Çokomelli açıklamalar!

"Bilinen hiçbir ekonomik disipline uymayan tamamen “Paşa gönül kriterleriyle” uygulanan bu ekonomik sistem çökmekle kalmadı. Ülkeyi belki on yıllarca altından kalkamayacak bir bataklığa sapladı."

Hafızası zayıflatılmış bir toplum, basiretsiz ve yetkin olmayan yönetimler için şahane vasatlar sunar. Günümüz iktidarı bu sebeple yalanların boyutunu ve sıklığını giderek artırıyor.

Çünkü toplumun hafızasını o kadar zayıflatıp tükettiler ki, millet neredeyse dün olup bitenleri hatırlayamaz hale geldi.


Tr724'ten  M. NEDİM HAZAR'ın yazısı:

Bakınız çok kısa süre önce damat bakan Berat Albayrak neler söylemişti:

“Doları cumhurbaşkanlığı sisteminde demir bir yumrukla 5 TL’ye indirdik.”

 

Aynı bakan dün kameralar karşısına geçti. Üç yıllık ekonomik yol haritasını içeren Yeni Ekonomik Programı (YEP) açıklayan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, toplantı sonrası döviz kurlarındaki durumu soran bir gazeteciye, “Kur benim için hiç önemli değil, oraya bakmıyorum” cevabını verdi.

Bol “çokomelli” açıklamaları merak eden sabırlı okurlarımız toplantıyı izleyebilirler.



Önce bir konuya vurgu yapıp sonra meramıma geçeceğim.

Kötü yönetimlerin temsilcileri, halkın hiç anlamadığı konularda neredeyse uzmanlık derecesinde malumatfuruşluk yapıyor.

Misal çoğumuz SWAP nedir, CDS nedir bilmezdik. Böyle onlarca gündelik hayatımızla alakalı olmayan kavramların artık uzmanı olduk neredeyse.

Genelde sarayın, özelde ekonomi yönetiminin palavralarını o alanın ehilleri elbette ki yutmuyor.

Bu sebeple derecelendirme kuruluşlarından IMF’ye kadar pek çok uluslararası saygın kuruluş için bizimkilerin atıp tuttukları rakamların hiçbir kıymeti yok.

Bu satırları yazarken Dolar kuru 8 TL sınırına dayanmıştı.

Bakan o tarafa bakmadığını söylüyordu.

Yani hiç önemi yokmuş gibi davranmayı tercih ediyordu. Oysa daha iki yıl bile geçmemişti dolar üzerinden ahkâm kesmesinin.

Erdoğan’ın Merkez bankası eski başkanını kovup kendi emir kulunu getirmesiyle faiz konusunda kafasındaki hayali sistemi uyguladığını herkes biliyor.

Bilinen hiçbir ekonomik disipline uymayan tamamen “Paşa gönül kriterleriyle” uygulanan bu ekonomik sistem çökmekle kalmadı. Ülkeyi belki on yıllarca altından kalkamayacak bir bataklığa sapladı.

Bakan döviz kurunu hiç önemsemiyormuş gibi davranıyor ama biraz da artık elde avuçta bir şey kalmadığı için mecburen böyle davranıyor.

Yoksa adama sorarlar:

“Madem döviz kuruna bakmıyorsun, önemsemiyorsun o halde son bir yıl içinde neden dövizi baskılamak için milletin 120 milyar dolarını çar-çur ettin?”

Eminim bu soruya “çokomelli” cevabı vardır damat beyin.

Bakan konuşmasına başlarken hayal ya, bir an için şöyle düşündüm.

Bir hafta önce Merkez Bankası dövizi düşürmek adına faizi hiç beklenmedik şekilde yükseltmişti. Döviz kurunun umurunda bile olmadı bu artış. Önce biraz frenlenir gibi oldu ama sonra tırmanmaya devam etti.

Hâlbuki bakan konuşmasına şöyle başlamış olsaydı mesela:

“Sevgili basın mensupları, uzun süredir yürüttüğüm ekonomi bakanlığı görevinde maalesef başarılı olamadığım için (bakın elime yüzüme bulaştırdığım için demesine bile gerek yok) istifa ediyorum. Umarım sayın cumhurbaşkanımız benim yerine bir akrabasını değil de ekonomiden anlayan birini getirerek en azından doğru işler yapmaya başlar.”

Bakın sadece bu kadarını bile söylemiş olsa, bugün dolar belki de 6 liraya inmiş olurdu.

Ne faiz artışı, ne banka arka kapılardan piyasaya milyarlarca dolar sürmeye gerek vardı…

Ama öyle yapmadı Albayrak.

Tam kendisinden beklenen, gerçeklerden kopuk, saçma sapan bir öz güven ile bol bol atıp tuttu, geleceğin kredisini yemeye çabaladı.

Efendim Karadeniz’de doğal gaz çıkacakmış da, ülke onu satacakmış da cari açık kapatılacakmış da…

Nasrettin Hoca’nın borcunu ödemek için evinin önüne ektiği dikenler gibi.

Koyunlar geçerken tüyleri dikenlere takılacak, karısı o yünleri ip yapıp, kazak örecek, hoca da pazarda satıp borcunu ödeyecek..

Nasıl peşin para gibi değil mi?

Döviz kuru artık bu iktidar için yasaklı alan. Lanetlenmiş bir kavram Dolar-Euro filan.

Bunları söylemek vatan haini olmak için yeterli.

Peki bakanın yaptığı gibi yapılırsa. Yani başlarımızı hiç o tarafa çevirmezsek sorun çözülecek mi?

Elbette hayır.

Bu ülke 50 yıldan beri Kürt sorunu yokmuş gibi davrandı.

Netice ne oldu?

Kendiliğinden çözüldü mü mesele?

Kıbrıs sorunu hakeza.

Böyle bir mesele yokmuş gibi yapınca sorun kendiliğinden çözülecek zannetmek kadar büyük bir yanılgı olabilir mi?

Bakan eski siyasilerin yaptığını yapıyor ve döviz meselesine kör ve sağırı oynayarak, yani öyle bir sıkıntı yokmuş gibi yaparak meseleyi çözebileceğini zannediyor.

Elbette yanılıyor ve bu yanılgının faturası her geçen gün büyüyor emin olun.

Kemerleri bağlayın sağlam bir zemine çarpmaya çok az kaldı…



Kaynak: TR724
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ