Anayasa hukukçusu Osman Can: Gergerlioğlu kararı bir hukuksuzluk belgesi

Eski Anayasa Mahkemesi raportörü Prof. Dr. Osman Can, Yargıtay’ın Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını onamasının hukuki bir yönünün olmadığını söyledi.


Can kendisine ait osmancan.com sitesinde yayımladığı makalede, “Yargılama süreçlerinde verilen kararları okudum ve okudukça Gergerlioğlu’nun, aslında hepimizin yaşadığı ‘şey’in bir yargılama olamayabileceğini düşünmeye başladım.” diyerek, mahkemenin Gergerlioğlu’nun mahkum ettiği “link paylaşma”nın da suç kapsamına girmeyeceğini belirtti.

OSMAN CAN: SUÇ OLAN CEBİR YA DA ŞİDDET PROPAGANDASIDIR


Terörle Mücadele Kanunu’ndaki (TMK) terör propagandasına değinen Osman Can, “Çok açık. Her tür propaganda değil, terör örgütünün siyasi amacının, kültürel taleplerinin vs. propagandası bu kapsama girmiyor. Suç olan ‘cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerin’ propagandasıdır. Ayrıca eleştiri içermeyen düşünce açıklamaları veya haber aktarımları zaten suç olarak değerlendirilemez.” yorumunda bulundu.

“YARGITAY KARARINDA GEREKÇE YOK, ÇARPITMA VAR”

Osman Can, Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi kararında cezalandırmaya dair bir “gerekçe” olmadığını da vurguladı.

Can şu tespitlerde bulundu: “Yani aslında ortada gerekçe yoktur. Daha vahimi esaslı bir çarpıtma vardır. Çünkü paylaşımı yapılan linkte, doğru veya yanlış, tutarlı veya tutarsız, samimi veya değil, bir barış ihtimalinden söz edilmektedir. PKK’nın terör örgütü olmadığına dair bir ifade, yorum veya ima yoktur. Kullandığı şiddet ve cebir yöntemleriyle ilgili herhangi bir bilgi, yorum veya ima yoktur. Haberin içeriğinde yöntemle ilgili tek bir kelime yoktur. Açıklamanın haberleştirilme sebebi çarpıcı bir şekilde başlıkta yer almış: ‘Devlet adım atarsa barış bir ayda gelir!’ Haberi paylaşma nedeni, eğer ilave bir yorum getirilmediyse haberleştirmeyle aynı olabilir, savunmalara bakıldığında, amaç açık: Barış ihtimali!”

“BÖLÜCÜLÜK HASSASİYETİ TAVAN YAPTIĞINDA YARGI DA ETKİLENİYOR, BURASI TÜRKİYE”

“Bölücülük hassasiyeti tavan yaptığında yargı da bundan etkileniyor. Olabilir, burası Türkiye.” diyen Can, “Muhtemelen Yargıtay’ın karar sahibi üyeleri linki verilen haberi okumamış, sadece mahkeme kararına zemin oluşturan iddianamedeki ifadeleri esas almıştır. Çünkü haberde örgütün cebir ve şiddet içeren bir eylemi yok, dolayısıyla meşru gösterme veya teşvik de doğası gereği mümkün değildir. Görsel ise, ‘terör örgütü dendiğinde herkesin aklına gelebilecek bir resim’ olduğundan meşru gösterme, teşvik vs niteliğine sahip değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

“BU KARAR BİZİM DEĞİL, İRADEMİZ SAKAT VE BİZDEN KAHRAMANLIK DA BEKLEMEYİN”

Osman Can, karara imza atan Yargıtay üyeleri hakkında ilginç bir yorumda bulundu: “Belki de vicdanını ve akli muhakemesini yitirmeyen hiçbir yargıç böyle bir kararın altına imza atmayacağına göre, bu kadar bariz hukuksuzluk ancak yargıdaki vicdanlardan yükselen sessiz bir çığlıkla sağırlaşmış, körleşmiş toplumu uyandırma hamlesi olabilir: ‘Bu karar bizim değil. İrademiz sakat ve bizden kahramanlık da beklemeyin!’ diyerek… Zira böyle bir durum ancak yargının şeklen varlığını devam ettirip işlevsel olarak yok edildiği bir siyasal rejimde mümkün olabilir.”

“UMARIM TBMM, ANAYASA MAHKEMESİ KARARINI BEKLER”

Can makaleyi şu satırlarla noktaladı: “Artık söz TBMM’de ve Anayasa Mahkemesi’nde. Umarım TBMM kendisine gelen şeklen yargı kararı hüviyetine sahip bu hukuksuzluğa geçit vermez ve Anayasa Mahkemesi’nin kararını bekler. Anayasa Mahkemesi de ‘hukuku tek başına ben koruyamam’ çığlığına, ‘ama bana düşeni yapmaktan da geri durmam!’ kararlılığıyla eşlik eder ve hızla başvuruyu karara bağlar.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ