İmam arkadaşının ihbar ettiği imam, hapis yattı, beraat etti, tekrar ihraç edildi

Avusturya'da Diyanet bünyesinde imamlık yapan İ. Y., 15 Temmuz darbe girişiminden bir hafta önce kolon kanseri olan babasının ameliyatı için Türkiye’ye geldi.


Ancak husumetlisi bir imam arkadaşı tarafından ihbar edildi. Başına gelmedik kalmayan İ.Y.'nin davası şimdi Danıştay’da.

15 Temmuz darbe girişiminden bir hafta önce, 3 ay önceden alınmış izin ve uçak biletleriyle Türkiye’ye gelen imam İ.Y.’nin hayatı bir daha eskisi gibi olmadı. İ.Y., babasının kolon kanseri nedeniyle tedavisini yaptırmak üzere Türkiye’ye gelmişti. 15 temmuz sonrası başlayan ‘ihbar’ furyasıyla, yurtdışına çıkmadan önce bir imam arkadaşı tarafından ‘F...’cü diye ihbar edildi. Gözaltına alındı, tutuklandı, ihraç edildi. Yargılama sonunda beraat edince OHAL Komisyonu’na iade başvurusunda bulundu ancak hakkında red kararı verildi.  İdare Mahkemesi’ne gitti ve göreve dönüş bileti aldı. 5.5 ay imamlık yaptıktan sonra tam yeni bir hayat kurduğunu düşünürken geçtiğimiz Haziran ayında bir kez daha ihraç edildi.


Diyanet İşleri Başkanlığı, İdare Mahkemesi’nin verdiği beraat kararına da itirat ettive İ.Y.  yeniden yargılanmaya başladı.  Mahkeme daha önce verilen “irtibatının olmadığı”, “somut bilgi ve belge sunulamadığı” gerekçeleriyle verilen beraatı da yok saydı. Şimdi  “beraat kararının onanması” ilamıyla Yargıtay’da bekleyen davada nasıl bir karar çıkacağı meçhul. İşte, “Türkiye’ye bir geldim hayatım karardı. Gelmemiş olsaydım, darbe girişimi sırasında burada bulunmamış olsaydım ne husumetimin olduğu kişi ihbar edecekti ne de hayatım alt üst olacaktı” diyen İ.Y.’nin Kronos’a anlattığı hikâyesi…

VİYANA’DA DİYANET’TE ÇALIŞTI

2010 yılında Viyana’ya atanan imam İ.Y. (47), bu ülkede Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevlendirmesiyle dört yıl boyunca hizmet etti. Kurban topladı, hac organizasyonu yaptı, kafile götürdü getirdi, zekât verdi, topladı. Diyanet dışında hiçbir kuruma, derneğe ya da vakfa zekâtını, kurbanını vermedi. 2016 yılında, 3 ay önceden uçak biletini alarak  kolon kanseri olan babasının ameliyatı için Türkiye’ye geldi.  Babasını hastaneye götürdü, düğün, nişan akraba faaliyetlerine katıldı. Bir hafta sonra 15 Temmuz darbe girişimi olunca yıllar öncesinden kalma bir husumet nedeniyle bulunduğu ilde ihbar edildi. Gözaltına alındı, serbest bırakıldı. Aynı gün ihbarla yeniden gözaltına alındı, ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. 1,5 yıl hapis yattıktan sonra ise beraat etti.



1.5 YIL KASİYERLİK YAPTI

Hapisten çıktıktan sonra iş bulamayan İ.Y., kayınbiraderinin evinde kaldı. 1.5 yıl boyunca bir lokantada kasiyerlik yaptı. Beraat ettikten sonra göreve iade için OHAL Komisyonu’na başvurdu. Ancak komisyondan red cevabı aldı. Bunun üzerine Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, OHAL Komisyonu’nun kararını bozarak göreve iade kararı verdi. Mahkeme kararında, “… davacının ‘f.../pdy silahlı terör örgütü’ ile kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek nitelikte bağının olmadığı sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka uygunluk görülmemiştir” denildi. OHAL Komisyonu kararını iptal eden mahkeme bu kararı oy birliğiyle aldı. Bu arada dosyası hâlâ Yargıtay’da bekleyen İ.Y. için çalıştığı Viyana’daki yöneticisi de mahkemeye görüş bildirerek, onun herhangi bir yapıya üye olmadığını, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sevilen, işini iyi yapan bir üyesi olduğunu söyledi.




5.5 AY GÖREV YAPTI

Göreve iade edildikten sonra yeniden işine dönen İ.Y., 5.5 ay boyunca mesleğini yaptı, kendine yeni bir hayat kurdu. Bu arada Diyanet İşleri Başkanlığı da göreve iade kararına itirazda bulundu. Geçtiğimiz 24 Haziran’da bir kez daha kamudan ihraç edilen İ.Y., ne yapacağını şaşırdı. Danıştay’dan umutlu olduğunu söyleyen İ.Y., suçsuz olduğunu belirtiyor.

“GELMESEYDİM BÖYLE OLMAYACAKTI…”

Hayatı alt üst olan İ.Y., şöyle konuşuyor: “Evim, barkım düzenim vardı. Her şey kaldı orada, biz çantamızda getirdiğimiz iki parça elbiseyle kaldık burada. Hapis yattık, beraat ettik, OHAL Komisyonu kararını Bölge İdare Mahkemesi bozup göreve iade edince herhalde durum değişiyor, çektiğimiz çile bitiyor diye düşündük. Yeni bir hayat kurduk, ev bark kurduk. 5.5 ay görev yaptım, geçtiğimiz Haziran ayı sonunda bir kez daha ihraç edildim. Türkiye’ye gelmeseydim bunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Ne husumetli olduğum kişi ihbar edebilecekti beni, ne hapis, ne işten atılma. Türkiye’ye bir giriş yaptık, çıkamadık bir daha. Hayatım karardı desem yeridir.”

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ