Vatandaşlık alım şartlarının değiştirilmesini “Bahçeli’ye kapak olsun” sözleri ile eleştirdi

Eklenme tarihi :
Vatandaşlık alım şartlarının değiştirilmesini “Bahçeli’ye kapak olsun” sözleri ile eleştirdi
Meclis’te partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşlık şartlarının değiştirilmesini eleştirdi.

Kılıçdaroğlu, sözlerine “Bahçeli’ye kapak olsun” diyerek başladı. Ana muhalefet lideri AKP ve MHP’lileri, ‘soyguncularla ortak olmak’la suçladı. 

Kılıçdaroğlu, konuşmasında 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle hazırlanan rapordan veriler paylaşarak, basının baskı altında olduğuna vurgu yaptı. Basının rolüne değinen CHP lideri, “Hiç meraklanmayın az kaldı, kim olursa olsun hangi kalem olursa olsun, ahlaklı davrandıkları sürece basın özgürlüğünü görecekler, biz de o eleştirilerden ders almasını bileceğiz” dedi. 


Tütün üreticilerine seslenen Kılıçdaroğlu, “Meraklanmasınlar, onların sorunlarını da çözmek boynumun borcu olacak” ifadelerini kullandı. Engellilerin sorunlarına da değinen ana muhalefet lideri, engellilere yönelik tedbirlerin alınmasının devletin yükümlülüğü olduğuna vurgu yaptı. Engellilerin kendilerine ayrılan kadrolarda istihdam edilmediğine dikkat çekerek, “Bizim iktidarımızda evlerine ekmek götürecek” diye söz verdi. 

"DEVLET YÖNETİLMİYOR"

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerine “Devlet yönetilmiyor” sözleriyle başlayan Kılıçdaroğlu, “Güçler siyasi otoriteye yön veriyor. Bazıları uyuşturucu baronları, bazıları dolar, tefeci baronları” ifadelerini kullandı. 

Kılıçdaroğlu, SODEV’in yaptığı son kamuoyu araştırmasının sonuçlarını paylaştı: “’Türkiye nereye gidiyor’ diye soruluyor. ‘İyiye gidiyor’ diyenlerin oranı yüzde 10,8. Bu toplumun yüzde 90’ı ‘Ekonomi kötüye gidiyor’ diyor.”

AKP VE MHP’LİLERE: SOYGUNCULARIN ORTAĞI MISINIZ?

20 Aralık gecesi dövizde yaşanan düşüşün arka planının araştırılması için verdikleri önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “AKP ve MHP’nin milletvekilleri fakirin değil soyguncuların yanında yer almıştır. Hem hak, hukuk diyecekler 84 milyon insan soyuluyor kim soydu bunları deyince hayır diyorlar. Siz ortak mısınız onlara? Siz o soyguncuların ortağı mısınız?”

Doğalgaza yapılan zamları eleştiren ana muhalefet lideri, borçları nedeni ile gazları kesilen yurttaşların sayısını paylaştı: “2019 yılında Ankara’da 74 bin 61 kişi doğalgaz faturasını ödeyemediği için kapatılmış. 2020 yılında 74 binden 87 bin 626’ya çıkıyor. 2021’in ilk sekiz ayında 107 bin 679 oluyor. Saray ve şürekâsına sormak zorundayız. Beyefendi sen orada rahat oturuyorsunuz, bir elin yağda bir elin balda, kira vermiyorsun, doğalgaz, su, elektrik vermiyorsun… Doğalgaz faturasını ödeyemediği için 107 bin kişinin doğalgazı kapatılıyor. Kim onların yanında olacak? Biz olacağız.”

"BAHÇELİ'YE KAPAK OLSUN"

Kılıçdaroğlu vatandaşlık alım şartlarının değiştirilmesini “Bahçeli’ye kapak olsun” sözleri ile eleştirerek, “500 bin dolara vatandaşlık satıyorsun. Vergi cennetlerde milyar dolarları olanlar, uyuşturucu baronları… Kendilerini aklamak 500 bin dolar yatırırsan vatandaşlık veririm diyor. Hani siz ülkücüydünüz? Biz insanımız tırnağına zarar gelmesin diye mücadele ederken, sen dolar baronlarına ‘Getir parayı vatandaşlık vereceğim’ diyor. Bunları o beylerin burnundan fitil fitil getireceğim” dedi. 

Kılıçdaroğlu, grup toplantısında mülakat mağduru olduğunu belirttiği Cahide adlı yurttaşın mektubunu okudu: “’Ben iki branşta öğretmenlik bitirmiş, iki yüksek lisans yapan ve kendi branşımda 96 puan alan birisiyim. Mülakatım da çok iyi geçmesine rağmen elendiğimi öğrendim. Elenme nedenimi bilmiyoruz. O puanlar hiç kolay alınmıyor. Ben her gün Ordu’dan Giresun’a gittim okul için bunun 7 ayını da hamile olarak geçirdim. Bir kaç dakikalık bir mülakatın bu emeği hiç sayması çok büyük bir haksızlık. Bu konuda sesimize ilk kulak veren yine adalet ve hakkaniyet noktasında hassasiyetle genel başkan Sayın Kılıçdaroğlu oldu. Bizi yalnız bırakmamanızı arzu ve rica ederim.” Kılıçdaroğlu buna şöyle karşılık verdi. “Biz de CHP grubundan Cahide ve bütün Cahidelere selam gönderiyoruz. Bu ülkeye mutlaka adaleti getireceğiz.”

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından ön çıkan başlıklar şöyle: 

“Bir yılda akaryakıta tam 46 kez zam geldi. Cumhuriyet tarihinde hiç böyle bir şey yaşamadık. Sormak lazım AKP ve MHP’ye oy veren kardeşlerimize, e dolar artınca zam yapıyorsun biz bunu anladık e dolar düşünce niye zam yapıyorsun? Hazine tam takır ondan mı? Galiba trafik sorununu böyle çözecekler öyle anlaşılıyor. Elektriğe yüzde 127 zam, insaf ya! 

Adalet öyle yüksek boyutlara ulaştı ki kişinin elinden ekmeği alamaya başladılar. Sadece biz mi söylüyoruz bunu yargının en tepesindeki başkan da söylüyor AYM başkanı da adaletsizliği söylüyor. 2021’de 66 bin 121 bireysel başvuru yapıldı. Bunların yüzde 73’ten fazlası adil yargılama hakkı için. Bu sayı ve oranlar bize aslında vahim bir durumu işaret ediyor. ‘Adil yargılanma hakkıyla ilgili temel bir meselemiz var’ diye. Evet. Adaleti sağlamazsanız bir araya gelmezsiniz, toplumsal bilinciniz gelişmez, dostluk kuramazsınız düşmanlık yaratırsınız. E devletin dini adaletse bunların yaptığı ne?

Basın özgürlüğü raporunun bir bölümünü okuyacağım: Kapanan gazeteler ve TV’ler… 12 bini aşkın işsiz basın mensubu… Gözaltına alınan, hapsedilen, öldüresiye dövülen gazeteciler… Gazetecileri hedef alan polis şiddeti, habere erişimin kamu gücüyle engellenmesi… Basın özgürlüğü kadar önemli bir şey yoktur. İfade ve basın özgürlüğünün kısıtlanması demokrasilerde kabul edilemez.

Bütün bu döviz dalgalarıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük soygununu gerçekleştirdiler. Bir avuç insana dolarları kazandırdılar. ‘Faizi düşürüyoruz’ dediler. Ocak başında açıklandı. Devletin beş yıllık borçlanma faizi yüzde 22,70’den 26,34’e çıktı. Hani faizler düşüyordu? Bu faizleri 84 milyon ödeyecek.

Faiz artıyor, dolar da yükseliyor. Vatandaş iki ayrı yerden negatif olarak etkileniyor. Tefecilere hizmet eden kişinin adı Erdoğan’dır. Çıksın, ‘Bay Kemal sen faiz yükseldi diyorsun. Devletin borçlanma faizi düştü’ desin. Diyemez. Tefecilere hizmet ediyor, dolar baronlarına hizmet ediyor.

Ekonomide tam bir çöküş yaşanıyor. Yüksek mevduatı olanlara verilen rüşvet. Bir avuç zenginin bankada biriktirdiği mevduata ‘Ben sana para vereceğim sen yeter ki paranı orada tut’ diyor. Bu fakir fukaradan aldığını zengine aktarmak demektir.

Baktılar yine maya tutmuyor, dolar yukarı gidiyor. İhracatçılara, ‘İhracat bedelinin yüzde 25’ini Merkez Bankası’na yatıracağız’ dediler. İhracatçının sırtına çöktüler şimdi.

Merkez Bankası kanunu getirdiler. Bir maddelik bir değişiklik. Yani Katar Merkez Bankası bizim Merkez Bankası’na para gönderdiği zaman bizden herhangi birisi gidip o parayı haczedemeyecek kanun getiriyorlar. Gerekçesi, güven temelinde yürütülmesi… Demek ki hiç kimse sana borç para vermeye güvenmiyor. Türkiye’yi en itibarsız, en güvensiz ülke haline getirdiler.

Gelen bu paralar kimin parası? Niye o ülkeler size güvenmiyorlar? Başka bir ülkenin parasını biz neden haczedelim? Bugün TBMM’de görüşülecek bu. Şimdi ben yine bütün ülkücüler bütün milliyetçiler adına Bahçeli’ye soruyorum. Bu maddeye hangi gerekçe ile siz ‘Evet’ diyeceksiniz?

Sultanın sofrasına oturan âlimin bilgisine itibar edilmez. Onlar sultanın sofrasına oturdular. MHP vekillerinin vicdanına sesleniyorum. Bu memleket sadece benim değil hepimizin memleketi. Neden Türkiye’ye güven duymuyorlar sorun kardeşim. Sormayacaklar, el kaldırıp indirecekler.”
BENZER HABERLER
SİYASET HABERLERİ