Çavuşoğlu, 'lobicilik' iddiaları karşısında sessizliğini bozdu, işi Soros'a bağladı

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, lobicilik faaliyetlerine ilişkin sızan e-maillerde Manafort’un lobicisi olduğu ve Ukrayna hükümeti adına para karşılığı lobi hizmeti yaptığı iddialarına ilişkin sessizliğini bozdu.




Ahval’in duyurduğu bu sızan e-maillerde, Çavuşoğlu’nun Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanlığı döneminde lobiciler arasında olduğu iddia ediliyordu.


AA’ya yazılı açıklama yapan Çavuşoğlu, Organize Suç ve Yolsuzlukları Bildirme Projesi” (OCCRP) adlı kuruluşun, sızdırılan e-postalara dayandırdığı haberdeki iddialar için, “Son günlerde kamuoyunun gündemine getirilmeye çalışılan ve George Soros adlı şahsın sponsoru olduğu bir kuruluşun yayınladığı rapordaki iddiaların gerçekle uzaktan yakından hiçbir ilgisi bulunmamaktadır” iddiasını öne sürdü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Meclis’te yaptığı grup konuşmasında isim vermeden bu iddiayı gündeme getirmiş ve “Şimdi yeni bir şey daha geldi, bir bakanın adının bazı uluslararası yasa dışı uygulamalara, ahlak dışı uygulamalara karıştığı yönünde haberler geliyor. Bunları dikkatle izliyoruz" demişti.

Kılıçdaroğlu’nun ardından CHP Grup Başkanı Özgür Özel de, Çavuşoğlu’nun uluslararası lobicilik faaliyetlerine katıldığı ve yüklü bir ödeme aldığı yönünde iddialar olduğunu belirterek, “Türk dış politikasını temsil eden bir kişinin böyle bir skandalda adı geçtiği için hemen açıklama yapması gerekiyor. Sessiz kaldığı her dakika ülkenin itibarını zedeler” çağrısı yapmıştı.

“Hamdolsun siyasi hayatım boyunca etik olmayan, hesabını veremeyeceğim hiçbir davranışta bulunmadım” diyen Çavuşoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Paul Manafort adını da ilk kez bu şahıs ABD’de ceza aldığında duymuştum. Her ikisi de milletvekili olan (Serhiy) Lovoçkin ve kardeşi ile ise geçmişe dayanan dostluğumuz var. Adı geçen eski Ukrayna Devlet Başkanı (Viktor) Yanukoviç döneminde Başkanlık İdaresi Başkanıydı. AKPM üyesi olduğum dönemde şimdiki AKPM üyesi Türk milletvekilleri gibi birçok üye ülkede çok sayıda seçim gözlemciliği (30 civarı) yaptım. Seçim değerlendirmeleri ise ortak raporda yer alır.”

Çavuşoğlu, Ukrayna dahil Doğu Avrupa ve Balkan ülkelerinin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla entegrasyonunu her zaman desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini söyledi.

Habere göre Paul Manafort, Ukrayna’da muhalefet lideri Yulia Timoşenko’nun hapsedilmesinin ülkenin Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşması imzalamasına engel olmaması gerektiği konusunda diplomatları ve siyasetçileri ikna etmek için lobi yaptı. Bu lobi faaliyetinin arkasındaki para kaynağı ise bugün Ukrayna parlamentosundaki en büyük muhalefet partisine mensup bir milletvekili olan Serhiy Lovoçkin.

2010-2013 yılları arasında dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in genel sekreteri olan ve daha sonra Ukrayna’daki devrim sırasında Rusya’ya kaçan Lovoçkin, 2016 yılında ABD Başkanı Trump’ın başkanlık seçimi kampanyasını yönetecek olan Paul Manafort ile birlikte o dönem Yanukoviç’in seçim kampanyasını yürütmüştü.

Sızan emaillere göre, o dönem Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) başkanı olan Mevlüt Çavuşoğlu'nun yanı sıra Manafort ile çalışan “Hapsburg Grubu”nun üyeleri de eski Polonya Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniewski, eski Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer ve eski İtalya Başbakanı Romano Prodi’ydi.

E-mail yazışmalarına göre, Hapsburg Grubu’nun üç üyesi ve Mevlüt Çavuşoğlu Lovoçkin’inden para alıyordu. 2013 ortalarına gelindiğinde ödemelerde gecikmeler yaşanıyordu. Hapsburg Grubu’na 2013 yılının ikinci yarısı için 700 bin Euro borçlanılmıştı. Lovoçkin’e gönderilen bir e-mailde de Çavuşoğlu’na 230 bin Euro’luk bir ödemenin yapılması gerektiği belirtiliyordu.

Sızan e-postalara göre, Manafort tarafından kontrol edilen ve lobicilere ödeme yapmak için kullanılan hesaplara yaklaşık 2 milyon Euro'luk kaynak aktarıldığı belirtiliyor.

Haberde Mevlüt Çavuşoğlu’nun Ukrayna’da 2012 yılındaki seçimleri gözlemleyen AKPM heyeti üyesiyken aynı zamanda gizli bir şekilde lobi faaliyetinde bulunduğu belirtildi. Çavuşoğlu kamuoyu önünde Ukrayna ve AB arasında ortaklık anlaşması imzalanmasını destekliyor, siyasetçileri de Ukrayna hükümetini Timoşenko davası sebebiyle eleştirilmemeleri yönünde teşvik ediyordu.

Habere göre Çavuşoğlu Ukrayna seçimleriyle ilgili olarak, seçimlerde ciddi düzeyde usulsüzlük tespit eden uluslararası seçim gözlem heyetlerinin aksine, medyaya olumlu görüş beyan ediyordu. Örneğin Avrupa Parlamentosu 13 Aralık 2012 yılında AGİT, AKPM, NATO Parlamenterler Meclisi ve Avrupa Parlamentosu gözlemcilerine göre, seçim kampanyası, seçim süreci ve seçim sonrası sürecin uluslararası standartları karşılamadığından üzüntü duyduklarını ifade eden bir karar tasarısı kabul etmişti.

Kaynak: Ahval
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ