"100 yıllık birikimi bitirmiş bir iktidar bizim evimize göz dikmekten çekinmeyecektir"

Mahkemenin 4 dakikada aldığı kararın 40 yıllık emeği olduğunu söyleyen Can Dündar, 15 gün içinde dönmemesi durumunda hakkında çıkarılacak ‘Kaçak’ kararına tepki gösterdi.

Silah yüklü MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoğrafları Cumhuriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni olduğu dönemde yayınladığı gerekçesiyle yargılanan Can Dündar hakkında, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ”Kaçak” kararı çıkarmaya hazırlanıyor. Kararın ardından, Can Dündar’ın 15 gün içinde mahkemeye gitmesi gerekiyor. Aksi takdirde Dündar’ın mal varlığına el konulacak.

40 YILLIK EMEĞİMİZ


Dündar, mahkemenin aldığı karara sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile tepki gösterdi. Gazetecilik dışında hiçbir geliri olmadığına dikkat çeken Dündar: “40 yıldır gazetecilik dışında hiçbir iş yapmadım. Alın terimizle kazandığımız parayla, eşimin ve benim üzerime kayıtlı bir evimizle yazlığımız var. Bir de rahmetli babamdan kalan, halen yalnız annemin oturduğu ev…Mahkemenin 4 dakikada elkoyduğu, bizim 40 yıllık emeğimiz” ifadelerini kullandı.

MAHKUMİYET KARARI YOK

Hakkında bir çok dava olduğunu söyleyen Dündar: ”Halen Gezi Davası’ndan Cumhuriyet’e, MİT TIR’ları davasından Özgür Gündem’e, 17-25 Aralık dosyasından Erdoğan’a hakaret davasına kadar, süren çok sayıda davam var; ancak hakkımda verilmiş hiçbir mahkumiyet kararı yok” dedi.

ASIL NİYETİ ANLADIM

Adliye çıkışı uğradığı silahlı saldırıyı hatırlatan Dündar: ”Hükumetin illegal operasyonunu, yolsuzluk dosyasını yazdığım için yargılandım, tutuklandım, hapis yattım. Tahliyeden sonra bile defalarca yurtdışına çıkıp döndüm. Ancak Adliye önündeki silahlı saldırıdan sonra tetikçi hemen salınıp kahraman muamelesi görünce asıl niyeti anladım.” diye konuştu.

YARGIÇLARIN EMİRLE HÜKÜM KESTİĞİ BİR ADALET

AKP’nin muhaliflerini mezarda veya hapiste çürütmeye kararlı olduğunu belirten Dündar: ”İkisinde de olmayanlar ya sustu veya hayatını riske ederek mücadele veriyor. Savcıların talimatla dava açtığı, yargıçların emirle hüküm kestiği bir adalete teslim olmamı istiyor, “Yoksa mallarına elkoyarız” diyorlar” dedi.

Dündar açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı: ”Bu halkın 100 yıllık birikimine el koyup tüketmiş, ülkenin toprağını ormanını, deresini gölünü, keçisini geyiğini, Cumhuriyet’in asırlık kurumlarını satmış bir iktidar, bizim evimize göz dikmekten çekinmeyecektir elbette… Ama nihai hükmü, tarih verecektir. 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün belgesellerini yaptım. Mutlak gücün mutlaka bozduğunu, sonunda gücü kötüye kullananları vurduğunu, adaletsiz tahtın, sultanlara, cuntacılara, diktatörlere bile kalmadığını tanıklardan dinledim, ekranda sergiledim. Bugün 17 Eylül… Zulümle yönetmiş, hukuku hiçe sayarak muhaliflerini ezmiş bir iktidarın hazin sonunu yazan bir tarih yaprağı… Bize düşen, ülkemizin bir daha böyle hazin sonlar yaşanmadan, sonu gelmiş bu baskı rejiminden kurtulabilmesi için mücadele etmektir.”

SON NEFESİMİZE KADAR

Baskılara rağmen gazetecilik yapmaya devam edeceğini belirten Dündar: ”Dost ve düşman bilsin ki, bütün kayıplarımıza rağmen doğru bildiğimizi cesaretle, inançla, inatla söylemeye devam edeceğiz. Son nefesimize kadar…” dedi.
   
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ