“100 bin dolar” kararının piyasaya etkileri: Ya dövizime el koyarlarsa…

100 bin dolar döviz alana bir gün sonra verme uygulamasının piyasaya etkilerini ekonomistler yorumladı: Azalan yatırımcı güveni, ya dövizime el konursa endişesi, yeterli döviz yok paniği…


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 3 gün önce gerçek kişiler tarafından yapılan 100 bin dolar üzerindeki döviz alımı işlemlerinin bir gün gecikmeyle gerçekleşmesi yönünde bir karar aldı.

Kurum tarafından bankalara gönderilen yazıda, “finansal piyasaların istikrarlı işleyişi, kredi sisteminin etkin çalışması ve spekülatif işlemlerin önüne geçilmesi” karara gerekçe olarak gösteriliyor.


Bu uygulama kapsamında 100 bin dolar dövizin TL karşılığı bir gün önce yatırılacak, alınan döviz ilgilinin hesabına ertesi gün geçecek.

Döviz satımında ise bekleme süresi olmayacak, satılan dövizin TL karşılığı aynı gün hesaba aktarılacak.

Uzmanlar, kararın mevcut sorunlara kısa vadeli bir bakış getirdiğine, etkisinden ziyade yarattığı izlenimin olumsuzluğuna dikkati çekiyor.

Reuters, konuyla ilgili haberinde bu adımın ‘TL’nin değerini korumak için sermaye kontrolünün hayata geçirilebileceğine dair endişelerin artmasına’ neden olabileceğini aktardı.

Geçen hafta da cumhurbaşkanı kararıyla, kambiyo işlemlerinden alınan banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) yüzde 0,1’e yükseltilmişti. Yani 1.000 dolar alan bir vatandaşın devlete 1 dolar vergi ödemesi gerekiyor.

AZALAN YATIRIMCI GÜVENİ DE KAYBOLACAK

Reuters haber ajansına konuşan üst düzey bir bankacı şu görüşü paylaştı:

“Güven tesis edici ve risk primini düşürücü adım ve tedbirlere acil ihtiyaç duyulan bir dönemde bu adım hem sorunların doğru anlaşılmadığını hem de kısa vadeli tedbirlerle sonuç alınmaya çalışıldığını gösteriyor. Ancak bu ve benzeri adımlar sermaye hareketlerinin giderek kısıtlanacağına dair endişeleri artırarak risk algısını daha da kötüleştiriyor.”

“Kararın amacı ve olası etkilerine dair bir iletişim yapılmaksızın doğrudan BDDK tarafından bankalara bir talimat olarak iletilmesi de son derece sorunlu” diyen bankacı, “Azalan yatırımcı güveninin daha da kaybolmasına yol açacak bir uygulamanın makul hiçbir ön bilgilendirme ve iletişim olmaksızın yürürlüğe konması da ayrıca güven zedeleyici” ifadelerini kullandı.

“Bu adım negatif algılama yaratıyor” diyen bir başka bankacı ise “Etkiye bakarsak sermaye sınırlaması içermiyor ancak bir ulaşım kısıtı getiriyor… Bundan sonra bu konuda hangi adım atılacak esas endişe oluşturan durum bu” dedi.

Bloomberg verilerine göre TL, Arjantin pesosundan sonra son bir yılda yüzde 25 değer kaybıyla gelişmekte olan ülkeler arasında en çok değer kaybeden para birimi olarak ikinci geliyor.

Nomura International’dan ekonomist İnan Demir, bu adımların, “gittikçe daha az liberal bir şekilde sermaye kontrolünün devreye girmesi anlamına geldiğini, bunun da döviz alan yerlilere ve yabancı yatırımcılara gönderilecek en ideal sinyal olmadığını” söyledi.

Son haftalarda Türkiye’de yaşayan yerleşikler döviz alımlarını hızlandırmıştı. Bu yıl 20 milyar döviz alımı gerçekleştirildi, bu da toplamda döviz mevduatını 180 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye getirdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) döviz rezerlerinin gittikçe azalması ise herhangi bir kur şokunun yaşanması durumunda piyasaya müdahale edemeyeceğine yönelik kaygı uyandırmaya başlamıştı.

KAYIT DIŞI DÖVİZ ALIMI ARTACAK

Twitter’dan BDDK’nın son kararıyla ilgili bir yorum yapan ekonomist Gökhan Uskuay, “BDDK önlemi kayıt dışını artıracaktır. 100 bin $ alacak olan döviz bürosuna ya da ayaklı borsaya gider. Kapalıçarşı’daki ayaklı borsa ve gelen giden valizler artar” ifadelerini kullandı.

Kimi analistler ise bir günlük gecikme getirilmesinin pek de sık görülen bir uygulama olmadığını vurguladı.

Merkezi Londra’da bulunan BlueBay portföy yönetimi şirketinin gelişmekte olan piyasalar masasından stratejist Timothy Ash, “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi dolayısıyla faiz artırımı gibi ortodoks bir politika izleyemeyen Türk yetkililerden yine ahmakça bir hareket” yorumunda bulundu.

DÖVİZİMİZE EL KOYARLAR ENDİŞESİ OLUŞUR

Ekonomist Mahfi Eğilmez, “Hem rahatsız edici hem de işe yarayacak bir önlem değil. Niçin bu yola gidildiğini anlamış değilim” yorumunu yaptı.

Ekonomist Mustafa Sönmez ise “Dövize vergi, kısıt getirmeye başlarsan, ‘Yarın bunlar dövizimize el koyar’ endişesini de beslersin. Ahmakça işler bunlar. Farklı bankalarla çalışır, engellerinizi aşar” dedi.

Ekonomist Ali Rıza Güngen de “Gerçek kişilerin 100 bin USD üzeri döviz alımlarında geciktirme emri çaresizlik göstergesi. Uluslararası piyasaya panik sinyali yayıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomist Uğur Gürses, “Bankalara ‘100 bin dolar üstü satın alanlara dövizlerini ertesi gün verin’ kısıtı koymak, tam bir ‘atılan taşla ürkütülen kuşa değmeyen’ bir durum. Deneyimli bir karar alıcının atacağı adım değil…” şeklinde yorum yaptı.

 
 

100 BİN DOLAR ÜZERİ İŞLEM YAPAN SAYISI GÜNLÜK 200 KİŞİ

Habertürk’ten Rahim Ak’ın haberine göre piyasada 100 bin dolar ve üstü işlem gerçekleştiren sayısı günlük 200 kişi. Ortalama işlem miktarı ise kişi başı 300 bin dolar.

Yani bahse konu olan toplamda günlük 60 milyon dolarlık işlem.

Bu işlemi yapanların her seferinde farklı kişilerinden oluştuğu varsayılırsa toplamda 1 yılda 73 bin kişinin yüklü miktarda döviz aldığı anlaşılıyor. Bu kişilerin büyük bölümünü milyonerler oluşturuyor.

BDDK rakamlarına göre Türkiye’de şu anda 173 bin kişi milyoner. Bunların yüzde 54’ünün dolar milyoneri olduğu, geri kalanların ise Türk lirası mevduat tuttuğu tahmin ediliyor. Bu verilere göre 93 bin 420 kişi dolar milyoneri, geri kalan 76 bin 580 kişi ise Türk lirası yatırımı seven milyonerler.

81 milyonluk Türkiye’de döviz mevduatı yapan kişi sayısının 100 binin altında olması ilginç bir rakam olarak karşımıza çıkıyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ