"Onca baskıya rağmen üretilen hizmetlerin yarı yolda kalmayacağı anlaşılıyor"

"Büyükten küçüğe hırsızlıktan nasiplenenler yaşanan drama sessiz kalıyor ama yine de mızrak çuvala sığmıyor... Doğru yöntemler kullanarak bıkmadan usanmadan çalışanların karşısında hiçbir kötülüğün ayakta kalması mümkün görünmüyor."

Dünyanın değişik coğrafyalarında insanlık dışı vahşetler işleniyor, din adını kullanarak ortaya çıkan kişi ve gruplar yüce yaratıcının iyilik dolu mesajlarını insanlığa ulaştırmaları gerekirken, onlar dini argümanları kendi saltanatlarını pekiştirmenin aracı olarak kullanmayı tercih ediyor.

Niyet bu olunca hiçbir dinin özünde yer almayan temiz vicdanın kabul edemeyeceği davranışlar ortaya çıkıyor.


-İlahi mesajlar zulme izin vermezken onlar şiddet kullanarak işkence ile kendilerini kabul ettirmeye çalışıyor,
-Dini metinler yalan söylemeyi yasaklamışken onlar kabahatlerini saklamak için kolayca yalan söylüyor,
-Gerçekleri değiştiriyor olmayan şeyleri varmış gibi gösterip toplumları kandırmaktan kaçınmıyor,
-Yalana dayalı algı oyunları ile insanları aldatıyor gerçek dışı bilgilerle sonuca ulaşacaklarını zannediyor,
-Tüyü bitmemiş yetimin hakkından bahsediyor yetki alınca devlet kaynaklarını servetine katmak için çabalıyor,
-Bal tutan parmaklar yalamakla kalmıyor kendilerine daha fazla hırsızlık fırsatı verilmesi için birbiriyle yarışıyor,
-Parayla güçle satın alınabilecekleri suça ortak edip susturuyor,
-Tehditle rüşvetle yanlışlara itiraz edebilecek tüm sesleri kesiyor,
-Haksız kazançtan nemalananlar ülke kaynaklarının pay edilmesine tepkisiz kalıyor,
-Kalabalıkları kire bulaştırıp etraflarını suçlular ordusuyla çevirerek kendilerini korumaya alıyorlar.

Türkiye’de de siyasal İslam iddiasıyla ortaya çıkanlar aynı yolda ilerliyor.

-Kimi, arazi rantlarından yararlanarak,  
-Kimi, muhaliflerden devlet gücü kullanılarak gasp edilen malları yağmalayarak,
-Devlet işlerini fahiş fiyatlarla yapmayı üstlenenler, korkunç haksız kazançları yönetimdekilerle paylaşarak,
-Darbe senaryosu ortakları, cemaatin hizmet ürettiği bankalar, sigorta şirketlerinin gaspına aracılık ederek,
-Dini cemaatler, hiç emek sarf etmedikleri okullar, yurtlar, eğitim kurumlarını fütursuzca kapışarak,
-Yayıncılık nedir bilmeyenler, medyayı yayınevlerini kitap evi zincirlerinin frekans-izin-telif haklarını çalarak,
-Devlet aparatları kullananlar, kişisel servet, maden ocakları-fabrikalar-oteller, vb işletmeleri üzerine geçirerek...

Büyükten küçüğe hırsızlıktan nasiplenenler yaşanan drama sessiz kalıyor ama yine de mızrak çuvala sığmıyor. Çaldıklarıyla yetinmeyen ortaklar dışlandığı nimetlerden yeterince yararlandırılmadığını düşünerek, kendisini savunurken yandaşların hırsızlığını toplum önünde açığa çıkarıyor.  
 
Zulüm ve hırsızlık üzerine kurdukları sistem gözler önünde iken, devletin tüm kaynaklarını kendi üzerine geçirdiği söylenenler kahraman edasıyla ortada dolaşırken;

-Görevden alma ve hapisle korkutulan savcılar açıkça işlenen suçları gasp-uyuşturucu ticaretini bile seyrediyor,
-Makam kapma yarışına giren adaletçiler ise suçluların emir erine dönüşüp onların aklanmasına hizmet ediyor.
-Muhaliflerin hakları gasp edilirken hayali suçlar üretip tutuklanmayla tehdit edilerek sessiz kalması isteniyor,
-Hayatında hiç suça bulaşmamış insanların, toplumsal sorumluk duygusuyla yaptığı tüm iyilikler sorgulanıyor,  
-Kadın-çocuk-hasta on binlerce masum sırf biat etmediği için dava dosyası bile hazırlanmadan içerde tutuluyor,
-Tedavisi engellenip ölenler, lohusa halinde tutuklananlar, tecavüzle tehdit edilenlerin sayısı on binlere ulaşıyor.

Yıllardan beri kurdukları zulüm düzeninden nemalananlar, işledikleri onca cinayet ortadayken, ölümü göze alarak ülkeden kaçanlar henüz hafızalardan silinmemişken, dünyaya ahlak ve insanlık dersi vermeye kalkıyor.

Hayatında kitaba yer vermemiş, okumadığı herkesçe bilinen yazmanın ne olduğundan habersiz olanlar her konuda olduğu gibi Hitler’i taklide devam ediyor. Verdiği talimatlar sonucu zırhlı araçların altında kalan, Meriç’ten kaçarken boğulan, tedavisini engellenip ölen, bebekliğini sağlıksız hapishane koridorlarında geçirmek zorunda kalan, yaşam hakkı elinden alınan binlere ulaşmış çocuğun içler acısı halleri ortadayken  “Çocukların öldüğü dünyada hiçbirimiz masum değiliz” başlıklı kitap hazırlatıp;

-Yaptığı işkence-adam kaçırma-çocuk ölümleri gibi insanlık dışı vahşetten aklanmaya,
-Ne kadar insani değerlere bağlı olduğunu ispatlamaya,
-Dünyaya ahlak dersi verip kirlerini kapatmaya çalışıyor.
    
Tüm basını tek sesli hale getirip istediği yönde haberlerle toplumu sanal bir dünyada yaşatarak işlediği suçları saklamayı hedefliyorlar, ancak yaşanan hiçbir kötülük gizli kalmıyor. Suç ortakları ya da suçlara şahitlik etmiş devlet görevlileri ellerindeki tüm belge ve bilgileri uluslararası mahkemelere taşıyarak işlenen cinayetleri dünyaya duyuruyor.

Beyin yıkamak amacıyla her gün yapılan çirkin kampanyalara rağmen medeni dünya Türkiye’de muhaliflere yapılan soykırımı bir şekilde öğreniyor. Ülkelerin iç işlerine karışmamak için doğrudan müdahale etmekte ağır davransalar bile kayıtsız kalmıyorlar.

Bir dönem Ermeni-Rum-Kürt vatandaşlarına soykırım uygulanıp onların yurt içinde tüm savunma imkânları ellerinden alındı ve malları yağmalandı. Bugün de gönüllülerin aralarında olduğu muhalif grupların en temel insan hakları yok ediliyor ülkede savunma haklarını ellerinden alarak yaptıkları vahşeti kapatmaya çalışıyorlar.

Gönüllülerin ellerindeki gasp edip savunmasız hale getirerek unutturacağını sananlar yanılıyor. Onlar hiçbir şeyi sokakta bulmadılar ürettikleri her hizmet için büyük çaba sarf ettiler. Birçoğunun gaspçılara boyun eğmek zorunda hissettiği varlıklarının elinden alınmasını seyrettiği yerde, onlar kendileri çok büyük sıkıntı içinde olsalar bile gaspçılara boyun eğme niyetinde olmadıklarını gösteriyorlar.  

Doğru yöntemler kullanarak bıkmadan usanmadan çalışanların karşısında hiçbir kötülüğün ayakta kalması mümkün görünmüyor. Kendilerinden fedakârlık yaparak dünyaya açılmış insanların yaptıkları hiçbir iyilik boşa gitmeyeceği, onca baskıya rağmen ürettikleri hizmetlerin yarı yolda kalmayacağı anlaşılıyor.

Zulümden kaçarak dünyaya dağılan insanlar gittikleri yerlerin birçoğunda el üstünde tutuluyor, disiplinli çalışma alışkanlığına sahip ahlaklı insan kapasitesi fark oluşturuyor, her ülkede farklı yol ve yöntemlerle kendilerini gösterme fırsatı buluyor, kendi seslerini duyuracak daha geniş imkânlara kavuşuyor.

Yaşanan büyük sarsıntıdan dolayı uzun bir bekleme süresinden sonra başlamış olsa da bir şekilde şirket yetkililerine ulaşıp imzalarını almayı başaran bazı illere kurumların iadesi için başvurulara başladı, bunların arkası gelecek. Ülke mahkemelerinde sonuçlanmasa da uluslararası mahkemelerde müşahhas delillerle belgeler ispatlanan hukuksuzlukların ortadan kalkmasıyla gasp edilmiş hakların iadesi yolları aranacak.

Düzmece senaryolarına gerçek süsü verenlerin tüm aldatma gayretlerine karşı, evrensel çapta bir merak oluştu, Hizmet'i herkes tanımaya başlıyor. Geleceğin dünyasına olumlu mesaj sunmaya çalışanlar için ortam her geçen gün daha müsait hale geliyor, onların faydalı mesajları ulaşacağı alan giderek genişliyor.

Parayla rüşvetle kandırılan ülkelerde yapılan kötülüklerin de devamlı sürme şansı bulunmuyor. Gönlü insanlık sevgisi ile dolu olanların başlattıkları hizmetle,r hatasını anlayan insaflı görevlilerin talebi ile bir süre sonra kaldığı yerden devam etmeye başlayacağından emin olabiliriz.

İslam dünyasında dini yanlış anlayan, yanlış yorumlayan, doğru yaptığını sanarak girdiği eylemlerle terör örgütlerinin eline düşenlerin din adına işlediği cinayetlerden dünyayı korumak onların dinlerin özüne aykırı davranışların önlemesi dinin kötü algılardan temizlenmesi için kolları sıvamak gerekiyor. Dünyanın her yerinde yaşanan problemi kendi içinde hisseden insanlar güçlerinin yetip yetmemesine bakmadan işlerin bir ucundan tutup çözmek için çabaya başlamalıdır.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da;

-Dişlerini sıkıp yaşanan sıkıntılara katlanmaları,
-Yeni yerdeki hizmetlere yoğunlaşıp onun heyecanıyla koşuşturmaları,
-Üslup hatasından, sağlıksız tepkiler vermekten kaçınarak kendilerini doğru ifade etmeleri,
-Yanlıştan korunmak için sürekli yaptıklarını kritiğe tabi tutmaları,
-Varsa hataları kısa sürede dönmenin yollarını aramaları,
-Yaşanan olumsuzluklardan şikâyet etmeden insani değerleri yükseltmek için çabaya devam etmeleri halinde, yapılanlara bakanlar tutarlı ve etik davranışlardan etkilenecek ve giderek daha fazla bölgede yakınlaşma kaynaşma olacaktır. Koşturanlar canlılıklarını koruyacak, küçük çaplı faaliyetler gittikleri yerlerdeki müsait ortam da değerlendirilerek kısa sürede büyüyerek yaygınlaşacaktır.

Yüce yaratıcıya tam inançla bağlı olanlar gündelik şartların ağırlığına aldırmadan yollarına devam etmeli, imkânlarının azlığına bakmadan küçük büyük demeden yapacakları katkılarla insanlığı uyarmak için harekete geçmeli ki çok daha geniş imkânlara sahip olanların sağduyusu devreye girsin geniş katılımlarla üretilecek hizmetler katlanarak artsın.

İsmail S. Gülümser / Aktif Haber

*Fethullah Gülen'in yakın dönemde yaptığı sohbetlerden faydalanılmıştır.

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ