Kayıp gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın akıbeti hakkında merak edilenler

Geçen hafta Salı günü girdiği Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'ndan bir daha çıkmayan ve hakkında konsolosluk binasında öldürüldüğü iddiası ortaya atılan Kaşıkçı muammasında şu ana kadar yaşananlar....
Muhalif Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'dan (Jamal Khashoggi) 2 Ekim'den bu yana haber alınamıyor. Konu hakkında Türkiye, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) karşılıklı açıklamalar yapılırken, Dışişleri Bakanlığı bugün Suudi Arabistan'ın soruşturma kapsamında konsolosluk binasının incelenmesine olanak sağlayacağını açıkladı.

Kaşıkçı'nın akıbetine ilişkin son bir haftada yaşananlar...

Nerede ve nasıl kayboldu?


Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre; Cemal Kaşıkçı, Türk nişanlısı Hatice Cengiz ile evlenebilmek için resmi işlemlerini gerçekleştirmek ve evraklarını teslim etmek amacıyla 2 Ekim Salı günü saat 13:00 sularında Suudi Arabistan'ın İstanbul 4. Levent'teki Başkonsolosluk binasına giriş yaptı.

Konsolosluk işlemleri sırasında cep telefonunu nişanlısına bırakan ve içerideyken kendisiyle herhangi bir iletişim kurma kanalı bulunmayan Kaşıkçı'dan yedi buçuk saat boyunca haber alınamaması üzerine Cengiz polise haber verdi.

Washington Post'un uluslararası yorum yazılarından sorumlu editörü Eli Lopez, Salı günü yazılı bir açıklama yaparak "Cemal'e bugün erişemedik ve nerede olduğuna dair ciddi endişelerimiz var" diyerek gazeteciden haber alınamadığını dünyaya duyurdu.


Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz (solda)

İhbar üzerine Türk emniyet yetkilileri konsolosluğun bulunduğu bölgedeki kamera görüntülerini inceleme altına aldı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kaşıkçı'nın konsolosluk binasından çıkmadığını doğruladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 6 Ekim Cumartesi günü Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili olarak soruşturma başlattığını açıkladı. Reuters haber ajansı aynı gün Türk yetkililerin açıklamalarına dayanarak geç saatlerde Kaşıkçı'nın konsolosluk binasında öldürüldüğü iddiasını ortaya attı.

Türk Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın Ankara'daki büyükelçisini iki defa bakanlığa çağırırken, Pazar günkü görüşmede Riyad yönetiminden soruşturma sürecinde tam koordinasyon talep edildiği belirtildi.

Türk yetkililer ne dedi?

Kaşıkçı'nın geçen hafta Salı günü kaybolmasından bu yana Türkiye tarafından en üst düzeyde açıklamalar yapıldı.

Soruşturma başladıktan sonra Pazar günü CNN Türk televizyonuna konuşan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, "Kesin bilgiler var faili meçhul olmayacak. Girişi tespit ediliyor ama çıkışı tespit edilemiyor. Bu kesin bilgi. Soruyoruz 'çıktı' deniliyor ama kamera kayıtlarında çıkış yok" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da aynı gün Kaşıkçı'nın eski bir arkadaşı olduğunu söyleyerek, "Ben de bu işin takibindeyim. Kovalıyorum. Buradan çıkacak sonuç neyse bunu bildireceğiz. Büyükelçilik ve havalimanından giriş çıkışlar takipte. Bunun kontrolü emniyetimizde" şeklinde konuştu.

Erdoğan Pazartesi günü konuyla ilgili tekrar konuşarak, "Başkonsolosluk yetkilileri 'Buradan çıktı' demekle kendini kurtaramaz" dedi ve "Eğer çıkmışsa bunu siz görüntülerle de olsa ispat etmek durumundasınız, ispat edeceksiniz" ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanı Hami Aksoy, Suudi yetkililerin işbirliği yapmaya hazır olduğunu ve soruşturma çerçevesinde konsolosluk binasında inceleme yapılacağını açıkladı.Suudi Arabistan nasıl tepki gösterdi?

Suudi Arabistan makamları konu ile ilgili olarak şu ana kadar ortaya atılan iddiaların tümünü reddetti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 5 Ekim Cuma günü Bloomberg televizyonuna verdiği mülakatta, "Bu binalar egemen topraklardır ancak buraya girmelerine, arama yapmalarına ve ne yapmak isterlerse yapmalarına izin vereceğiz. Saklayacak hiçbir şeyimiz yok" diyerek Türk yetkililerin konsoloslukta arama yapmalarına olanak sağlayabileceklerinin işaretini verdi.

Veliaht Prens ayrıca Kaşıkçı'nın konsolosluk binasından kısa bir süre sonra çıktığını belirtirken, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu, Pazar günü Twitter üzerinden bir açıklama yaparak gazetecinin temsilcilik binasında öldürüldüğü iddialarını yalanladı.

Uluslararası tepkiler neler?

Kaşıkçı için şu ana kadar ABD ve Birleşmiş Milletler'den (BM) tepki açıklamaları yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ekim Pazartesi günü Beyaz Saray'da konu hakkında gazetecilere konuşarak "Endişeliyim. Bu konuyu duymak hoşuma gitmiyor. Çözüleceğini umut ediyorum" ve "Şu an kimse bu konuda hiçbir şey bilmiyor. Etrafta dolaşan bazı epey kötü haberler var. Bu hoşuma gitmiyor" ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da, "Suudi Arabistan hükümetine, Sayın Kaşıkçı'nın kaybolmasının eksiksiz bir şekilde soruşturulmasına destek vermesi ve bu soruşturmanın sonuçları konusunda şeffaf olması için çağrı yapıyoruz" şeklinde konuştu.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, bir açıklama yaparak ABD'nin duruşu ile aynı doğrultuda olduklarını ve Suudi yetkililerden soruşturma için tam şeffaflık beklediklerini söyledi.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric de, Genel Sekreter Antonia Guterres'in gazetecinin durumunun "yakından" takip ettiğini ve Kaşıkçı'nın kaybolması ve gazetecilere uygulanan şiddet nedeniyle "son derece endişeli" olduğunu belirtti.Ankara-Riyad ilişkileri nasıl etkilenir?

Türkiye ile Suudi Arabistan ilişkileri, iki ülke arasında bir kriz olmasa da bir süredir soğuk ve mesafeli bir seyir gösteriyor.

Türkiye, Mısır'daki 2013 askeri darbesi ile iktidardan indirilen Müslüman Kardeşler'in kimi üst düzey yöneticilerine ev sahipliği yapıyor. Riyad yönetimi, Müslüman Kardeşler'e karşı darbe düzenleyen ve şu anda ülkenin başında bulunan Abdülfettah el-Sisi'nin en büyük destekçilerinden biri. Suudiler, 2014 yılında Müslüman Kardeşler'i terör örgütü listesine almıştı.

Türkiye ayrıca Gazze Şeridi'nin yönetimini elinde bulunduran Hamas örgütünün de üst düzey yöneticilerini defalarca ağırlarken, Suudi Arabistan bu örgüte Müslüman Kadeşler ile yakın teması olması nedeniyle olumlu yaklaşmıyor.

Ankara ile Riyad ayrıca İran konusunda da ters düşüyor. Riyad, bölgede en büyük düşmanı olarak gördüğü Tahran'ın Türkiye ile yakın ilişkiler kurmasını, yürüttüğü bölgesel politikaları bozan bir unsur olarak görüyor.

Ayrıca Suudi Arabistan liderliğinde dört Arap ülkesi Haziran 2017'de Katar'a karşı diplomatik ve ekonomik abluka uygulamaya başlamış, Türkiye ise Katar'a gıda yardımı ve askeri destek vererek Riyad'ın karşısında bir duruş sergilemişti.

Kaşıkçı'dan haber alınamaması, geçmişte yaşanan gelişmeler eşliğinde iki devlet arasında hassas bir çizgide seyreden ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilir.

Kaşıkçı kimdir?

Deneyimli Suudi gazeteci, Arap dünyasında ve özellikle Suudi Arabistan ile ilgili konularda yayın yapan İngilizce basında oldukça tanınan bir isim.

Suudi Arabistan'da uzun yıllar boyunca editörlük ve ülkenin eski istihbarat başkanı Prens Türki bin Faysal'a danışmanlık yapan Kaşıkçı, yazdıklarında Suudi Kraliyet Ailesi ve Veliaht Prens bin Selman'a karşı eleştirel bir ton takınmasından dolayı tutuklanma endişesiyle yaklaşık bir sene önce ABD'ye taşınmıştı.

Gazeteci, Riyad yönetiminin bölgedeki politikalarını eleştiriyordu. Yemen'de devam eden iç savaş ve yıkımdan Suudi Arabistan'ı sorumlu tutan Kaşıkçı, aynı zamanda Riyad yönetiminin Kanada ile girdiği polemikte ve Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin istifaya zorlanmasında ülkesini sert bir dille eleştirmişti.

ABD'nin en büyük yayın kuruluşlarından Washington Post gazetesi için görüş ve köşe yazıları kaleme alan Kaşıkçı, Eylül 2017'deki bir yazısında "Ben evimi, ailemi ve işimi geri bıraktım ve sesimi yükseltiyorum… Başka türlüsü hapishanede çürüyenlere ihanet olur. Birçokları konuşamazken ben konuşabiliyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Deutsche Welle Türkçe

Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ