AİHM’in ByLock kararı ne anlama geliyor?

AİHM’nin polis memuru Tekin Akgün’ün başvurusunda tek ve esas delilin Bylock olmasının tutuklamaya yetmeyeceği kararı Türkiye’de Gülen Hareketi mensuplarına açılan davaları yakından etkileyecek.

Kimi hukukçular AİHM’nin MİT’in Bylock’u hukuka aykırı bir şekilde elde ettiğiyle ilgili ihlal kararı vermesi gerektiğini söylüyor. Ancak karar genel anlamda olumlu bulunuyor.

 AİHM’nin Tekin Akgün başvurusunda tek ve esas delilin Bylock olmasının tutuklamaya yetmeyeceği kararının iç hukukta derhal uygulanması gerekiyor. Kararın Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve yerel mahkemeler tarafından emsal olarak uygulanıp, Bylock iddiasıyla tutuklananları tahliye etmesi bekleniyor. Peki, AİHM’in kararı ne anlama geliyor?


– AİHM, Bylock’un tek başına tutuklamaya yeterli delil olmadığına hükmetti. Kararında “Şifreli iletişim uygulamasını indirmek ve kullanmak tek başına suç oluşturmaz” denildi.

– Mahkeme, Tekin Akgün davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ‘özgürlük ve güvenlik hakkı’nı düzenleyen 5’inci maddesinin 3 fıkrasının ihlâl edildiğine hükmetti. Bunlar, ‘kişinin suç işlediğini gösteren makul şüphe’, ‘makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkı’, ‘tutulma işleminin yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi.’

– Karar, 6 üyenin oyçokluğu, Türk hakim Saadet Yüksel’in muhalefet oyuyla verildi. Karara göre Türkiye, başvurucu Akgün’e 12 bin euro tazminat ödemeye ve bin euroluk mahkeme masraflarını karşılamaya mahkum edildi.

BYLOCK TUTUKLAMAYA YETERLİ DELİL DEĞİL

– AİHM, Tekin Akgün başvurusunda Bylock’un tutuklama için objektif bir gözlemciyi ikna edecek bir delil olmadığına hükmetti. AİHM’in incelediği dosya Bylock’la ilgili bir mahkumiyet kararı değil. Akgün’ün haksız tutuklandığı gerekçesiyle yapılan bir başvuru. Bu nedenle AİHM, Bylock iddiasını yalnızca tutukluluk açısından inceledi.

MAKUL ŞÜPHE ŞARTINI KARŞILAMIYOR

– AİHM, Bylock’un Akgün’ün tutuklu yargılandığı tarihte 9. Sulh Ceza Hakimliği’ne Hükümet tarafından sunulan delillerin Mahkeme’nin gerektirdiği “makul şüphe” kriterini karşıladığını kanıtlayamadığına hükmetti. Ayrıca delillerin objektif bir gözlemciyi iddia edilen suçu işleyebildiğine ikna edemediğine dikkat çekti. AİHM kararına göre Bylock, terör örgütü üyeliği suçu için makul bir şüphe oluşturmuyor.

– AİHM, Bylock’un tek başına delil olmayacağını, içeriklerin suç unsuru taşıması gerektiğini, terör örgütü üyeliğini kanıtlayacak yan deliller olması gerektiğine dikkat çekti.

KARAR BYLOCK TUTUKLULARI İÇİN EMSAL

– Karar, Türkiye’de Bylock’tan tutuklu yargılanan kişiler açısından emsal teşkil ediyor. AİHM kararına göre terör örgütü üyeliğini kanıtlayacak başka bir somut delil olmadan Bylock nedeniyle yapılan tutuklamalar haksız ve tahliye edilmeleri gerekiyor. Bylock iddiasıyla ceza alanlar ya da tutuklu yargılananlar AİHM kararının çevirisini mahkemelere sunarak tahliye talep edebilir.

BYLOCK İNDİRMEK SUÇTUR İDDİASI ÇÖKTÜ

– AİHM kararda, ihlal kararı verdiği davada ilke olarak Bylock gibi şifreli iletişim uygulamalarını indirme/kullanma veya mesajlaşma gizliliğini korumak için başka herhangi bir yöntemin, tek başına suç oluşturmayacağına hükmetti. Buna göre savcılıklar ve mahkemelerin ‘Bylock kullanmak suçtur’ iddiasını çökertti. 

AİHM’E ELEŞTİRİ

– AİHM kararında, Bylock’un MİT tarafından yasadışı şekilde elde edildiği, elde edilirken CMK’nın iletişimin tespiti hükümlerine uyulmadığı, dolayısıyla dijital delilin hukuku aykırı olduğu iddiasıyla ilgili bir karara varmadı. AİHM’nin diğer hak ihlali başvurularında Bylock’un elde ediliş şeklinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun olup olmadığı konusunda bir karara varması bekleniyor.

– AİHM’in kararı Bylock’un ifade özgürlüğü çerçevesinde kalan bir iletişim programı olduğu, dolayısıyla program gerekçe gösterilerek yapılan tutuklamanın aynı zamanda ifade özgürlüğünün de ihlali olacağı yönünde bir karar vermedi. AİHM’nin böyle bir karar vererek Bylock’un en başında hukuksuz bir delil olduğuna karar vermemesi hukukçular tarafından eleştirildi.

GÜLEN HAREKETİNİN KULLANDIĞI GİZLİ PROGRAM İDDİASINI GERÇEKÇİ BULMADI

– AİHM, Akgün kararında Bylock’un yalnızca Gülen Hareketi mensuplarınca kullanılan gizli bir mesajlaşma programı olduğuna dair hükumetin iddiasını kanıtlayacak bir olgu ve bilgi bulunmadığına dikkat çekti. Akgün’ün tutuklanmasıyla ilgili dosyada karar veren yargıcı ikna edecek bilgiler bulunmadığını belirtti.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ