BTK, ankesör verilerini nasıl değiştirdiğini mahkemeye gönderdiği yazıda itiraf etmiş!

Aktivist ve hukukçu Gökhan Güneş, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) ankesör verilerini değiştirdiğini, hukuka aykırı bu verilerle yapılan yargılamalarda sanıkların adil yargılanma haklarını ihlal edildiğini kaydetti.

Twitter hesabından yayımladığı belge ile BTK'nın hukuksuz eylemlerini ifşa eden Güneş, AİHM'in Ekimdzhiev kararını hatırlatarak mağdurlara 'hukuk mücadelesinden vazgeçmeyin' çağrısında bulundu.


1. BTK, bir ağır ceza mahkemesine gönderdiği yazı da; ankesör verilerini değiştirdiğini,orijinal veriler yerine, yaptığı ekleme ve çıkarmaların dahi belli olmadığı bilgileri gönderdiğini itiraf etmiştir.


2. Bu itirafın yapıldığı görseldeki belge de BTK, aslında yetkisinde olmayan bir çok hususu hukuksuzca nasıl yaptığını da itiraf etmiştir. Şöyle ki; BTK, işletmelerin gönderdiği ve belli bir süre sonra imha edilmesi gereken kişisel verileri depoladığını söylemiştir.
 
3. Acaba BTK bu yetkiyi nereden almaktadır? Öncelikle, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununda BTK’nın sınırsız şekilde ve herhangi şarta bağlı olmadan talep ettiği bilgileri erişim sağlayıcılardan isteyebileceğine ilişkin bir hüküm yoktur.

4. Böyle bir yetkisi olmayan BTK’nın, Anayasa’nın 22. maddesi gereğince ancak hakim kararıyla ulaşılabilecek trafik bilgilerini erişim sağlayıcılardan doğrudan isteyebilmesi ve bu bilgileri depolayıp saklama süresi geçtikten sonra da yargı mercilerine göndermesi mümkün değildir.

5.Her ne kadar,5809 s. Kanunun 6.maddesinde BTK’nın görev ve yetkileri arasında;“Elektronik haberleşmeyle ilgili olarak,işletmeciler,kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden ihtiyaç duyacağı her türlü bilgi ve belgeyi almak ve gerekli kayıtları tutmak” sayılsa da,

6. madde de geçen “ihtiyaç duyacağı her türlü bilgi ve belgeyi almak ve gerekli kayıtları tutmak” ifadesi kişisel veri niteliğinde olan HTS kayıtlarını kapsamamaktadır. Zira, 5809 sayılı Kanun gereğince trafik verilerinin gizliliği esas olup ilgili mevzuat, yargı kararları ve

7. ilgililerin rızası dışında bu verilerin kaydedilmesi, saklanması ve takibi yasaktır (md. 51/2). Trafik bilgileri kişisel verilerin işlenmesi usulüne tabidir ve ancak öngörülen amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenip, işlendikleri amaç için gerekli olan

8. süre kadar saklanabilir ve bu süre Yönetmeliklerde öngörülenden fazla olamaz (md. 51/1). BTK, bu çok önemli itiraf metnin de; "işletmelerden zaman damgalı ve imzalı olarak gelen kayıtları biz kendi formatımıza göre işleyip veri tabanımıza aktarıyoruz ve

9. yargı mercilerinden gelen talepleri bu şekilde karşılıyoruz, yani orijinal değil, işlenmiş verileri gönderiyoruz" demiştir. O zaman soralım; Bu ifade delilin orijinalliğinin bozulduğunun itirafı değil midir? Bu veriler nasıl delil kabul edilebilir?

10. Ayrıca, bu ifade işletmelerden gelen verilerin de eksik olduğu, istenilen şekilde tutulmadığı ve dış bir müdahale olmadan mahkemelere gönderilebilecek durumda olmadığının, yani BTK'nın müdahalesi olmadan dijital delil için gerekli şartları taşımadığının itirafı değil midir?

11.Yine BTK;"tek bir iletişim kaydına özel sayısal imza,zaman damgası ve Hash değeri hususunda Başkanlığmız sistemlerinde herhangi bir bilgi yoktur”demekle,bu nitelikteki olup mahkemelere gönderdiği verilerin de imzasız,hash değersiz ve zaman damgasız olduğunu itiraf etmemişmdir?

12. BTK, kayıtlara yaptığı müdahale ve eklemeyi; "numara bilgilerinin dolu olması, tarih bilgilerinin belirli formatlara uygun olması vs." olarak ifade etmiştir. Bu ifadeler ve özellikle "vs." ne anlama gelmektedir? Verilere başka hangi tür ekleme ve çıkarmalar yapılmaktadır?

13 Bu kadar özensiz ve idari bir kurumun her türlü manipülasyonuna açık veriler nasıl delil olabilir? HTS kayıtlarının imha edilmesi gereken süreleri düzenleyen yönetmelikleri çıkaran ve yürütmekle yükümlü kurum BTK olmasına rağmen,niçin çıkardığı Yönetmeliklere uymamaktadır?

14.  Veriler neden imha edilmeyip veri tabanında tutulmaktadır? Veri tabanında kaç yıllık veriler vardır? Yazı da; "iletişim kayıtları hızlı sorgulama imkânı oluşturmak amacıyla veri tabanlarında tutulurken; ihtiyaç duyulması halinde inceleme yapılmak üzere İşletmeden geldiği

15. dosyalı orijinal haliyle zaman damgalı ve imzalı bir şekilde yedekli yapıda muhafaza edilmektedir" denilmiştir. Mahkemelerin, zaman damgası ve hash değere ilişkin hiçbir itirazı dikkate almadıkları düşünüldüğünde, acaba hangi hallerde yazıda geçen “inceleme” yapılmakta ve

16. zaman damgalı şekilde tutulan kayıtlara “ihtiyaç” duyulmaktadır? BTK; imha süresi geçmiş HTS kayıtlarını mahkemelere göndermek ve insanların haksız yere cezalandırmalarına sebep olmak suretiyle açıkça insanlığa karşı suç işlemektedir.

17. Hukuka aykırı bu verilerle yapılan yargılamalarda sanıkların adil yargılanma haklarını ihlal edildiği gibi Anayasa’da koruma altına alınan haberleşme hürriyeti ile AİHS’in 8. maddesinde yer alan özel hayata saygı hakkı da ihlal edilmektedir.

18.AİHM,Ekimdzhiev kararında, Türkiye’den çok ileri koruma sunan düzenlemelere rağmen Bulgaristan hakkında 8. maddenin ihlaline karar vermiştir.Aynı kararın Türkiye için de çıkması muhtemeldir. Aşağıdaki dilekçe örneği tüm dosyalara mutlaka sunulmalıdır.
19.Bylock gibi ankesör de “tel tel dökülen” bir "deliliktir." HTS kayıtlarının delil olamayacağını, bizzat bu verileri hukuksuz şekilde tutup mahkemelere gönderen BTK itiraf etmiştir.Tıpkı Yargıtay’ın,Bylock’un hukuka aykırı delil olduğunu hem de tarih vererek itiraf ettiği gibi!

20. İster sivil, ister asker olsun; darbe teşebbüsünden haberi olmayanlar BERAAT EDECEK, bu kişiler TÜM HAKLARINI VE İTİBARLARINI GERİ ALACAK ve verdikleri kararlarla insanların hayatını karartanlar da hukuk önünde HESAP VERECEKLERDİR! Hukuki mücadeleye devam!

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ