Karartma dönemi: Sansür hız kesmeden devam ediyor!

Türkiye, Kuzey Kore olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. AKP rejimi teklif ettiği/çıkardığı her yasa ve hayata geçirdiği her uygulama ile Türkiye’yi hukuk, demokrasi ve özgürlüklerden daha da uzaklaştırıyor.


TR724'ten Yusuf Dereli'nin haberine göre Türkiye’de tam anlamıyla bir karartma dönemi başladı. RTÜK, usulsüzlükleri ve yolsuzluğu gözler önüne seren Sayıştay raporlarını yayınlayan medya kuruluşlarını tehdit ediyor. İşkenceciler ellerini kollarını sallayarak gezerken, helikopterden atılan köylülerle ilgili haber yapan gazeteciler tutuklanıyor. KHK’lıların Meclis’e girmesi yasaklanıyor. Yurt dışındaki bir gazetecinin bütün mal varlıklarına el konuluyor. Emekçilerin grev hakları ‘ulusal güvenliğe aykırı’ olduğu gerekçesiyle bir kararname ile engelleniyor. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili en küçük bir eleştiri bile ‘hakaret’ sayılarak dava açılıyor. 

SKANDALLARIN ÜZERİ YALANLARLA ÖRTÜLÜYOR


Çorlu tren faciasında skandalları ortaya çıkaran gazeteci hakkında onlarca dava açılıyor. Emine Erdoğan’ın 50 bin dolarlık çantasıyla ilgili haberlere yayın yasağı gelirken, haberi yapan gazetecilere yargı eliyle hesap soruluyor. Pandemide gerçek rakamlar bizzat Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından milletten gizleniyor. Halkın sırtına yüklenen ‘mega’ projelerin bütçelerinin halktan gizlenmesiyle ilgili yasal düzenleme Meclis Komisyonu’nda kabul ediliyor.

Bütün bunları yapan iktidarın temsilcileri ise kameralar karşısında insanlara hukuktan, demokrasiden ve özgürlüklerden bahsediyor. Türkiye’nin ne kadar özgür ve demokratik bir ülke olduğunu anlatıyor! Bu arada Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün ‘Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde bu yıl 180 ülke arasında 154. sırada yer aldı.

AYLARDIR YALAN SÖYLÜYORLAR

Sağlık Bakanlığı’nın imza attığı uluslararası skandal bütün dünyada yankı buldu. Bakanlığın günlük olarak açıkladığı ‘pandemi’ verilerinin doğru olmadığı ortaya çıktı. Bakan Fahrettin Koca’nın açıklamasına göre testi poizitif çıkan vakalar semptom göstermiyorsa ‘hasta’ kabul edilmiyordu. Yine bakanın açıklamasına göre hasta sayısı açıklananın 10 katıydı! Ekonomik kaygılarla pandemide gerçek rakamları gizleyen Sağlık Bakanlığı, 15 Ekim’den itibaren gerçek rakamları açıklayacağını duyurdu.

RTÜK’TEN MEDYAYA TEHDİT

Sayıştay raporları günlerdir gazetelerin manşetlerinde, muhalif birkaç televizyonun ekranlarında yayınlanıyor. Sayıştay raporlarına görü usulsüzlüklerin haddi hesabı yok! Milletin milyarlarca lirası farklı kılıflar adı altında birilerinin cebine aktarılmış. İşte bu haberler RTÜK’ü rahatsız etti. RTÜK, 7 Ekim’deki açıklamasında medyayı açıktan tehdit etti: “Henüz sonuçlanmamış Sayıştay raporlarını kullanarak devlet kurumlarını yıpratmaya yönelik habercilik anlayışından vazgeçilmelidir. Yanlışta ısrar edilmesi durumunda bunun hukuki sonuçlarının olacağını hatırlatıyoruz.” 

İŞKENCECİLER SERBEST, GAZETECİLER TUTUKLANDI

Van’da köylüler Osman Şiban ve Servet Turgut’un helikopterden atıldığı skandalla ilgili inanılmaz bir gelişme yaşandı. İki köylüye işkence yapıp, askeri helikopterden atanlarla ilgili bugüne kadar hiçbir açıklama yapılmazken, skandalı ortaya çıkaran gazeteciler tutuklandı. Mezopotamya Ajansı muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala geçtiğimiz hafta cezaevine gönderildi. Suçları gazetecilik yapmak! 

TREN FACİASINI HABER YAPAN GAZETECİ HAKKINDA 9 DAVA AÇILDI

Benzer bir karartma Çorlu tren faciasında da yaşandı. Aralarında çocukların da bulunduğu 25 kişinin hayatını kaybettiği skandalın üzeri devlet eliyle örtülüyor. Skandal 4 memurun üzerine yıkıldı. Rezaleti ortaya çıkaran gazeteci Mustafa Hoş ise dava yağmuruna tutuldu. Hakkında bugüne kadar 9 dava açıldı. Hoş, yaşananlara tepkisini, “Bir tane üst düzey TCDD yetkilisi yargılanmadı… İhmalleri belgeleriyle ortaya çıkardım. Sonuç; hakkımda açılan dava sayısı toplam 9 oldu,” sözleriyle ifade etti.

YA CANINI, YA MALINI!

Yurt dışında bulunan gazeteci Can Dündar, hakkında açılan dava kapsamında ‘kaçak’ sayıldı ve babasından kalan ev dahil bütün mal varlıklarına ve bankadaki hesaplarına el konuldu. Tıpkı Hizmet Hareketi’ne yönelik yürütülen hukuksuz soruşturmalarda binlerce şirkete ve on binlerce banka hesabına, mülke el konulduğu gibi… Anayasa’yı paspas yapan iktidar, mülkiyet hakkını da gasp etti.

İŞÇİLERİN GREV HAKKI DA GASP EDİLDİ

Petrol-İş Sendikası’nın Şişecam Kimyasallar Grubu’na bağlı Soda Sanayii A.Ş.’de başlayacağı grev geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Kararı ile yasaklandı. İşçilerin Anayasal haklarını kullanmalarına bile izin verilmedi. Tuz, soda ve krom üreten şirkette yapılacak grevin ‘milli güvenliği ve genel sağlığı bozucu’ nitelikte olduğu ifade edilerek, 60 gün ertelenmesine karar verildi.

MEGA PROJELER İÇİN MEGA KARARTMA

Geçtiğimiz hafta, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda başta mali konular olmak üzere çok sayıda alanda değişiklik içeren torba teklif görüşüldü. Teklif yasalaşırsa bütçe fonksiyonel sınıflandırma tablosu kaldırılacak. Böylece iktidarın otoyol, köprü ve hastane gibi büyük projelere ne kadar harcadığı bundan böyle öğrenilemeyecek. Söz konusu harcamalar halktan gizlenecek.

CUMHURBAŞKANI’NA HAKARETTEN 30 BİN DAVA!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en küçük bir eleştiriye tahammülü yok. Hukukçu Kerem Altıparmak’ın açıklamasına göre “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla 100 bin dolayında soruşturma, 30 bin kadar dava açıldı. Sosyal medyada yaptığı 7 ayrı paylaşımdan dolayı davalık olan Burhan Borak isimli vatandaşa ‘Cumhurbaşkanına hakaretten’ 12 yıl 3 ay ceza verildi. 

HERMES ÇANTAYA YAYIN YASAĞI

Google’da bugün itibariyle ‘Emine Erdoğan Hermes Çanta’ yazdığınızda tam 364 bin sonuç çıkıyor! Ancak Emine Erdoğan’ın 50 bin dolarlık (yaklaşık 400 bin TL) Hermes marka çantasıyla ilgili haberlere bile yayın yasağı geldi. Söz konusu haberi yapanlar hakkında dava açıldı. Evrensel gazetesi yazarı Ender İmrek, Emine Erdoğan’ın Hermes marka çantasıyla ilgili yazdığı yazıda Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanıyor!


Kaynak: TR724
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ