Londra öncesi: Şimşek iş dünyasına hangi sözleri verdi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Londra ziyareti sırasında Bloomberg’e verdiği mülakatta 24 Haziran sonrası ekonomide daha etkin rol alacağına dair söylemi piyasaları altüst ederken bir döviz krizine de yol açtı.
Merkez’in faiz müdahalesi ve üst üste hamleleri kanayan yaraya tampon etkisi yapsa da tam merhem olmuş değil. 

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, bu hafta Londra’ya çıkarma yapacak. Gündem yatırımcıları ikna etme üzerine kurulu... Londra öncesi İstanbul'daki iş dünyası ile toplantıda Şimşek'in yatırımcılara “Türkiye piyasalarla inatlaşmayacak. Yatırımcıların tedirginliklerini anlıyoruz. Gerekli adımları atıyoruz, atmaya devam edeceğiz” sözünü verdiği belirtiliyor.

Cumhuriyet’ten Olcay Büyüktaş’ın haberine göre, Ekonominin belli kurallar çerçevesinde yol aldığı ve bunun dışına çıkıldığında neler olabileceğine ciddi bir yükle ikna olan saray, şimdi bükümediği el ile tokalaşabilmek amacıyla, ekonomi yönetiminin birbiri attığı adımları izliyor. 


Erdoğan’ın Londra’da pimini çektiği bombanın tahribatını azaltmak ve uluslararası piyasada güven kazanmak üzere yola çıkan ekonomi yönetimi, gitmeden elini güçlendirdi.

Burada yine Merkez’in son hamlesi etkili oldu. Merkez Bankası (TCMB) para politikası bileşiminde sadeleşme sürecinin tamamlanmasına karar verdiğini, bir hafta vadeli repo faizinin 1 Haziran itibarıyla TCMB politika faizi olarak mevcut yüzde 16.50’ye eşitleneceğini açıkladı.

TCMB’nin sadeleşmenin tamamlanmasına karar verdiğini açıklamasıyla TL’nin günlük kazancı yüzde 3’ü aştı, 10 yıllık göstergede düşüş 50 baz puanın üzerinde oldu. Bu adım uzun süredir uygulanan ve yatırımcıların eleştirdiği alışılagelmişin dışındaki para politikası çerçevesinin de sona ermesi anlamına geliyor.

Merkez Bankası’nın genel olarak bugüne kadar ana fonlama aracı haftalık repo faizi olurken 2010 sonrasında da banka farklı faiz oranlarından piyasaları fonlayarak alışılagelmiş para politikası çerçevesini terk etmişti.

Zamanla fonlama 1 hafta vadeli repo faizinden hiç yapılmamaya başlandı. TCMB bu dönemde piyasaya uyguladığı faiz oranını da günlük olarak değiştirmeye başladı.

Şimşek ve Çetinkaya, Londra’ya gitmeden önce İstanbul’da yatırımcılar ile bir araya gelirken güven tesisi amaçlayan söylemler ve para politikasında sadeleşme yine ön planda yer aldı.

Toplantıya katılan bankacılar, Şimşek’in ekonomide bugüne kadar yapılanlar ve önümüzdeki dönemde yapılacaklara, mali disipline, sıkı para politikasına, piyasa ekonomisine bağlılığa ilişkin yer verdiğini aktarıyorlar.

Bankacılar, Çetinkaya’nın mesajlarında ise para politikası duruşunun sıkı olduğu ve uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik söylemlere dikkat çekiyorlar.

Ekonominin belli kurallar çerçevesinde yol aldığı ve bunun dışına çıkıldığında neler olabileceğine ciddi bir yükle ikna olan saray, şimdi bükümediği el ile tokalaşabilmek amacıyla, ekonomi yönetiminin birbiri attığı adımları izliyor. Düşük faiz baskısıyla Merkez’i hareket edemez hale getiren ve seçimler sonrasında Merkez’e daha da fazla vaziyet edeceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, liradaki erime yüzde 20’leri aşınca Başbakanı Binali Yıldırım tarafından zar zor ikna edilmesiyle başlayan süreç, şimdi yaraları sarma ziyaretleriyle sürüyor.

Zira, hükümetin yüksek faiz ve yüksek enflasyona yol açan ekonomik modeli ekonomistlerin uzun suredir öngördüğü kur krizini de beraberinde getirmişti. Dolar karşısında son haftalardaki sert değer kayıpları yaşayan Türk Lirası yılbaşından bu yana yüzde 20 değersizleşti.

Şimdi Londra’ya giden ekip, artık daha öngörülebilir bir ekonomik çerçeve, daha bağımsız bir merkez görüntüsü verecek. Şimdi hep beraber bu yapılanların olumlu bir sonuç vermesini beklemek kalıyor. Aksi halde, ‘Bunlar IMF kapılarında sürünüyordu’ diye meydanlarda konuşan hükümetin kendisini IMF kapılarını aşındırmak durumunda kalabilir.




 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ