Konkordatoların görünmeyen yüzü: 'Kârına kâr katan tefeciler'

Ekonomik krizle birlikte şirketler ardı ardına konkordato ilan etmeye başladı. İflas erteleme anlamına gelen konkordato haberleri hemen her gün basına yansıyor.


Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, işadamı bir tanıdığının başından geçenleri anlattığında durumun farkına vardığını belirtiyor.

Sarıkaya, sohbetine “A kişisini ve onun B şirketini biliyorsun değil mi?” diye başlayan işadamının şöyle devam ettiğini aktarıyor.


“A isimli bu şahsın olması nedeniyle bir süredir B şirketine mal veriyorduk. Nasıl olsa kocaman A kişisiydi. Bugün mahkemeden kağıt geldi, bu kişi B şirketi hakkında konkordato kararı aldırmış… Bana diyor ki, ‘Dokuz ayı ödemesiz, 19 taksitle sana olan borcunu ödeyecek…’ Böyle bir yapılandırma mı olur? Bu kadar sürede bana ödeyeceği yerde bankaya aylık vadeyle verse, benim paramdan kazandığı faizle benim taksiti öder…”

Sarıkaya, neden itiraz etmediği sorusuna ise “Etsem durum daha kötü” yanıtını aldığını belirterek sürecin şöyle anlatıldığını aktarıyor:

“Ben itiraz edersem konkordato olmuyormuş; her gün benim gibi B şirketinden alacağı olanların avukatları arıyor. Hepsi de ‘Senin adına alacağını takip ederiz’ diyor. Eğer konkordato olmazsa bu kez iflasa gidermiş; ‘O zaman alacağını da yıllar boyu alamazsın’ diye beni iknaya zorluyor… Konkordatoyu kabul ettim. Şimdi bir mühlet belirlemişler, o sürede bir komiser görev alıp borç yapılanmasını gözetecekmiş…”

Sarıkaya’nın görüşüne başvurduğu Avukat Murat Keçeciler ise, “Konkordato şirketlerin diğerinin üzerinden geçim yolu, kapısı haline geldi” diyor ve ekliyor:

“Ödeme gücü olan da konkordatoya gidiyor, ödeyeceğini vadeye yayıp kâr ediyor. Tam anlamıyla yargı eliyle tefeciliğe dönüşmeye başladı, tehlikeli yöne hızla yol alıyor.”

İcra İflas Hukuku’nu iyi bilen akademisyenlerden biri olan, TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Kudret Aslan, konkordato talebi artınca, mahkemelerin bu şirketlere atayacağı konkordato komiseri bulmakta zorlanmaya başladığından bahsediyor. Bu da konkordato komiserliği kurslarına talebi yükseltmiş.

Üç aydan az olmamak üzere iflas anlaşması isteyen (konkordato) şirketin, mahkemeye sunduğu ödeme planın uygun olup olmadığına bakmak, eğer uygun ise bunun gerçekleşmesi sağlamak. Yani, büyük bir şirkette bir süreliğine de olsa kayyum benzeri patronluk yapacaklar.

Dr. Aslan ödeme gücü olmakla birlikte, bazı kişilerin vadesi geldiği halde borcunu ödememek için hile ile mahkemeye başvurarak konkordato ilanı aldığını belirtiyor.

Mahkemelerin konkordato başvurularında, “Sadece belgelerin tam olup olmadığına baktığını, üç aylık geçici mühlet ile geçici komiser ataması yapmaktan öteye yetkisinin olmadığını” vurguluyor. Mahkemenin “Geçici mühletle aldığı karara karşı kanun yolunun kapalı olduğunu, İstinaf Mahkemesi’ne itirazda bulunamayacağını” söylüyor.

Dr. Aslan, kötü amaçla kullanıldığı için yürürlükten kaldırılan İflas Erteleme Kanunu’nu anımsatıp sözlerini şöyle noktalıyor:

“Korkarım ki konkordatonun akıbeti de iflas erteleme gibi olacak…”












 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ