Afrin operasyonu 2018 turizmini de vuracak

Turizmde hareketlenen Avrupa pazarı şimdi de Afrin operasyonu nedeniyle zor bir sürece girdi. Operasyonun uzaması sektörün 2018 umudunu da kıracak.


 
Darbe girişimi, art arda patlayan bombalar, Rusya uçağının düşürülmesi nedeniyle zor dönemler geçiren turizm sektörü tam toparlanmaya başlamışken Afrin operasyonu ile moraller yeniden bozulmaya başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Türkiye’ye gelen turist sayısı 11 ayda 27 yüzde artışla 30 milyon 706 bin kişi olarak gerçekleşti. 2017’nin 32 milyon civarında turistle ve 20 milyar dolar civarında turizm geliriyle kapanacağı hesaplanıyor.
 

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, Türk turizminin yaklaşık 3 yıldır zor ve engebeli bir dönem geçirdiğini, hâlâ bu sıkıntılı sürecin devam ettiğine işaret ederken TÜ- ROB Başkan Yardımcısı Müberra Eresin ise, geçen hafta Madrid’deki turizm fuarında olduğunu Avrupalıların artık Türkiye’ye dönmek istediğini ancak Afrin operasyonu nedeniyle bunun şimdilik askıya alındığını, operasyonun da ne kadar süreceğini öngöremediklerini vurguladı. Timur Bayındır, “Zeytin Dalı Harekatı’nda bütün gönlümüzle devletimizin ve ordumuzun yanındayız. Türkiye’nin güvenliği sözkonusu olduğunda ekonomiyi kaç turistin geleceğini düşünmüyoruz” ifadesini kullandı. TÜROB’un değerlendirme toplantısında konuşan Timur Bayındır sektöre ilişkin şu tesbitlerde bulundu:
 
FİYATTA HIZLI ARTIŞ OLMAZ
 
* 2017’de Türkiye otellerinde ortalama doluluk oranları yüzde 18 artışla yüzde 60.2, İstanbul’da yüzde 26 artışla yüzde 62.6 ve Antalya’da yüzde 60.3 olarak gerçekleşti. Doluluklarda artış var ama oda fiyatları düşüyor. 2017’de günlük satılan oda bedeli, Türkiye ortalamasında yüzde 12 gerilemeyle 66.8 Avro, İstanbul’da yüzde 14 gerilemeyle 76.3 Avro, Antalya’da yüzde 5 gerilemeyle 77 Avro oldu.
 
* Fiyatlardaki yükseliş trendinin hızlı olmasını beklemek yanlış olur. Şimdi üzerinde önemle durulması gerek konu, ‘elimizdeki müşteriyi de kaybetmeden fiyatlarımızı nasıl daha hızlı artırabiliriz’ olmalı. Turist sayısındaki artıştan daha çok, fiyatlarda yükselme sağlamaya odaklanmak lazım.
 
* Türkiye’ye gelen turist profili değişti. İki üç yıldır kongre ve kruvaziyer turisti alamıyoruz. Daha çok harcayan turisti çekmeliyiz.
 
2018’DEN UMUTLUYUZ
 
* Henüz fiyatlarda arzu ettiğimiz seviyeye dönemesek de 2018 ve daha sonraki yıllar için umutlarımızın yeşerdiğini söyleyebilirim. Uluslararası büyük fuarlardan edindiğimiz izlenimler 2018’e yönelik umutlarımızı artırıyor. Özellikle ana pazarımız durumunda olan ve Türk turizminin belkemiği diyebileceğimiz Avrupa pazarlarından gelen işaretler memnuniyet verici. İran çok önemli. Bu ülkeden gelen turist sayısı 2 milyon 314 bine ulaştı.
 
* Artık İstanbul ve Antalya yeni yatırımlara doydu. Yatırımların Anadolu’ya yayılması gerek. Planlı yatırımlar yapılmasına dikkat etmek gerek. Ayrıca maalesef yenileme teşviklerinin yeterli değil. Bu konuda adımlar atılmalı.
 
TANITIM YOK
 
* Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülecek 2018’in tanıtım planı konusunda henüz bir bilgimiz yok. Tanıtım ve pazarlama çalışmaları kamu/özel sektör koordinasyonunda geliştirilmeli. Bakanlığın tanıtım bütçesi yetersiz, artırılmalı. Tüm tarafların katılımıyla 1-3 Kasım 2017 tarihlerinde Ankara’da 3. Turizm Şurası gerçekleştirildi ancak hala sonuçları açıklanmadı.
 
* Türkiye’nin mutlaka Hindistan, Çin ve diğer Uzakdoğu ülkelerine açılması lazım. Ama havayoluyla ulaşımda ciddi kapasite sorunu var. Çin’den Türkiye’ye uçuşların mutlaka artması lazım. Mevcut durumda bütün Çin Türkiye’ye gelmek istese senede 300 bin kişi gelebilir. 1 milyon Çinli çok da büyük rakam değil.
 
* Çinli turistler kumarhanelere gider. Mesela Yassıada boş duruyor. Oraya sadece yabancıların girebileceği kumarhane kurulabilir.
 
* Rusya turist sayısı açısından ana pazarımız oldu. Rusya’dan gelen turist sayısı 2014 yılında 4 milyon 479 bin kişiyle rekora ulaşırken, 2017’nin 11 ayında bu sayı 4 milyon 647 bine yükseldi. Rus turist konusunda dikkatli olmak ve deniz-kum-güneş’in yanında Karadeniz’de kruvaziyer, sağlık, termal, kongre ve kültür gibi turizm alanlarının sunulması da gerekiyor.
 
* Uluslararası fuarlarda maalesef İstanbul’un tanıtımına önem verilmiyor. İstanbul’un kruvaziyer programlarından da çıkması ve bu konuda alternatif sunulamaması İstanbul’a kaybettirmeye devam ediyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ