Faruk Bildirici: RTÜK üyelerine ne kadar ödendi açıklayın

RTÜK üyelerinin yurtdışına çıkarken 230 Euro’luk harcırah almaları tartışması, eski üye Faruk Bildirici’nin açıklamasıyla farklı bir boyuta taşındı.


Bildirici, "Harcırah dolaylı olarak kabul edip yasal olduğu savunuldu ancak aykırılığı saptayan ben değilim, Sayıştay" dedi.

 Eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi Faruk Bildirici, kurul üyelerinin uluslararası toplantılarda “günlük harcırahlarının 230 Avro” olduğuna yönelik açıklamasının ardından kendisine yanıt veren RTÜK’e, “Şeffaf davranmaya ve son bir yıl içerisinde hangi üyeye -başkan dahil- ne kadar harcırah ödendiğini açıklamaya davet ediyorum” çağrısında bulundu.


RTÜK 230 EURO’YU KABUL ETMİŞ ANCAK ‘YASAL’ DEMİŞTİ

Bildirici, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, “Dış ülke gezilerinde RTÜK üyelerinin günlük harcırahları 230 Avro. Sürekli dış gezilere gidip birbirlerini ağırlıyorlar” açıklamasında bulunmuştu. Bunun üzerine RTÜK’ten yapılan açıklamada 230 Euro’luk harcırah kabul edilerek ‘yasal olduğu’ savunulmuştu. RTÜK açıklamasında, “Yurt dışında görevlendirilen üye ve üst kurul uzmanlarına, Harcırah Kanunu’nda belirlenmiş olan makam ve derecelerine göre, harcırah ödemesi yapılmaktadır. Harcırah miktarı, üst kurul tarafından değil, TBMM tarafından kabul edilen ve yürürlükte olan kanunla belirlenmektedir. Kamuda böyle olduğu gibi özel sektörde de şehirlerarası ya da uluslararası göreve gönderilen her kişiye harcırah ödendiği herkesin malumudur. Yurt dışında görevli personel, konaklama, ulaşım ve üç öğün yemek gibi giderlerini kendisine ödenen harcırahtan karşılamaktadır” ifadeleri kullanılmıştı.

“AYKIRILIĞI SAPTAYAN BEN DEĞİLİM, SAYIŞTAY”

Eski RTÜK üyesi Bildirici, kuruldan yapılan açıklamaya karşı ikinci bir açıklama daha yaptı. “RTÜK’ten iki grup halinde 14 kişiyle çıkılan Hollanda gezisi israf ve skandal değil midir?” diye soran Bildirici, “Dolaylı olarak kabul edip yasal olduğu savunuldu ancak aykırılı saptayan ben değil Sayıştay” dedi. “RTÜK Başkanının demeçlerle yaptığı suçlamaların ardından dün de RTÜK’ten bana yönelik ağır ifadeler içeren bir açıklama yapıldı. Bana da bu suçlamalara yanıt verme zorunluluğu doğdu” diyen Bildirici, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“1-Medyaya görüşlerimi ifade ederken “Dış gezilerde RTÜK üyelerinin günlük harcırahı 230 Euro. Üyeler sürekli dış gezilere gidip birbirini ağırlıyor” demiştim. RTÜK açıklamasında 230 Euro’luk harcırahlar dolaylı olarak kabul edildi ama yasal olduğu savunuldu.

Oysa günlük 230 Euro harcırahın yasalara aykırı olduğunu saptayan ben değilim. Sayıştay’ın Eylül 2019 tarihli denetim raporunda “Üst Kurul üyelerinin aylık ücret ve harcırahlarının fazla hesaplandığı görülmüştür” deniliyor.

Madem yasalara uygun o halde RTÜK’ü şeffaf davranmaya ve son bir yıl içerisinde hangi üyeye -başkan dahil- ne kadar harcırah ödendiğini açıklamaya davet ediyorum.

“GEZİLERE KALABALIKLARLA GİDİLİYOR, RAPOR BİLE HAZIRLANMIYOR”

2-RTÜK üyelerinin gerçekten gitmesi gereken dış gezi ve uluslararası toplantı sayısı yılda üçü beşi geçmez. Ama olur olmaz gezilere kalabalıklarla gidilerek kamu kaynakları israf ediliyor ve gereksiz harcırah ödeniyor. Benim söylediğim bu. Kaldı ki, Üst Kurul üyeleri genellikle gezilerle ilgili rapor bile hazırlamıyor, toplantıları ve raporları uzmanlara bırakıyorlar.

“KKTC’DEKİ BİR GEZİ DEĞİLDİ”

3-RTÜK açıklamasında “KKTC’de görevlendirildiğim ve aynı harcırahı aldığım” ifade edilmiş. KKTC’deki bir gezi değil, KKTC Yayın Yüksek Kurulu ile ortak toplantı ve Üst Kurul olağan toplantısıydı. Geçerli mazereti olmayan üyelerin Üst Kurul toplantısına katılması zorunlu olduğu için 15 Ekim 2019’da KKTC’de yapılan o toplantıda bulundum.

KKTC’nin Avrupa ülkeleriyle aynı kategoride olmaması nedeniyle günlük harcırah 161 lira 15 kuruştu. Üçüncü gün “sosyal program” adı altında gezintiye ayrıldığı için kalmadım; ikinci günü akşamı ayrıldım. Uçak, konaklama vb giderleri olarak bana toplam 1238 lira 19 kuruş ödendi.
4-Açıklamada “üyeliğim tartışılır hale geldiği için Hollanda gezisine gidemediğim” öne sürülüyor. Oysa IBC Kongre Fuarı, 13-17 Eylül 2019 tarihindeydi, o tarihte benim üyeliğimle ilgili hiçbir tartışma yoktu. Tam tersine ben 11 Eylül 2019 tarih ve 24670 sayılı dilekçe ile Ebubekir Şahin’in üç ayrı yerde görev yapmasının yasaya aykırı olduğunu belirten dilekçe vermiştim. Üyeliğimin düşürülmesiyle ilgili karar ise 31 Ekim 2019 tarihindedir.

“GEZİLER RAHATSIZ ETTİ, O NEDENLE GİTMEKTEN KENDİM VAZGEÇTİM”

5-Hollanda gezisiyle ilgili karar RTÜK’te görev başlamamın hemen ardından (23 Temmuz 2019) alınmış, Başkan ve diğer üyelerin ısrarı nedeniyle geziye gitmeyi kabul etmiştim. Uluslararası Yayıncılık Kongresi ve Fuarı (IBC 2019) ilginç olabilirdi benim için.

Önce sadece dört üyenin gitmesi söz konusuydu. Fakat sonra başkaları da katılmak isteyince karar değişti; 13-17 Eylül 2019 tarihlerinde beş gün sürecek fuar gezisi iki döneme bölündü. 12-16 Eylül 2019 tarihlerinde başkan ve iki üye, 15-19 Eylül 2019 tarihlerinde dört üyenin gitmesine karar verildi.

İki üye de o tarihlerde başka gezi olduğu için bu gezinin dışında kaldı. Başkanın koruma polisi ile altı uzmanın da katılacağı bu gezide Üst Kurul üyelerine yol dahil 5’er gün harcırah verilmesi, ulaşım ve konaklama giderlerinin tamamının da ödenmesi kararlaştırıldı. Gezilerin bu şekilde kullanılması beni rahatsız etti, o nedenle gitmekten kendim vazgeçtim. Harcırah dahil 7.353 TL olan “gezi avansı”nı iade ettim, uçak biletinin bedelini de kendim ödedim. 14 kişiyle çıkılan Hollanda gezisi RTÜK yönetiminin dış gezileri nasıl kullandığının SKANDAL niteliğindeki örneğidir.
RTÜK’te bulunduğum süre içerisinde kararlaştırılan Macaristan, Mısır, Fransa, Japonya başta olmak üzere çok sayıda geziye katılmayı da ısrarlarına rağmen kabul etmedim.

“MEDYA ETİĞİNİ İŞLERİNE GELDİĞİ GİBİ ANLIYORLAR”

“Medya etiği”nden bahsediyorlar ama daha dokuz gün önce 17 Mayıs’ta RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, Milliyet’e beni suçlayıcı ifadeler de kullandığı bir demeç verdi; bu demeç gazeteci Ali Eyüboğlu tarafından bana hiçbir soru sorulmadan aynen yayımlandı. Bununla da kalmadı, Ali Eyüboğlu kendisine gönderdiğim iki cümlelik cevabımı bile köşesinde kullanmadı. Medya etiğini işlerine geldiği gibi anladıkları anlaşılıyor.

Ayrıca RTÜK’ün web sayfasında eski üyeler arasında bile adımı anmazken açıklamada benden “eski bir RTÜK üyesi” diye bahsedilmesi de ayrı bir garabettir.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ