S-400’de bıçak kemiğe dayandı: Ankara'ya olası sonuçları üzerinden senaryolar...

Beyaz Saray’ın Türkiye’ye S-400 kontratını iptal etmesi için iki hafta mühlet verdiği, ardından CAATSA dahil envai çeşit yaptırımın başlayacağı haberi so 24 saattir gündemin öne çıkan başlıkları arasında.




AKP medyası da gelişmeye yer vererek dolaylı yoldan doğrulamış gözüküyor.


Sabah gazetesinde yer alan haberde, “ABD, Türkiye’yi S-400 üzerinden tarih vererek tehdit etti" başlığı atıldı.

Haberde şu ifadeler kullanılıyor:

"Türkiye’nin Rusya’dan S-400 almasıyla ilgili ABD’den küstah tehditler de peşi sıra geliyor. CNBC’de yer alan habere göre ABD, Türkiye’ye 2 hafta süre tanıdı ve Türkiye’nin yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını belirtti. ABD’nin bu tehdidinin altında ise tarihi bir önem yatıyor. 2 haftalık süre sonrasına denk gelen 7 Haziran’da Haçlı seferlerinin ilki olan ve İslam aleminin elindeki önemli yerleri almaya yönelik başlatılan ve başarılı olan seferdir..”

Milli Savunma Bakan Hulusi Akar da CAATSA yaptırımlarına karşı tedbir alındığını açıklayarak olası ABD yaptırımlarına hazırlandıkları mesajını verdi.

Söz konusu iddia hakkında konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran ise "Bize resmi olarak böyle bir şeyin intikal etmesi söz konusu değil" açıklaması yaptı.

Para Analiz, CAATSA'nın karşı ülkeye karşı çok geniş bir yaptırım yelpazesi sunarak ABD Başkanı'ndan beş tanesini seçmesini istediğini söylüyor.
Listede hedef ülkenin ABD bankaları ile işlem yapması, ABD fonlarının ülkenin mali varlıklarını satın almasını engellemesi gibi maddelerin olduğuna dikkat çekilen haberde, "Eğer böyle bir yasa Kongre’den çıkarsa, Trump’ın hangilerini seçeceği bilinmez, ama 1-2 tanesinin ekonomiye zarar verecek nitelikte olması yüksek ihtimal. Zaten Rahip Brunson örneğinde de görüldü, kreditörler ve fonlar yaptırım kokusu aldıkları anda Türkiye’yle işlem yapmayı kesip ödemeler dengesinde sarsıntıya neden oluyor" deniyor.

"Ek olarak S-400 hassasiyeti ABD’ye özel değil, tüm NATO Rus silahının Türkiye’ye girmesini istemiyor" görüşüne yer verilen haberde, bu donelerle Ankara’nın S-400’de ısrar etmesinin sonuçları şöyle sıralanıyor:

Türkiye NATO’da kalır, ama artık “fasulyeden üyedir”, NATO güvenlik kalkanından yararlanamaz, bölgesel savunma ve erken uyarı mekanizmalarından dışlanır.
ABD-NATO Doğu Akdeniz’de olası Rus saldırganlığına karşı Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’yle askeri işbirliğini geliştirir.
TSK envanterindeki tüm Batı silahlarına ambargo gelebilir.
CAATSA ve Magnitsky’nin ardından Halkbank davası da yeniden karşımıza çıkar.
ABD banka ve fonlara Türkiye ile iş yapmanın tekin olmadığını fısıldar.

Para Analiz yazarı Atilla Yeşilada da İstanbul Analytics raporunda şunları kaydediyor:

"Ankara ültimatoma direnmeye kalkarsa, banka kapılarında kuyruklara hazır olmalıyız. TCMB 2 gün önce yine “zamanlaması manidar” bir kararla arka kapıdan faiz indirdi. 100 bin doların üstünde alımlarda bekleme süresini de yazdık. Özetle, toplumda hükümetin sorunları çözeceği ve onların mülkiyet haklarına saygı göstereceğine dair güven dibe inmiş durumda. AKP Amerika’ya direnmeyi şeref meselesi olarak görebilir, ama servetin biriktiği ve 31 Mart’ta AKP-MHP’ye sarı kart gösteren sahil illerinin vatandaşları, başlarına gelecekleri çok iyi biliyor.

Haziran başında yine banka önlerinde döviz çekme kuyrukları mümkün. Bu aşamaya gelmeden, ya da hemen akabinde TCMB’nin 600 puan gibi kallavi faiz artırımına zorlanması olası bir tedbir. Ama artık iyice kurum ve kurallarla nikahı atan AKP’nin döviz çekilişine sınır koyması ya da geçici olarak dondurması da söz konusu olabilir."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ