Siyasetçilerden Rakel Dink’e tehdide ortak tepki: Yanındayız

Rakel Dink'le Hrant Dink Vakfı avukatlarına yönelik ölüm tehdidine siyaset dünyasından sert tepki geldi.


Mesajlarda olayın aydınlatılması ve Dink ailesinin yalnız olmadığı vurgulandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da tehdit mesajıyla ilgili soruşturma başlattı.

Hrant Dink Vakfı’na elektronik posta yoluyla tehdit mesajı gönderilmesi ve Rakel Dink’in yanısıra avukatların da ölümle tehdit edilmesine siyaset dünyasından ortak tepki geldi. Hrant Dink Vakfı’na elektronik posta yoluyla “Bir gece ansızın gelebiliriz” ifadesini içeren tehdit mesajı gönderilmiş, mesajda Hrant Dink’in eşi Rakel Dink ve vakıf avukatı da ölümle tehdit edilerej ülkeyi terk etmeleri istenmişti.


PERVİN BULDAN: AYRIMCI VE KUTAŞTAŞTIRICI ZİHNİYETİN DIŞA VURUMU

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, tehdit mesajı sonrası, “Hrant Dink Vakfına gönderilen tehdit e-maili son dönemlerde oluşan ayrımcı ve kutuplaştırıcı zihniyetin dışa vurumudur. Rakel Dink ve Vakıf yöneticilerine geçmiş olsun diyor yanlarında olduğumuzu belirtiyorum” açıklamasında bulundu.

 

SANCAR: HRANT DİNK VAKFI’NIN YANINDAYIZ

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise “Sevgili Hrant’ı 13 yıl önce katledenler, şimdi de Hrant Dink Vakfı’na ölüm tehditleri gönderiyor! Nefret söylemini yayan, ırkçılığı normalleştiren zihniyetin besleyip cesaretlendirdiği bu kötülük odaklarına karşı Hrant Dink Vakfı’nın yanındayız” dedi.
 
CHP’Lİ TANRIKULU: CİDDİYE ALIN, GENİŞ SORUŞTURMA BAŞLATIN

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanlığı ile İstanbul Valiliği’ne seslenerek, son dönemde artan kilise saldırılarına dikkat çekti. Tanrıkulu, “Özellikle son dönemlerde yoğunlaşan kilise saldırılarını da içine katarak sosyolojik bir araştırma yapmalı, geniş bir soruşturma başlatmalısınız. Ciddiye almadığınız taktirde oluşacak ihlallerden hukuken ve siyaseten siz sorumlu olacaksınız” ifadelerini kullandı.

HDP’Lİ PAYLAN: HRANT DİNK’İ BÖYLESİ BİR İKLİMDE DEVLET ÖLDÜRDÜ

HDP’nin Ermeni Milletvekili Garo Paylan da “Nefret iklimini bitirin!” diye seslenerek, “Hrant Dink’i böylesi bir iklimde devlet öldürdü. 13 yıl sonra, Rakel Dink yine bir nefret ikliminde ölümle tehdit edildi. İktidarın kullandığı nefret söylemleri ve nefret politikaları, nefret suçlarının yeniden yolunu açıyor. Nefret iklimini bitirin! Tehdidin üzerine gidin!” mesajını paylaştı.

 
BABACAN: RAKEL DİNK’İ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ

Twitter hesabı üzerinden açıklama yapan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Hrant Dink Vakfı’na yönelik tehditler, ayrımcılığı teşvik eden bir siyasi iklimin ürünüdür. Ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı her kesimi savunacak, Rakel Dink’i ve vakıftaki arkadaşlarını yalnız bırakmayacağız” dedi.

 

GELECEK PARTİSİ: KISIR DÖNGÜYÜ YÜZÜMÜZE VURAN BİR ÖRNEK

Gelecek Partisi de tehdide sert tepki gösterdi. Parti’nin resmi sayfasından yapılan açıklamada, “Hrant Dink’in 2007 yılında, dönemin iktidarını köşeye sıkıştırıp Türkiye’yi vesayetleri altında tutmak isteyen karanlık mahfillerce öldürülmesinin ardından kurulan Hrant Dink Vakfı, Rakel Dink ve avukatının bugün ölüm mesajlarıyla tehdit edilebilmesi, ülkemizin yaşadığı kısır döngüyü yüzümüze vuran örneklerden birini daha ortaya koymuştur” denildi.

 

“MEZKÛR KARANLIK BU ÜLKEYE YABANCI DEĞİL”

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Bizler, o günlerde de karşısında durup mücadele verdiğimiz bu karanlık zihniyeti yakından tanıyoruz. Hukukun, toplumsal barış ve özgürlüklerin karşısında, öfke, kin, ayrımcılık ve her türlü vesayetin yanında konumlanan mezkur karanlık bu ülkeye hiç de yabancı değildir. Bu zihniyet, hukukun rafa kalktığı, özgürlüklerin kısıtlandığı, despotik uygulamaların neşvünema bulduğu ortamlardan beslenir. Toplumun sinir uçlarıyla oynayarak, fay hatları üzerinde gezinerek adalet duygusunu tarumar edip, bir arada yaşamın umutlarını dinamitlemeyi marifet bilir.”

“DEŞİFRE EDİLMESİ ÖNEM ARZ EDİYOR”

“Ölüm tehdidinin içinde yer alan “Bir gece ansızın gelebiliriz” şeklindeki manidar ifadenin bilinçli olarak seçildiği açıktır. Bu yönüyle bugünün iktidarını da töhmet altında bırakıcı bir sinsilik içermektedir. Böyle olması nedeniyle, sadece vakfın yöneticilerinin can güvenliği açısından değil, iktidar açısından da bu karanlık zihniyet odaklarının ivedilikle deşifre edilmesi önem arz etmektedir. Hukuk, adalet ve toplumsal barışın inşası için hep birlikte mücadele vermek, bu karanlık mahfillere dönük en anlamlı ve güçlü mesaj olacaktır.”

HRANT’IN ARKADAŞLARI: GÖZ GÖRE GÖRE GELEN HRANT DİNK CİNAYETİNİ HATIRLATIYOR

Hrant’ın Arkadaşları grubundan yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Söz konusu mesajlar tam da göz göre göre işlenen Dink cinayetini hatırlatır biçimde ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ sloganını içeriyor. Son günlerde dört bir yanda kendini gösteren ırkçı,ayrımcı ve nefret suçu barındıran hadiseler de göz önünde bulundurulduğunda; bu tehditlerin kamuoyu ve yetkililer tarafından büyük bir ciddiyetle ele alınması gerektiğini hatırlatır sorumluluklarını yerine getirmeye davet ederiz. Karşı karşıya olduğumuz durum, geçiştirilebilecek, görmezden gelinebilecek, ‘bir şey çıkmaz bundan’ diyerek gündem dışına itilebilecek türden değildir. Hiç kimse Rakel Dink’i tehdit edemez. Hiç kimse Dink Ailesi’ni tehdit edemez. Hiç kimse avukatları, vakıf çalışanlarını tehdit edemez. Rakel Dink’in, Dink Ailesi’nin, avukatların ve Hrant Dink Vakfı çalışanlarının sonuna kadar yanındayız.”

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tehditle ilgili resen soruşturma başlatıldı.

Başsavcılık soruşturma kapsamında Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğüne konuyla ilgili talimat yazısı gönderdi. Yazıda, söz konusu tehdit olayına ilişkin gereken tüm araştırmanın titizlikle yürütülerek şüpheli veya şüphelilerin tespitine çalışılması ve suç ihbarında bahsi geçen elektronik postanın ekran görüntüleri ile birlikte temin edilerek, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince de ilgili elektronik postanın incelenmesi talimatı verildi.

Savcılığın yazısında, ayrıca şüphelilerin kimlik tespitine çalışılması ile söz konusu elektronik postanın ekran görüntülerinin tahkikat evrakına eklenilmesi istendi. Tehdide maruz kaldığı iddia olunan vakfın yöneticileri veya mütevelli heyetinin müşteki sıfatıyla ifadelerine başvurulması istenen yazıda, olaya ilişkin gereken araştırmanın kapsamlı bir şekilde yapılabilmesi için güvenlik büro ve terör büro ile irtibatlı bir şekilde olayın araştırılarak muhtemel şüpheli şahısların arşiv kaynakları üzerinden araştırılması talimatı iletildi. Yazıda, şüphelilerin tespiti halinde ivedi bir şekilde başsavcılıktan talimat alınması da vurgulandı.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ