Osman Kavala tahliyesini istedi, hakim “Edersem ikametinizi verir misiniz” diye sordu

Aralarında iş insanı Osman Kavala’nın da olduğu 16 şüphelinin müebbet istemiyle yargılandığı Gezi davası İstanbul Silivri’de başladı. Kavala ilk duruşmada tahliyesini istedi.



Tutuklu sanıkların kimlik tespitleri yapılarak başlayan duruşmada Osman Kavala, “Gezi olaylarında barışçıl faaliyetlerde bulunan yüz binlerce kişiden biriyim” dedi. Kavala tahliyesini istedi. Mahkeme Başkanı ise Kavala’ya “Tahliye olmanız durumunda ikamet adresinizi verir misiniz” diye sordu.


Kavala savunmasında şunları söyledi:

“Hayatımın hiçbir safhasında özgür seçimler dışında bir yöntemle hükümet değişikliğini savunmadım. Çeşitli STK’lerin kuruluşunda ve faaliyetlerinde yer aldım. Ülkemizin Avrupa demokrasisinin parçası olması, yargıdan kaynaklı sorunların ortadan kalkması için mücadele ettim. Bunun için Ergenekon ve Balyoz süreçlerini eleştiren yazılar kaleme aldım ve hiçbir cemaate dahil olmadım. Tüm faaliyetlerim şeffaftır. Bilgisayarlarımda ve telefonumda silinenler de dahil olmak üzere illegal hiçbir bulgu yoktur. Savcı sorgumdan önce zaten benim suçlu olduğuma karar vermişti.”

Bir kalkışma planı hazırladığına ya da böyle bir organizasyona dahil olduğuna dair tek bir delilin bile olmadığını aktaran Kavala, kalkışma eylemini hangi örgüt adına yürüttüğüne dair de iddianamede bir saptama olmadığına dikkat çekti.

Osman Kavala’nın savunmasında öne çıkan diğer ifadeler şöyle:

TEK BİR DELİL YOK!

İddianamede suçlananların benden talimat aldıklarına, bu talimatlar uyarınca eylem yaptığı söylenmesine rağmen bu suçlamalara dair tek bir delil yok.

Sanıkların bazıları ile yürüttüğümüz STK faaliyetleri nedeniyle tanışıklığımız var. Hiçbiri, benden bir talimat alarak eylem yapacak kişiler değiller.

İddianameye kaynaklık eden soruşturma ve dinlemeler yoluyla elde edilen konuşmaları delil diye değerlendirenler ve bunu yönde rapor hazırlayanlar FETÖ suçlamasıyla tutuklanan ya da ihraç edilen yargı mensupları ve polislerdir.

Somut delil olmadan kişileri suçlamak ve tutuklamak cemaat yöntemleridir ve şimdikiler de aynısının yapmışlardır.

SOROS İDDİASI

Gezi’yi benim aracılığımla Soros’un finanse ettiği iddia edilmekte ama MASAK raporlarının da ortaya koyduğu üzere bu yönde bir delil ortaya konulamamıştır.

Anadolu Kültür’ün tüm hesapları şeffaftır ve hepsi kültür faaliyetlerinin fonlanmasına dairdir.

Dava dosyasında haklarında herhangi bir suçlama yöneltilen kişilere dair bir para aktarımı olmadığına yönelik raporlar mevcuttur.

Gezi’yi finanse ettiğim yönünde tek bir delil yokken, MASAK raporları bunları tespit etmişken tutukluluğumuz devam etti. Hangi delile dayanarak bu oldu?

Hanzade Germiyanoğlu bir proje için benimle görüştü ve sonrasında Yiğit Aksakoğlu ile bir telefon konuşması yapmış. Benden çıkmış bir talimat olacak bir ifadesi yok.

Gezi olaylarına hazırlık yaptığım algısı oluşturmaya yönelik ihbar mektubu gönderenler telefonlarımızı dinleyenlerdir.

Manipülasyonlarla, telefon dinlemelerine dair tarih değişikliği ve tahrifatları yapılarak bir komplo hazırlanmıştır.

İŞSİZ GAZETECİLERE İŞ

Benim desteğimle ortaya çıkacak bir medya ile ilgili proje yürütmeyi suçlamak akıl dışıdır. İşsiz bırakılan gazeteciler için bağımsız bir yayın organı çıkarmak için yapılan faaliyetlerdir. Bunun için Guardian gazetesi ile yapılan görüşmeler düşünülen yayının niteliğini gösterir.

George Soros’un hem Arap Baharı’ndaki ayaklanmaları hem de Gezi’yi organize ve finanse ettiği fantastik biçimde iddianamede yer almakta. Bazı siyasetçiler ve medya organları benzer değerlendirmeler yapmış ama bu konuda ne bir delil ne de bir bilimsel makale bile ortaya konulmamış.

İktidara yakın kuruluş SETA tarafından yayımlanan bazı kitap ve makalelerde ise Arap Baharı isyanlarının ülkelerin kendi iç dinamikleriyle ortaya çıktığı belirtilip Soros ilişkilerine dair hiçbir saptama yapılmamıştır.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ