Marmara Depremi’nin üzerinden 19 yıl geçti, peki ne değişti?

Tam 19 yıl önce, Türkiye’nin en büyük metropolü İstanbul’un da içinde olduğu Marmara Bölgesi tarihin en büyük felaketlerinden birini yaşadı.
Gece 03.02’de, Kocaeli’nin Gölcük ilçesi merkezli 7,5 şiddetindeki deprem insanları uykuda yakaladı. Yaklaşık 40-45 saniye süren şiddetli depremle evler, binalar yerle bir oldu, ağır can kayıpları yaşandı.

Resmi verilere göre; 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 23 bin 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı. Depremde 285 bin 211 ev ile 42 bin 902 iş yeri büyük hasar gördü. 




17 Ağustos 1999 depremi olarak da bilinen Gölcük Depremi’nin üzerinden 19 yıl geçti. Geçen zaman içinde Düzce ve Van gibi başka büyük depremlerde yaşayan Türkiye’de bu zamanda deprem güvenliği açısından ne yapıldı? Türkiye, Marmara Depremi’nden ders çıkardı mı?

İSTANBUL’DAKİ 2 MİLYON BİNANIN YARISI TEHLİKELİ

DW’nin haberine göre; İnşaat Mühendisleri Odası’nın (İMO) verileri yalnızca İstanbul’da bulunan yaklaşık 2 milyon binanın yarısının, hala olası bir deprem açısından ‘tehlike’ arz ettiğini gösteriyor. Yine İMO verilerine göre, Türkiye’nin 11 metropol kenti ve tüm sanayi tesislerinin yüzde 75’i de bu deprem kuşakları üzerine kurulmuş durumda.

TOPLANMA ALANLARININ 4’TE 3’Ü AVM VE GÖKDELEN OLDU

17 Ağustos sonrası yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın en kalabalık kentlerinden biri olan 15 milyon nüfuslu İstanbul’da 493 toplanma ve çadır kurma alanı belirlenirken, geçen süre zarfında bu alanların 4’te 3’ü imara açıldı; çoğu AVM ve gökdelenlere dönüştü.

İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe’ye göre, “İstanbul depreme hazırlanırken 5 afetle daha karşı karşıya kaldı. İstanbul şu an 1999 yılından daha kötü.”





Gazete Duvar’a konuşan Gökçe, İstanbul’da depremden sonra insanların sığınabileceği 493 yer belirlenmişti. Peki bu boş alanlar ne oldu? Gökçe şöyle devam ediyor: “493 yer insanların çadır kurabilecekleri boş alanlar. Buralar afet dışı zamanlarda park olarak kullanılabilecekti. 493 toplanma alanının yeterli değildi. Dolayısıyla her mahallede toplanma alanının olması gerektiği konuşuldu ve kararlaştırıldı. Ama geldiğimiz nokta itibarıyla bu 493 yerin 4’te 3’ü yapılaşmaya açılmış durumda. Yani İstanbul toplanma alanları 1999’dan çok daha sıkıntılı.”

“KENTSEL DÖNÜŞÜM, RANT KAPISI GÖRÜLDÜ”

DW’ye konuşan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırmaları Enstitüsü Jeofizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aktar’a göre, aradan geçen 19 yılda Türkiye’nin depremde yapısal reform yapamayışını, kentsel dönüşümün ‘rant alanı’ olarak algılanmasında yattığını söylüyor.



Son 10-15 yılda özellikle İstanbul’daki konut yenileme çalışmalarının bol finansal kaynağa rağmen istenen seviyeye ulaşamadığını dile getiren Aktar, “Hala konutların çoğu güvenlik riski altında. Bundan sonra kaynaklar daha kısıtlı olacağı için yenileme çalışmaları daha da yavaşlayacak” diye konuşuyor.




DEPREM BİR TÜRKİYE GERÇEĞİ: TOPRAKLARININ YÜZDE 92’Sİ DEPREM KUŞAĞINDA

Türkiye topraklarının yüzde 92’si deprem kuşağında bulunuyor. 81 milyonluk ülke nüfusunun da yüzde 95’i bu deprem kuşakları üzerinde yaşıyor. Buna karşın, yapılaşmada hala ‘deprem bilinci’ tam olarak sağlanabilmiş değil.




NE OLMUŞTU?

17 Ağustos 1999 Depremi Richter ölçeğine göre 7,5 büyüklüğünde gerçekleşti. Resmi raporlara göre depremde 17 bin 480 insan hayatını kaybetti. 23 bin 781 kişi yaralandı. 505 kişi ise sakat kaldı.

Resmi olmayan rakamlara göre, 50 bin insan öldü, 100 bin insan ise yaralandı. Çöken 133 bin 683 bina ile yaklaşık 600 bin kişi evsiz kaldı. 16 milyon insan depremden değişik düzeylerde etkilendi.

HESAP VEREN OLMADI

Yapım hatalarından çöken binaların müteahhitlerine yaklaşık 2 bin 100 dava açıldı. Bu davalardan bin 800’ü kamuoyunda ‘Rahşan affı’ olarak da bilinen, Şartlı Salıverme Yasası’ndan dolayı kapandı. Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza kararları çıktı. Diğer davalar ise 17 Şubat 2007 Cuma günü 7.5 yıllık zaman aşımı sürelerini doldurarak zaman aşımına uğradı ve düştü.



 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER YAŞAM HABERLERİ