Üç bankacıdan döviz borçlularına tavsiyeler

Türkiye bir döviz krizinin içine yuvarlanırken en büyük kaygıyı dövizle borçlanan iş adamları yaşıyor.
Gündemlerindeki tek soru ”Ne yapabiliriz?”...

Dünya gazetesinden Osman Arolat, bu soruyu üç bankacı dostuna yönelttiğini söylüyor.

Arolat’ın kendi değerlendirmesi, "Yükseliş normal değil, ekonomik olmaktan çok ABD ilişkilerinde yaşanan olumsuzluklar gibi politik konular da etkili. O nedenle ben de araştırıyorum, bu kaos ortamı sonrası değerlendirelim” şeklinde. 


Bankacılardan aldığı cevapların geneli ise “Pek tavsiyem olamaz” diye başlıyormuş. 

Bunlardan birinin değerlendirmelerini aktaran Arolat, “Tavsiyem olamaz. Sonuçları tahmin edecek durumda değilim. Borçlar ağırlıklı olarak dolar, varlıklar TL. 2001’den kötü durumdayız” dediğini belirtiyor.

Söz konusu bankacı, “O dönemde özel saktörün 30 milyar, kamunun 30 milyar dolar borç yükü vardı. Şimdi onun 4-5 katı borç yükü söz konusu. Devletin aklını başına toplaması lazım. Mega projelerden filan söz etmeyi bırakıp, sıkıntı içindeki döviz borçlularını rahatlatacak adımlar atması lazım. Bir yandan ABD ile olan gerginliği azaltırken bir yandan da eski IMF programlarında olduğu gibi önemli döviz girişini sağlayacak girişimlerin yolunu açması lazım” diyor.

Bir diğer bankacı ise “Merkez Bankası bir miktar dövizi serbest bıraktı. Ama kullanılabilir döviz rezervine baktığımda, yapabileceklerini sınırlı görüyorum” görüşünü dile getiriyor.

Bankacılardan birinin ise çözüm önerisi var. “Panik yapmaya gerek yok” diyen bankacı, “Döviz borçlusunun yapabileceği, borcun faizini ödeyip, ana paraya dokunmamak. Zaman kazanmak” tavsiyesinde bulunuyor ve ekliyor:

“Bankalar da faiz borcunun ödenmesi durumunda, döviz borçlularına süre tanıyarak olumlu davranacaktır. Dövizin yarın ne durumda olacağının tahmini zor. Yükselebilir de düşebilir de. Onun için döviz geliri olanlara bankalarla uyumlu bir ödeme planı yapmalarını tavsiye ederim. Döviz borçlusu firmanın 2.5 milyon dolar borcu, zamana yayılan 3 milyon dolar döviz geliri beklentsi varsa, bu konuda bankalarla uyumlu vadede bir ödeme planı yapmaları mümkün olacaktır. O nedenle sakin olmak panik yapmamak gerekir.”


 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ