Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Eski Yargıtay başkanı Sami Selçuk: Şimdi, genel affın tam zamanıdır

by aktifhabercom
April 6, 2020
Eski Yargıtay başkanı Sami Selçuk: Şimdi, genel affın tam zamanıdır
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Eski Yargıtay Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, ‘genel af’fın tam zamanı olduğunu söyledi.

Türkiye’nin, ceza yargılama yasalarını en kötü uygulayan ülkelerden biri olduğunu anlatan Selçuk, yargılamalardaki sorunlara değindikten sonra, “Bu koşullarda yapılması gereken bellidir. Ülkemiz, kanlı bir ayaklanma yaşamıştır. Etkileri bugün de sürmekte. Yargıda acı yansımalarına tanık olmaktayız. Bu bir. Yukarıda açıkladım. Ülkemizde ne duruşma, ne yargılama, ne de denetim yargılaması hukuka uygun yapılmaktadır. Bu yüzden yargısal yanılgılara düşme olasılığı çoktur. Bu da iki. Bütün bunlar gözetildiğinde bir af çıkarılmasının şimdi, evet şimdi tam zamanıdır. Yeter ki, bu af, eşitlik vb. gibi hukukun temel ilkelerine uysun. Böylece hem affa dönüşen koşullu salıverme kurumu yıpratılmamış, hem de hukuka karşı yollarla koşullu salıverme görüntüsü altında bir af çıkarılmamış olur.” ifadelerini kullandı.

Yazısına, “Türkiye, ceza yargılama yasalarını en kötü uygulayan ülkelerden biridir.” cümlesiyle başlayan Sami Selçuk, şu ifadeleri kullanıyor:
…


I- Fransa’da yaşadığım iki gözlem ve düşündürdükleri

1968 yılında Fransa’nın en önemli 17 cezaevini yerinde incelemiştim. Bunların arasında elbette Paris’e 26 kilometre uzaklıkta Ile-de-France bölgesinin Essonne yöresinde bulunan ve hiç kuşkusuz dünyanın en ünlü infaz kurumlarından biri olan Fleury-Mérogis cezaevi de vardı. Bu cezaevini 1975’te yeniden gezdim. Çok büyüyüp uygulanan rejim de bilimsel doğrultuda çok gelişmişti. Fransızlar ve hukukçular haklı olarak bu kurumla ve uyguladıkları rejimle övünüyorlardı.
Bütün cezaevlerinde iki değişmez soruma verilen yanıtlar dikkatimi çekmiş, Türk uygulaması açısından beni çok düşündürmüştü. Durum değişmediğinden bugün de düşündürmektedir.

A-Hükümlülerin hükümlülük sürelerini hesaplama biçimleri

Kimse Yok mu

Cezaevlerinde ne kadar süre hüküm giydiklerini sorduğumda hükümlülerin kesinlikle hepsi, koşullu salıverildikleri takdirde dışarıda geçirecekleri süreyi indirdikten sonra kalan süreyi değil, sürenin tamamını söylüyordu. Çünkü Fransa’da hüküm giyenler ya da cezalarını çekenler, ister Fransız, ister yabancı olsunlar, dışarıda çekecekleri sürenin kesin olmadığını, kendilerine ve kurullarının değerlendirmelerine ve de ikiyüzlü olmayıp yetkilileri gerçekten iyileştiklerine inandırdıklarına bağlı olduğunu bilmekteydiler.
Bizim cezaevlerine gidiniz ve hükümlülere aynı soruyu sorunuz. Her hükümlü, koşullu salıvermenin dış dünyada geçirilecek süresini, sürenin tamamından önce ve kesinlikle çıkardıktan sonra geri kalan hükümlülük süresini söyleyecektir. Çünkü ülkemizdeki her hükümlü kesinkes biliyor ki, cezasının üçte birini koşullu salıvermeyle devlet bağışlamış, daha doğrusu “af”fetmiştir; dolayısıyla cezaevinde mahkemenin verdiği cezadan daha az süre kalacaktır.
Çünkü her hükümlü biliyor ki, “çektirilmesi sırasında cezanın bireyselleştirilmesi” ilkesine dayanan, ancak Türk uygulamasında bilinçsizce yörüngesinden saptırılan koşullu salıverme gibi üzerine titrenmesi gereken kurum, kendisine kesinlikle hükümlülük süresinin üçte ikisini çektikten sonra eylemli (fiilî) olarak “af”fı tattıracaktır.
Bu süreyi kısaltanlar, af yasalarını çıkarmakta başları derde giren ve bu kurumun işlevini kötüye kullanan siyasetçiler dâhil, hiç kimse kendisini aldatmasın.
Böyle bir kuruma dünyanın hiçbir yerinde koşullu salıverme denmez. Af denir.

B-Hükümlülerin hükümlülüklerini değerlendirme biçimleri

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

KHK’lı öğretmen: Kanser hastasıyım, yüzde 65 engelli raporum var, cezam bugün onandı, dua edin arkadaşlar

KHK’lı öğretmen: Kanser hastasıyım, yüzde 65 engelli raporum var, cezam bugün onandı, dua edin arkadaşlar

March 5, 2026
5k
Avrupa Birliği İran’dan göç dalgası beklemiyor

Avrupa Birliği İran’dan göç dalgası beklemiyor

March 5, 2026
5k

İkinci soru ise, Fransa’da –hiç kuşkusuz başka Batı ülkelerinde de de-hükümlülere hangi suçtan hüküm giydikleri sorusuydu. Bu soruyu ise, hiçbir hükümlü “iftiraya uğradım” gibi sözlerle yanıtlamamakta, tam tersine hükümlülüğe yol açan suçunu açıkça söylemekteydi.
O Fransa ki, Dreyfus Davası gibi bir yargısal yanılgının sarsıcı etkilerini geçmişte yaşamıştır. Bu sarsıntı öylesine büyük olmuştur ki, De Gaulle bile üç ciltlik anılarına bu dava ile başlar. Ünlü savunmasında dediği gibi Zola’ya “Fransa borçlu kalmış”, Dreyfus yargısal yanılgıdan dönülüp aklanınca Zola’nın külleri Fransız tarihine şeref katanların yattığı Paris’in 5. bölgesindeki Panthéon’a taşınmış; Fransa Zola’ya borcunu ödemiştir. İşte orada yatan başka ünlüler: Voltaire , Jean-Jacques Rousseau , Victor Hugo , Louis Braille , Sadi Carnot , Jean Jaurès , Jean Moulin , Jean Monnet , Pierre ve Marie Curie , André Malraux, Alexandre Dumas, Germaine Tillion , Geneviève de Gaulle-Anthonioz , Jean Zay, Pierre Brossolette, Simone Veil , Antoine Veil.

Peki, bizdeki durum ne?

Lütfen cezaevlerimize gidiniz, aynı soruyu da hükümlülere sorunuz. Bu kez size hükümlülerin en az yarısı, kimileyin de üçte ikisi “iftiraya uğradım” diyerek yanıt verecektir.
Sizler, bu yanıt üzerine belki kolayca “yalan söylüyorlar” diyebilirsiniz. Ama lütfen ivecen olmayın. Sabredin ve birazcık kendi kendinize düşünün. O denli çok sayıdaki insanın hepsi yalan söylüyor olabilir mi? İçlerinden en az biri, ikisi doğruyu dile getirmiş olamaz mı?!
Bu son olasılık, inanıyorum ki, sizi de çok üzecek, yoracak, hatta kahredecektir.
Hangi insan, bunun acısını duymayacak denli duyarsız olabilir?
Elbette olamaz.
Kırk bir yıl yargının içinde bulunmuş biri olarak ben, bu soruya sizler gibi kolayca yanıt verememenin sürekli karabasanını yaşayıp durdum. Çünkü ülkemizde yaşananlar dün de belliydi, bugün de bellidir: Suç yargılama yasalarının yargısal yanılgıları önleyecek kural ve ilkeleri, ne yazık ki, Türkiye’de çok az uygulanmaktadır.
Daha açık konuşalım: Türkiye, ceza yargılama yasalarını en kötü uygulayan ülkelerden biridir.
Bütün bunları gözeterek ülkemizde yargısal yanılgıyı yaratan iki neden üzerinde durmak istiyorum.

II-Yargısal yanılgının (adli hata) başlıca nedenleri

A-Duruşma

TDK, halk ozanlarının diyalektiği somutlaştıran “atışma”larından esinlenerek ve “murafaa” (tarafları mahkeme önüne çağırma) karşılığı olarak, kovuşturma evresinin en önemli aşamasına Yunus’un diliyle çok güzel bir sözcükle karşılamıştır: “Duruşma”. Öğreti yasalar ve uygulama da bunu severek ve yerinde olarak benimsemiştir. Benimsemiştir benimsemesine ama, Türkiye, dünyada belki de yargılamada diyalektiğin, çelişmenin doruk noktasına ulaştığı, kural olarak tek oturumda ve değişmeyen aynı yargıçlarla bitirilmesi gereken “duruşma”yı bugüne değin başaramayan ülkelerin başında gelen belki de tek ülkedir.
Evet, hemen her ülkede duruşma, belli yerde, asla değişmeyen belli yargıçlarla ve tek oturumda yapılıp bitirilir. Ayrık (istisnai) olarak ikinci oturuma kalma olasılığı bulunursa, yedek yargıç duruşmada hazır bulundurulur. Eğer yargıçlar değişirse duruşma baştan sona yeni yargıçlarla yapılır. Bu zorunludur. Çünkü eylemin fail tarafından yapılıp yapılmadığını, yalnızca ve yalnızca taraflarla, tanıklarla, bilirkişilerle, kanıtlarla doğrudan ilişki kuran, yüz yüze gelen baştan yargıçlar karar verecektir. Bu ilkeler uyulmadan yapılan her duruşma, yasalara göre geçersizdir (CYY, m. 217, Eski CYY, m. 254).
Sizler, özellikle avukatlara ve taraflara soruyorum, sizler, ülkemizde bu kurallara uyularak yapılan kaç duruşma gördünüz?
…
B-Yargıtay denetimi

Peki, böylesi duruşmalarla verilen kararlar karşısında Yargıtay ne yapıyordu?
Yargıtay yargıçları, benim dönemimde sanki sağlıklı bir duruşma yapılmış gibi kararları inceliyor, bununla yetinmiyor, duruşma yapmadıkları, taraflar ve kanıtlarla doğrudan yüz yüze ilişki kuramadıkları halde olayın işlenip işlenmediği (sübut) konusunda da kararlar vermekteydiler.
Bugün de durumun değiştiğini hiç sanmıyorum.
Ne suçlar, ne de onların işlenmeleri, birbirine asla benzemediklerinden, bu konuda görüş birliği sağlama diye bir sorun elbette söz konusu olamaz. Çünkü mantığın ünlü kuralı, yani “aynı suda iki kez yıkanılamaz: pantha rei” kuralı burada da geçerlidir. Dilthey’dan beri de artık tarihte yaşanan hiçbir olayın, bir Sakarya savaşının yinelenmediği de bilinmektedir. Duruşma yapmayan ve gelen kararları dosya üzerinden inceleyen Yargıtayın görevi ve işlevi, yazılı ve geleneksel hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığını denetlemek (CMK, m. 288, Eski CYY m. 254) ve ülke düzeyinde hukuk kurallarının bir örnek yorum ve uygulamasını sağlamaktır. Yasa da böyle söyler, bilim de, öğreti de. Bu konuda yurt içinden ve dışından onlarca örnek verilebir. İncelediğimiz yalnızca İtalyan, Fransız İsviçre yargıtayları değil, Irak Yargıtayının kararları da böyledir. Çünkü her yargı organı, “yargıladığın ölçekte hüküm kur (sonuç çıkar)” (tantum judicatum, quantum conclusum) yolundaki mantık ve yargılama kuralına uymak zorundadır.
Duruşmayı ve temyiz denetimini somut dünyada doğru olarak yaşamayan bir ülkede yargısal yanılgılardan kaçınmak olanaksızdır.

III-Genel af zorunluluğu

Bu koşullarda yapılması gereken bellidir.
Ülkemiz, kanlı bir ayaklanma yaşamıştır. Etkileri bugün de sürmekte. Yargıda acı yansımalarına tanık olmaktayız. Bu bir.
Yukarıda açıkladım. Ülkemizde ne duruşma, ne yargılama, ne de denetim yargılaması hukuka uygun yapılmaktadır. Bu yüzden yargısal yanılgılara düşme olasılığı çoktur. Bu da iki.
Bütün bunlar gözetildiğinde bir af çıkarılmasının şimdi, evet şimdi tam zamanıdır. Yeter ki, bu af, eşitlik vb. gibi hukukun temel ilkelerine uysun; Eski Türk Ceza Yasası’nın 141, 142 ve 163’üncü maddelerini hortlatan “Faşist Konsey”ci (R. Peker’in 1936’daki önerisi önerisi) ve “Türkiye’nin kaderi, Leninci Atatürk düşmanlarıyla Abdülhamitçi Atatürk düşmanlarının keyfine bırakılmayacaktır” (1973 Affı dolayısıyla T. Feyzioğlu) yollu özgürlükçü anlayış karşıtı olmasın. Tam tersine “Ben, öyle bir rejim istiyorum ki, padişahlığı savunanlar bile bir parti kurabilsinler” diyen Atatürk’ün özgürlükçü anlayışına dayansın, düşünce özgürlüğü kurbanlarına kıyılmasın, yıllardır süren gerilimlerden ülkeyi kurtarsın, yazılı hukuklarından hakaret eylemini suç olmaktan çıkartan on beş ülkeyle bütünleşmeyi ve halkımızın yapıcı kardeşliğini sağlasın.
Böylece hem affa dönüşen koşullu salıverme kurumu yıpratılmamış, hem de hukuka karşı yollarla koşullu salıverme görüntüsü altında bir af çıkarılmamış olur.
Bizden söylemesi.
Umarım, önerimizi dinleyen olur. Biz de – 1924 Licencié en droit; ”Ah, kimselerin vakti yok / Durup ince şeyleri anlamaya” demeyiz.

ShareTweet
Previous Post

Avrupa Konseyi: Kovid-19 konusunda mahkumlara yönelik acil önlem alınmalı

Next Post

İtalyan Barolar Birliği Raporu: Türkiye’de 345 avukat 2 bin 158 yıl hapis cezasına çarptırıldı

İLGİLİHABERLER

KHK’lı öğretmen: Kanser hastasıyım, yüzde 65 engelli raporum var, cezam bugün onandı, dua edin arkadaşlar
GÜNDEM

KHK’lı öğretmen: Kanser hastasıyım, yüzde 65 engelli raporum var, cezam bugün onandı, dua edin arkadaşlar

March 5, 2026
5k
Avrupa Birliği İran’dan göç dalgası beklemiyor
GÜNDEM

Avrupa Birliği İran’dan göç dalgası beklemiyor

March 5, 2026
5k
Test sonucu negatif çıkan Lal Denizli’den açıklama: Türkiye’de bitmek bilmeyen itibar suikastına tanıklık ediyoruz
GÜNDEM

Test sonucu negatif çıkan Lal Denizli’den açıklama: Türkiye’de bitmek bilmeyen itibar suikastına tanıklık ediyoruz

March 5, 2026
5k
Fatih’te bir kadın boşanmak istediği eşi tarafından sokakta yürürken öldürüldü
GÜNDEM

Fatih’te bir kadın boşanmak istediği eşi tarafından sokakta yürürken öldürüldü

March 5, 2026
5k
Tergek davası AİHM Büyük Daire’de: Cezaevi yönetimi Tegek’e, ailesinin gönderdiği mektupları neden teslim etmedi?
GÜNDEM

Tergek davası AİHM Büyük Daire’de: Cezaevi yönetimi Tegek’e, ailesinin gönderdiği mektupları neden teslim etmedi?

March 4, 2026
5.1k
Yerel mahkemelerden sonra Danıştay da Anayasa Mahkemesi kararını tanımadı
GÜNDEM

Yerel mahkemelerden sonra Danıştay da Anayasa Mahkemesi kararını tanımadı

March 4, 2026
5.1k
Daha Fazla Haber
Nijerya’da Lassa ateşi salgını: Bir haftada 20 kişi öldü

Nijerya’da Lassa ateşi salgını: Bir haftada 20 kişi öldü

March 5, 2026
5k
‘Eşel mobil’ geri döndü: Ünlü ekonomistler kararı nasıl yorumladı?

‘Eşel mobil’ geri döndü: Ünlü ekonomistler kararı nasıl yorumladı?

March 5, 2026
5.1k
Epstein dosyasında flaş gelişme: Bondi ifade verecek

Epstein dosyasında flaş gelişme: Bondi ifade verecek

March 5, 2026
5.1k
MSB’den İran’dan ateşlenen ‘füze’ hakkında açıklama: ‘Cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu vurguluyoruz’

MSB’den İran’dan ateşlenen ‘füze’ hakkında açıklama: ‘Cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu vurguluyoruz’

March 5, 2026
5k
İran’a ait insansız hava araçları Azerbaycan’ın Nahçıvan havalimanı vurdu

İran’a ait insansız hava araçları Azerbaycan’ın Nahçıvan havalimanı vurdu

March 5, 2026
5k
Real Madrid’de soyunma odası karıştı: Takım arkadaşları Arda Güler’i suçladı

Real Madrid’de soyunma odası karıştı: Takım arkadaşları Arda Güler’i suçladı

March 5, 2026
5.2k
Mahkemede niye yaptığını hatırlamadı: Sinan Ateş’in evinin görüntüsünü Ülkü Ocakları yöneticisine göndermişti

Mahkemede niye yaptığını hatırlamadı: Sinan Ateş’in evinin görüntüsünü Ülkü Ocakları yöneticisine göndermişti

March 5, 2026
5k
İzmir’de ev sahibi “ev tahliyesi” konusunda tartıştığı kiracısını öldürdü

İzmir’de ev sahibi “ev tahliyesi” konusunda tartıştığı kiracısını öldürdü

March 5, 2026
5k
Filistin’de İsrail saldırılarında öldürülen sporcuların sayısı 1000’i geçti

Filistin’de İsrail saldırılarında öldürülen sporcuların sayısı 1000’i geçti

March 5, 2026
5k
ABD Senatosu’nda “Kimse İsrail için savaşmak istemiyor” protestosu

ABD Senatosu’nda “Kimse İsrail için savaşmak istemiyor” protestosu

March 5, 2026
5k
Beyoğlu’ndaki kafede Türk kahvesinden deterjan çıkmıştı: Kafe, zehirlenen kadına 1,5 milyon ödedi

Beyoğlu’ndaki kafede Türk kahvesinden deterjan çıkmıştı: Kafe, zehirlenen kadına 1,5 milyon ödedi

March 5, 2026
5k
İzmir’de kendilerini polis olarak tanıtıp eve girdiler: 550 bin TL’lik gaspın 2 şüphelisi tutuklandı

İzmir’de kendilerini polis olarak tanıtıp eve girdiler: 550 bin TL’lik gaspın 2 şüphelisi tutuklandı

March 5, 2026
5k
İranlı komutandan komşu ülkelere ’15 Temmuz’ imalı tehdit: “Kıbrıs’ı vurmaya başladık”

İranlı komutandan komşu ülkelere ’15 Temmuz’ imalı tehdit: “Kıbrıs’ı vurmaya başladık”

March 5, 2026
5.5k
ABD Savunma Bakanı: Trump’ı öldürmeye çalışan kişiyi öldürdük

ABD Savunma Bakanı: Trump’ı öldürmeye çalışan kişiyi öldürdük

March 4, 2026
5.1k
CNN Türk’ün ‘Tel Aviv’ diye verdiği görüntü Maraş çıktı

CNN Türk’ün ‘Tel Aviv’ diye verdiği görüntü Maraş çıktı

March 4, 2026
5.1k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.