"Ekonomide iki görüş var: Biri 'en kötüsü bitti' diyor, öteki 'daha krizin başındayız"

Türkiye hem tüketicinin hem de üreticinin derinden hissettiği bir ekonomik darboğazla karşı karşıya.


Ancak AKP ekonomi yönetimi, "En kötüsü geride kaldı" tezini savunurken, yerli ve yabancı çok sayıda ekonomist ise, "Daha yeni başlıyor, 2019'da kriz derinleşecek" uyarısında bulunuyor.

Bu iki görüşe dikkat çektiği yazısında, ekonomist Ergin Yıldızoğlu, "Türkiye ekonomisi: Yavaşlama içinde resesyon" başlıklı yazısında, "Dünya ekonomisinin yeni bir yavaşlama dönemine girdiği, hatta bir resesyon olasılığının konuşulduğu günlerde Türkiye ekonomisinin bu resesyondan kısa sürede çıkabileceğini söylemek hiç de kolay değil" yorumunu yapıyor. 


Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarının dış dinamiklerin sınırlayıcı etkileri ile birleşince tablonun daha da negatifleştiğine dikkat çeken Yıldızoğlu, "Bu bir başlangıç mı" diye soruyor.

Ekonomide 2019'un daha zorlu geçeceği tespitini benimseyen Yıldızoğlu, "Bir ekonomi üst üste iki üç aylık dönemde negatif büyüme sergilerse resesyona girmiş olarak tanımlanacağından Türkiye ekonomisinin bir resesyona girdiğini kabul etmek gerekiyor" diyor ve ekliyor:

"Bir resesyonun uzaması, işsizlik oranlarında hızlı artışlara yol açmaya başlaması durumunda dönemsel değil de, yapısal nedenlerden kaynaklandığını görmek, giderek bir ekonomik krizden söz etmek gerekiyor.

Ekonomi yönetimi, ihracatın ithalata bağımlılığı, ekonominin iç tüketimi ve yatırımları destekleyebilmek için kronik dış kaynak gereksinimi gibi yapısal sorunlarını çözmeye yönelik bir program üretemezse, artık krizden söz etmeye başlamak gerekecek.

Böyle bir programın ülkenin siyasi dengelerini bozma, yönetimin toplumsal desteğini daha da zayıflatma olasılığı, Türkiye'ye bakan uluslararası yatırımcıların risk algısını olumsuz yönde etkileyebilecek.

Bu yüzden, Türkiye ekonomisinde başlayan resesyonun geleceği, uzunluğu ve derinliği üzerinde düşünürken ekonominin dış kaynak girişine duyarlılığını, en önemli ihracat piyasalarını göz önüne alarak, dünya ekonomisindeki gelişmeleri de hesaba katmak gerekiyor.

Ne yazık ki, dünya ekonomisindeki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin biran evvel yeniden büyümeye başlamasına yardımcı olacak gibi görünmüyor."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ