Max Zirngast sordu: Türkiye’den Avrupa’ya sığınanlar güvende mi?

Türkiye'de terörden yargılanırken aynı suçlama ile kendi ülkesinde de soruşturma geçirdiği ortaya çıkan Avusturyalı gazeteci Max Zirngast sordu: Bana karşı böyle idiyse, Türkiye’deki siyasi baskılar nedeniyle Avrupa’ya gelenler burada güvende mi?








Türkiye’de terör örgütü üyeliği suçlamasıyla 3 ay tutuklu kalan ve beraat eden Avusturya vatandaşı öğrenci ve gazeteci Max Zirngast hakkında aynı suçlama ile kendi ilkesinde de soruşturma yürütüldüğü ortaya çıktı.

Avusturya’da yayınlanan haftalık Falter gazetesinde Nina Horaczek imzasıyla yayınlanan habere göre Graz savcılığı, Zirngast Türkiye’de tutukluyken kendisine yöneltilen suçlamalar ile ilgili soruşturma başlattı.

Avusturya Anayasayı Koruma Dairesi de (istihbarat) soruşturma kapsamında Zirngast’ın üyesi olduğu öne sürülen “TKP/Kıvılcım Örgütü”nü,  ‘Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist’ (TKP-ML) adlı başka bir örgütünün parçası olarak niteleyen bir rapor hazırladı ve raporda TKP-ML’nin 2015 yılında PKK ile ortak eylemler yaptığı öne sürüldü. Anayasa Koruma Dairesi’nin raporu Max Zirngast yargılanırken Türk makamlarına da iletildi.

Graz savcılığı, başlattığı soruşturmayı Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11 Eylün 2019’da Zirngast hakkında beraat kararı vermesinden sonra kapattı.

Max Zirngast’ın avukatı Clemens Lahner Falter gazetesine yaptığı açıklamada Avusturya makamlarının tutumunu eleştirerek ‘Tek şansımız Türk makamlarının bu raporu ciddiye almamış olmaları’ ifadelerini kullandı.

Zirngast ise Twitter’dan yaptığı açıklamada ‘Bana karşı böyle idiyse… Türkiye ile hangi bilgileri paylaşıyorlar? Avrupa’ya geçenler burada güvende mi?’ diye sordu.

İşte Max Zirngast’ın Twitter hesabından yaptığı paylaşımlar:

Bildiğiniz gibi 11Eylül 2018 tarihinde arkdaşlarımla birlikte sabah baskınıyla polis tarafından gözaltına alındık. 10 gün sonra da tutklandık. Bize yöneltilen suçlama “silahlı terör örgüt üyeliği“ idi. Bu suçlama çerçevesinde üç ay aşkın hapis yattık.

Geçtiğimiz yıl Aralık ayında tahliye edildik ve bu yılın Eylül ayında da beraat ettik. Tutukluluğumuz ve yargılanmamız boyunca başta Avusturya ve Almanya olmak üzere birçok ülkede geniş çaplı bir dayanışma kampanyası yürütüldü.

Bütün süreç boyunca, bazen az da olsa, Avusturya hükümeti kamuoyuna benim için çabaladığını söylemişti. Birkaç hafta önce ise öğrendik ki, Türkiye’deki süreçle eş güdümlü olarak Avusturya’da da şahsıma yönelik terör örgüt üyeliği soruşturması başlatılmış.

Bunu ancak soruşturma kapatıldıktan sonra mektup yoluyla öğrendim. Ve öğrendik ki, Avusturya “Anayasa Koruma ve Terörizmle Mücadele Dairesi”, yani istihbarat, Türkiye’deki gözaltı süreci nedeniyle hakkımda bir rapor yazıp, bu raporu savcılığa iletti.

Türkiye’den anladıkları, TKP/K üyeliğiyle yargılandığımı. TKP/K hakkında bir şey bilmiyorlar, öğrenemediler de. Sürpriz değil ki, Türkiye’de de pek kimse bilmiyor sonuçta ve davamızda iddia makamı örgütün süren varlığına dair herhangi bir kanıtı sunamadı.

Fakat, Avusturya istihbaratı orada durmak istemedi. TKP/K hakkında bir şey bulamayınca bu örgütün TKP-ML’nin bölünmesi sonucu meydana geldiğini düşündüler. Neden? Bilmiyoruz. TKP-ML de zaten Avusturya’da ya da Türkiye dışında herhangi bir ülkede terör örgütü olarak görülmüyor.

Türkiye’de “güçlü şüphe” ile tutuklandığımızdan dolayı, sorumlu olan Graz savcılığı soruşturma açmak için yeterli sebep olduğuna hükmetti ve soruşturmayı açtı.

Soruşturma kapsamında Türkiye’ye üç defa istinabe talepnamesi gönderdi. Bir defa ben cezaevindeyken, iki kez de çıktıktan sonra. İddianame ortadayken ve iddianamenin tamamıyla boş ve uyduruk olmasına rağmen, Graz savcılığı soruşturmayı kapatmadı.

Ancak 11.Eylül 2019 tarihindeki Ankara 26.ACM kararıyla beraat etmemizden sonra, Avusturya’daki savcılık da soruşturmayı kapattı.

Özetle, Türkiye’de davamız sürdüğü müddetçe, Avusturya’da da haberim olmadan bana yönelik bir soruşturma yürütüldü, Türkiye’deki iddia makamın asılsız suçlamalarını kabul ederek ve istinabe talepnameleriyle Türkiye’den bilgi isteyerek.

Bana karşı böyle idiyse, başka benzer durumlarda Avusturya ve başka Avrupa devletleri neler yapıyor? Türkiye ile hangi bilgileri paylaşıyorlar? Türkiye’de politik yargılanmalarına maruz kalan ve siyasi yargıdan Avrupa’ya geçenler burada güvende mi?


Kaynak: Kronos
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ