'Katar rüzgarı ters dönmeye başladı'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ağustos 2018'deki döviz krizinin ardından Katar'ın Türkiye'ye 15 milyar dolar yatırımda bulunacağını açıklarken, gelinen noktada, Katar'ın ülkedeki mevcut yatırımların da tehlikede olduğu ortaya çıktı.


Bunun son örneği BeIN Sport krizi oldu. Digitürk'ün sahibi olan Katarlı BeIN, maç yayını için yıllık 500 milyon doları ödemek istemiyor zira bu işten büyük zarar ediyor.

Haberlere göre, üç yılda 1.5 milyar dolar ödemek yerine, BeIN 162 milyon dolarlık teminatı yakmayı göze alabilir.


"Bir Katır rüyası" başlıklı yazısında konuyu irdeleyen Bahadır Özgür, meselenin kapsamının daha geniş olduğunu, ekonomik krizle birleşen bir 'stratejik çıkar' meselesinin bulunduğunu belirtiyor.

Katar'ın bir yıl önceki 15 milyar dolar yatırım sözünden bugüne nelerin değiştiğini yazan Özgür, 'paranın prensibi olmaz' genel-geçer kuralı hatırlatıyor ve ekliyor:

"Geçen yıl ağustosta söz verilen 15 milyar dolardan şu ana kadar ses seda yok. Ama Türk şirketleri ile kimi anlaşmalar hep gündemde oldu. Maçka’da villalar yapıldığından Çaykur’un Katar’a bırakılacağına, Bolu ormanlarının peşkeş çekildiğinden THY’nin satılacağına kadar bir dizi sosyal medya malumatı da sürekli dolanıp duruyor.

Ne var ki gayrimenkul alımı, bazı küçük ortaklıklar, işbirliği anlaşmaları ve dizi yapım şirketi dışında en somut adım Ethem Sancak’ın BMC’sine Katarlıların ortak yapılıp, Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nın verilmesi. O yatırımın tutarı da kağıt üzerinde 50 milyon dolar. Cumhuriyet’ten Emre Deveci’nin haberine bakılırsa 2019’un ilk dört ayında Türkiye’ye giren doğrudan yabancı yatırım miktarı, 1.9 milyar doları gayrimenkul olmak üzere 3.2 milyar dolar. Bunun sadece 35 milyon doları Katar’dan. Geçen yılın aynı döneminde gelen miktar da 73 milyon dolardı. Yani 15 milyar dolarlık ‘dost elinin’ yerinde şimdilik yeller esiyor."

Konuyu yeniden BeIN krizine getiren Özgür, şirketin dolar kurunu 3.80'de sabitlemek istediğini ancak anlaşmaya göre ödemenin yarısını 3.78 kalanını da güncel kur üzerinden yapma zorunluluğu olduğunu hatırlatıyor ve devam ediyor:

"Kulüpler kabul eder mi, nasıl bir yol bulunur bilinmez. Lakin, Katar rüzgarının terse dönmeye başladığını da not etmek lazım. Nasıl mı?

Gelin önce Digiturk meselesinde kulislere yansıyan bazı bilgileri aktaralım…

BeIN, Digiturk’e yatırım yaptığından beri zarar ediyor. Özellikle maç yayını ihalesi tam anlamıyla bir batağa dönüşmüş durumda. Son 4 yılda 500 bini aşkın kayıpla abone sayısı 3 milyondan 2.4 milyona kadar düştü. Son dönemde yeni abonelik nasıl elde edildi dersiniz? Game of Thrones’tan 60-70 bin, Çernobil’den 40-50 bin dolayında, o kadar. VAR, hakem, Başakşehir, üç büyüklerin durumu vb. derken BeIN’in elindeki en prestijsiz lig Türkiye. Futbol abonelerinin sayısı borsa endeksi gibi.

Reklam geliri de sürekli düşüşte, üstelik reklam pastasının ağır topları emlak ve otomotiv şirketleri krizle beraber barter teklifi yapıyor. Ödeme vadesinin de 60 günden 180 güne çıktığı ileri sürülüyor. Bu halde üç yılda 1.5 milyar dolar ödemektense, 162 milyon dolar olduğu ifade edilen teminatı yakıp çıkmak daha kârlı görünüyor açıkçası. Bu olur mu?

Katarlı büyük bir fonun Türkiye yöneticisinin anlattığına bakılırsa eninde sonunda olacak. Çünkü Katarlılar neye el atsa zarar ediyor ve kriz pazarı hayli daraltıyor. Emlak almak dışında ciddi bir yatırıma isteksizler. Bir de yarım ağızla da olsa söylenen şey, AKP ve çevresinin yatırım adresi olarak deyim yerindeyse ‘çeri çöpü’ göstermeleri. Zaten bir avuç ‘azgın azınlık’ da Hazine garantili altyapı işlerinin kârını emmeden buraları kimseye bırakmamaya yeminli."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ