçilerin yaşam hakkının korunması taleplerinin öne çıkacağı bir süreçte ele alınacaktır. Ücretsiz sağlık, barınma, eğitim haklarının kullanımı konusundaki sorunlara karşı dünyanın her yerinde işçilerin yüreğinin bir atacağı ve ortak ses çıkardığı gün olacaktır. İİSŞP olarak şimdiden, işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı kutluyor ve tüm işçi ve emekçileri talepleri için birlik olmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz.”

İİSŞP’ye katılan sendikalar ise şöyle:

Deriteks İstanbul şubesi, Belediye-İş İstanbul 2 nolu şube, Sağlık-İş İstanbul şubesi, Haber-İş İstanbul Anadolu yakası şubesi, Harp-İş İstanbul şubesi, TÜMTİS İstanbul şubesi, TGS İstanbul şubesi, Denizciler Sendikası İstanbul şubesi, Petrol-İş İstanbul 1 ve 2 nolu şubeler, Güvenlik-İş İstanbul şubesi, Güvenlik-İş Marmara bölgesi başkanlığı, Tezkoop-İş İstanbul 5 nolu şubesi, Liman-İş İstanbul şubesi, Liman-iş İstanbul bölge başkanlığı, Genel-İş İstanbul Anadolu yakası 1 nolu şubesi, Lastik-İş İstanbul şubesi, Gıda-İş İstanbul bölge başkanlığı, İletişim-İş İstanbul temsilciliği, Camkeramik-İş temsilciliği.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ