Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Çaman: En bahar olan bir yaşta nasıl oldu da dünyadan vazgeçtin ey oğul?

by aktifhabercom
January 17, 2022
Çaman: En bahar olan bir yaşta nasıl oldu da dünyadan vazgeçtin ey oğul?
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Zeydan Karalar: Tutuklanmam için çalışılmış

Zeydan Karalar: Tutuklanmam için çalışılmış

February 9, 2026
5k
Cezaevinden izinli çıkan hükümlü; annesini, kızını ve boşanma aşamasındaki eşini öldürüp intihar etti

Cezaevinden izinli çıkan hükümlü; annesini, kızını ve boşanma aşamasındaki eşini öldürüp intihar etti

February 9, 2026
5.1k

“Sen tüm ömür içinde en bahar olan bir yaşta nasıl oldu da dünyadan vazgeçtin ey oğul? Nasıl küstürdüler seni dünyaya, güneşe, yeni güne, annenin yaptığı kuru fasulye ve pilava? Seni nasıl vazgeçirdiler güne yeniden başlamaktan?”


Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen ve 4 yıldır tutuklu yargılanan Nurettin Odabaşı’nın 16 yaşındaki oğlu Bahadır Odabaşı Diyarbakır’da yaşadığı sitenin apartman boşluğuna atlayarak yaşamına son verdi. KHK’li akademisyen Mehmet Efe Çaman, TR724’te, “Kızımla aynı yaştaydın” diyerek Bahadır’ı yazdı.

Yazıya, “Kızımla aynı yaştaydın” diye başlamakta gerçekten zorlanıyorum, ama öyleydin be Bahadır!


Kim bilir neler yaşadın sen. Hayır. Daha doğrusu, “Kim bilir neler yaşattılar sana!” olmalıydı. Bir insanın on altı yaşında intihar etmek dışında çok, ama çok daha fazla opsiyonu olmalıdır. Ama senin artık kalmamıştı belli ki. O güzel kafandan neler geçti, kim bilir. Kimseye anlatamadın mı gökyüzünün griliğini? Sana sımsıkı sarılacak bir dostun yok muydu? Ya da omzunda ağlayabileceğin birini mi bırakmadılar? Başını okşayacak bir öğretmenin olmadı mı? “Takma aslanım!” diyecek bir ağabey de mi yoktu mahallende? Ne oldu sana? Ve daha da önemlisi, nasıl oldu bu!

On altı! Daha on altı yıl olmuş sen doğalı tam. Nedir ki bu yaş? On altısında insanlar belki ilk kez bir futbol maçına gider tek başına. Ya da hoşlandığı biri olur, gizliden. Ayna karşısına geçip yüzüne, burnuna, saçına falan uzun-uzun baktığın yaştır on altı. Geleceğe dair en sınırsız hayallerin en fazla kurulduğu dönemdir. En büyük derdinin yüzündeki sivilcelerin olması gerekir on altısında. Yaşıtlarınla beraber ona buna sürekli gülünen, sıklıkla şakalaşılan, bağırarak bir şeyler anlatılan, türkü söylenen kaygısızlıklar ve umarsızlıklar çağıdır on altı. Ellisine geldin mi anlayacağın çoğu şey bu dönemlerde olur. En harbi arkadaşlıkların harcı on altısı gibi karılır. İlklerin denendiği, hataların yapıldığı, hataların affedildiği gençlik döneminin belki de en masum yaşı on altıdır.

Sen tüm ömür içinde en bahar olan bir yaşta nasıl oldu da dünyadan vazgeçtin ey oğul? Nasıl küstürdüler seni dünyaya, güneşe, yeni güne, annenin yaptığı kuru fasulye ve pilava? Seni nasıl vazgeçirdiler güne yeniden başlamaktan? Nasıl “Gözyaşımı gömleğimin koluyla siler ileriye bakarım ben!” ya da “Vız gelir tırıs gidersiniz lan!” demekten? Nasıl o biraz da abartılarak oynanan delikanlı bıçkınlığına bile sığınamadın? Çok mu yalnız kaldın, çok mu itildin? Çok mu kar yağdı güvendiğin dağlara, Bahadır?

Resmine bakakaldım. “Oğluma çok benziyormuş!” dedim, ağladım. Sonra öfkelendim. Lanet ettim, küfrettim. Senin yaşadıklarına sebep olanlara! Ve senin yaşadıklarına karşın sen yokmuşsun gibi yapanlara! Biliyorum nefret ve intikam duyguları değil, sevmek ve affetmektir inandığım değerlerin gereği, ama senin başına gelen bunu çok zorlaştırıyor be Bahadır!

Kolay avdık bu devlet için hepimiz Bahadır. Babanın ve annenin diğer yüz binlerden ne daha az, ne daha fazla bir şey yapmışlıkları var. Bir öğretmenin oğluydun, bir teröristin ve vatan haininin oğlu olduğunu söylediler, kirli parmaklarıyla kalpsizce seni göstererek. Arkandan konuştular, yüzüne gülüp. İçlerinde görece güçlü ve daha arsız olanları yüzüne karşı da havladı, içlerindeki kötülüğü ve kini. Öğretmenlerin bir meslektaşlarının çocuğuna sahip çıkmama hayâsızlığını seçti. Mahallen Krakow’daki Nazi işbirlikçisi Lehler kadar şerefsiz, okulundakiler Dachau’daki kahverengi gömlekli yardakçısı köylüler kadar karaktersizdi. Tek bir kişi bile çıkmadı mı sırtını sıvazlayan? Açıktan destek olmaya haydi diyelim ki korktu, ilgilenemedi; sana bakıp göz kırpan ve az tebessüm eden bir öğretmenin bile mi olmadı? Evet, kolay avlardık biz, karlı havada açlıktan ve soğuktan yarı donmuş, saklanacak yeri olmayan geyikler gibi, avcıların karşısında. Önüne geleni sorgusuz sualsiz kirli listelere koyan ve fişleyen, onları işlerinden atan, resmi gazetelerinde terörist ve hain ilan eden, SGK kayıtlarına ibare düşen ve özel sektörde bile iş bulmalarına engel olan “devlet”! Ve tüm olanı biteni keyifle izleyen bir toplum! Kurbanların hısımları ve akrabaları, konu komşusu, eşi-dostu kısık sesle fısıldaşarak ya da siz yanlarından geçerken hafiften dirsekleriyle birbirlerine dokunarak gösterdi şahsiyetini. Ve bir gece eve gelmedi babalar, anneler. Dün itibarlı vatandaş olan ve saygı gören aileler, ertesi gün dağılmıştı.

Sen işte böyle bir ortamda yaşamıştın son dört-beş yıldır. Sippenhaft bir sadizmle, sana yaşattıklarından haz duydu, belki önceleri çok ama çok sevdiğin ülken ve toplumun. Sen, babanın ve annenin cezasıydın onlar için. Senin gamın ve kederin arttıkça, babanın ve annenin acısı artacaktı. Diğer çocuklara olduğu gibi, sana da “Zaten büyüyünce o da ‘Fetöcü’ olacak!” dediler. Senin yanında babana-annene bıkmadan usanmadan bin bir hakaretler ettiler. Ailende bayram seyran oldu mu birkaç akraban çıkıp bilmiş bir ifadeyle “E, biz babanı ananı uyardık zamanında!” diyenler de oldu mu? Hapishane kapılarında, babanı ziyarete gittiğinde itilip kakılırken, ülkenin, devletinin ne olduğunu tüm açıklığıyla, olduğu gibi gösterdi mi sana oradaki personel? Babanla bir futbol maçı izleme sözün mü vardı? Yoksa ne bileyim, o olmadan gelecek babalar günlerinden mi kaçar olmuştun artık? Buram-buram mutlu ve huzurlu günleri özlemiş şekilde buz gibi yatağa girip, burnunun direği sızlayarak gözyaşlarını tutarak, o geceki rüyanda geçmişe gidebilmeyi mi umdun her gece, bıkmadan usanmadan sen de? Ve o huzurlu geçmişin rüyası yerine koşmacalı kovalamacalı gerçek günden beter bir kâbusla mı cebelleştin geceler boyu?

O kadar dolmuştun ki, o kadar umudun tükenmişti ve o kadar griydi ki artık her şey kalan yaşamında, o yaşamın taksitli zulmünü tek bir hamlede bitirmeyi mi seçtin? O yüzden mi tek satır bir mesaj bile bırakmadan, aniden gittin? Yoksa senin vedanı bile hak etmediğini mi düşündün o toplumun? Köşeye sıkışmışlık, yanıp tükenmişlik hissi, tecrit, güvendiğin dağlara yağan kar, sürekli matem sürekli yas, savaşacak gücünün kalmaması, yapayalnız kalmak, dost ihaneti, kadere isyan – hangisi, hangileri seni vazgeçirdi yeniden doğacak günden? O karanlıkta bulup elini, çekip çıkaracak kimse neden yoktu, bir tanecik de olsa? Sen de kederini ve gamını anlatamadın mı yoksa birçoğu gibi, birkaç iyi insan vardıysa bile çevrende?

Karlı bir günde, babanı gördüm, cep telefonuyla çekilmiş dokuz saniyelik bir videoda, sağında ve solunda birer jandarma eri, arkasında da keza, gözlerini görmesem de bilirim umutsuzdur ve eller kelepçeli! Babanın daha çok inlemeyi andıran o ağlaması sürdü gitti kesintisiz, oysa video çoktan bitmişti. O ses bana bu yazıyı yazarken eşlik etti. Cenazende uhrevi ve manevi bir atmosferden ziyade, bir toplama kampının arka bahçesinde asker ve gardiyan gölgesindeki faşizan bir hava vardı. Evet, video dokuz saniye de olsa bu gerçek fırlayıp yüzüne çarpıyordu kalbi olan herkesin. Ve içinde bir ses sürekli “Bu yaşanan şeyler benim ülkemde oluyor olamaz!” diyordu. Ama esasında ben de biliyordum ki, ülkenin normali buydu. On yılda, yirmi yılda bir, insanına topluca acı ve ölüm veren bir lanetti üzerimize çullanan ve tek fark şimdi sırada bizim olmamızdı! Ne daha fazla, ne daha az!

Sen yoksun Bahadır. Ve ben bu yazıyı senin asla dinleyemeyeceğini biliyorum. Keşke sen olsaydın da ben bu yazıyı yazmasaydım. Ama senin başına gelenlerden sonra acı da olsa bu yazıyı ve maalesef buna benzer yazıları yazmaya devam etmek gerekiyor. Ki herkes, aradan kaç yıl geçerse geçsin sana ve diğer kurbanlara neler olduğunu bilsin.

Yazıyı “Kızımla aynı yaştaydın” diye bitirmekte gerçekten zorlanıyorum, ama öyleydin be Bahadır!

ShareTweet
Previous Post

Yahudi aileyi Nazilere ihbar eden kişi 78 yıl sonra yapay zekâyla bulundu

Next Post

Avusturya, Sezgin Baran Korkmaz’ın iadesine ilişkin ABD’nin talebini kabul etti

İLGİLİHABERLER

Zeydan Karalar: Tutuklanmam için çalışılmış
GÜNDEM

Zeydan Karalar: Tutuklanmam için çalışılmış

February 9, 2026
5k
Cezaevinden izinli çıkan hükümlü; annesini, kızını ve boşanma aşamasındaki eşini öldürüp intihar etti
GÜNDEM

Cezaevinden izinli çıkan hükümlü; annesini, kızını ve boşanma aşamasındaki eşini öldürüp intihar etti

February 9, 2026
5.1k
Özgür Özel, Mesut Özarslan dosyasını açıyor: AKP’nin suç duyurularını açıklayacak
GÜNDEM

Özgür Özel, Mesut Özarslan dosyasını açıyor: AKP’nin suç duyurularını açıklayacak

February 9, 2026
5k
Yargı, “Zıplamayan Tayyipçi” sloganını ifade özgürlüğü saydı
GÜNDEM

Yargı, “Zıplamayan Tayyipçi” sloganını ifade özgürlüğü saydı

February 9, 2026
5k
İBB AKP Grup Başkanvekili’nden köprü itirafı: Evet, köprüleri özelleştireceğiz; size rağmen yapacağız
GÜNDEM

İBB AKP Grup Başkanvekili’nden köprü itirafı: Evet, köprüleri özelleştireceğiz; size rağmen yapacağız

February 9, 2026
5k
Boğaziçi Üniversitesi’nde polis ablukası
GÜNDEM

Boğaziçi Üniversitesi’nde polis ablukası

February 9, 2026
5k
Daha Fazla Haber
Düdük astırılan Arda Kardeşler’in yeni mesleği olay oldu

Düdük astırılan Arda Kardeşler’in yeni mesleği olay oldu

February 10, 2026
5k
Dünya televizyonları Nazan’ı konuşuyor: Kim bu yüzü dövmeli kadın?

Dünya televizyonları Nazan’ı konuşuyor: Kim bu yüzü dövmeli kadın?

February 10, 2026
5k
16 yaşındaki genç pompalı tüfekle öldürüldü

16 yaşındaki genç pompalı tüfekle öldürüldü

February 10, 2026
5k
Aziz İhsan Aktaş davasında İETT Genel Müdürü İrfan Demet savunma yaptı: “Suçlamalar 2018’e dayanıyor; o tarihte Şırnak’ta birlik komutanıydım”

Aziz İhsan Aktaş davasında İETT Genel Müdürü İrfan Demet savunma yaptı: “Suçlamalar 2018’e dayanıyor; o tarihte Şırnak’ta birlik komutanıydım”

February 10, 2026
5k
Güvercin kümesinden cephanelik çıktı

Güvercin kümesinden cephanelik çıktı

February 10, 2026
5k
Ayakkabı devi mağazalarını kapatıyor

Ayakkabı devi mağazalarını kapatıyor

February 10, 2026
5.1k
İlk buluşma sonrası 159 bin mesaj atan kadın tutuklandı: Ruh eşimi buldum sanmıştım

İlk buluşma sonrası 159 bin mesaj atan kadın tutuklandı: Ruh eşimi buldum sanmıştım

February 10, 2026
5.1k
Anne ve babaya müebbet: 3 yaşındaki çocuğu çekmeceye kilitleyip aç bıraktılar

Anne ve babaya müebbet: 3 yaşındaki çocuğu çekmeceye kilitleyip aç bıraktılar

February 10, 2026
5.1k
O anlar kamerada: Osmaniye’de sağlık çalışanı, kendi kendine yaptığı Heimlich manevrası ile hayata tutundu

O anlar kamerada: Osmaniye’de sağlık çalışanı, kendi kendine yaptığı Heimlich manevrası ile hayata tutundu

February 10, 2026
5k
Milyonları cebe indirdiler: Avukat ve polisten döviz bürosuna uyuşturucu kumpası

Milyonları cebe indirdiler: Avukat ve polisten döviz bürosuna uyuşturucu kumpası

February 10, 2026
5k
Monaco diplomasız teknik direktörü için maç başına 25 bin euro ceza ödüyor

Monaco diplomasız teknik direktörü için maç başına 25 bin euro ceza ödüyor

February 10, 2026
5k
Sosyal medyaya uyuşturucu operasyonu: Yüzlerce kişi gözaltına alındı

Sosyal medyaya uyuşturucu operasyonu: Yüzlerce kişi gözaltına alındı

February 10, 2026
5k
Dünyanın en büyük stadı inşa ediliyor: Maliyeti 38 milyar dolara ulaşacak

Dünyanın en büyük stadı inşa ediliyor: Maliyeti 38 milyar dolara ulaşacak

February 10, 2026
5k
Küçükçekmece Adliyesi’nde hâkimle tartışan avukat gözaltına alındı: Baro “hukuka aykırı” dedi

Küçükçekmece Adliyesi’nde hâkimle tartışan avukat gözaltına alındı: Baro “hukuka aykırı” dedi

February 10, 2026
5k
İran: ABD, müzakere öncesi 4 şart öne sürdü; reddetmemiz halinde saldırı tehdidinde bulundu

İran: ABD, müzakere öncesi 4 şart öne sürdü; reddetmemiz halinde saldırı tehdidinde bulundu

February 10, 2026
5k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.